7. Ceza Dairesi 2023/19938 E. , 2024/11740 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/562 E., 2022/894 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/562 Esas, 2022/894 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müess…
**7. Ceza Dairesi 2023/19938 E. , 2024/11740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/562 E., 2022/894 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/562 Esas, 2022/894 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, hükmün açıklanması suretiyle; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29/1, 62. ve 53. Maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 13.01.2023 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 94660652-105-13-21356-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/115534 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/115534 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre, evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 18 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu, seçenek yaptırıma karar verilen cezanın ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu iptal kararının 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde işaret edilen hakkında basit yargılama yapılması mümkün görülen ancak 01/01/2020 tarihinden önce kovuşturma aşamasına geçildiği için basit yargılama yapılmayan suçlara ilişkin görülmekte olan davalarda gözetilmesinin gerektiği dikkate alınarak, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15/10/2020 tarihli ve 2020/8330 esas, 2020/13766 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığa yüklenen asta müessir fiil suçundan mahkemece yapılan yargılamada sanık hakkında 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanmaksızın karar verilmiş ise de, sanığın mahkumiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kovuşturma evresine 12/05/2016 tarihinde geçildiği ve kararın ise 06/06/2023 tarihinde verildiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle belirtilen iptal kararı nazara alınarak sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığın üzerine atılı asta müessir fiil suçuna ilişkin olarak, hüküm tarihinden önce 30.06.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 Sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanun'un Ek 12. maddesinde yer alan "...Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına neden olan eyleminin sanığın üst olarak kabul edilmesini gerektirecek bir askeri hizmet ve görevden kaynaklanmaması nedeniyle atılı suçun vasıf değiştirerek uzlaştırma kapsamında kalan ve 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen "Basit Yaralama" suçuna dönüştüğü nazara alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 254/1. maddesinde yer alan, "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükmün açıklanmasına veya davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemesince uzlaştırma işlemlerine başvurulmaksızın yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği resen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.