Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/1831 E. , 2024/3876 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/1831 Karar No : 2024/3876 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir …
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/1831 E. , 2024/3876 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/1831 Karar No : 2024/3876 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesince, yetkili vergi dairesince düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle, davacı hakkında düzenlenen sorumluluk raporunun incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği borcun, beyannamelerde yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmadığı, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiğinden bahisle yapılan tarhiyata dayandığı anlaşıldığından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde belirtilen müteselsil sorumluluk kapsamında değerlendirilemeyecek tespitlerden hareketle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının asıl borçludan veya davacıdan takip ve tahsilinde asıl borçlunun bağlı olduğu Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğünün yetkili olması karşısında, davacının bağlı olduğu Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığından, davanın kabulü, ödeme emrinin iptali yolunda verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının mükellefin sahte fatura düzenlediğini başından beri bildiği ve buna rağmen beyannamelerini vermeye devam ettiği, böylece mükellefin fiiline iştirak ettiği, öte yandan mesleğinin yasal gereklerine de uymadığı, bu nedenlerle müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir. 3568 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve davacı adına asıl borçlu ... İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu edildiği Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2021/1495 sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, Asıl borçlu ... İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporunda, mükellefin 31/12/2016 tarihinde mükellefiyet kaydının re'sen terkin edildiği, yöneticisinin adresine gönderilen defter belge isteme yazısı tebliğ edilmiş olmasına rağmen bilgi alınamadığı, yapılan yoklamalarda mükellefe ulaşılamadığı, iş yerinde fiilen çalışan işçi, emtia veya depo bulunmadığı, 328.851.120,00 TL katma değer vergisi matrahına karşın ödenecek vergisinin çıkmadığı, işçi çalıştırmadan, depo, ardiye, araç vs. bulundurmadan bu satış tutarlarına ulaşmasının gerçeklikten uzak olduğu, tahakkuk eden vergi borcu ve Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin hiçbirini ödemediği, Ba bildirimlerine göre alışlarının %99,9'unu oluşturan mükellefler hakkında sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle düzenlenmiş vergi tekniği raporlarının bulunduğu, alışlarının tamamını oluşturan mükelleflerin sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelenen 173 mükellef arasında olduğu, Bs bildirimlerine göre satışlarının %22'sini oluşturan mükellefler hakkında sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle düzenlenmiş vergi tekniği raporlarının bulunduğu, %77'sini oluşturan mükellefler hakkında ise sahte belge düzenleme yönünden devam eden incelemeler bulunduğu, bu mükelleflerin sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında incelenen 173 mükellef arasında olduğu, ... Bankasında bulunan hesaplarında 2016 yılında herhangi bir hesap hareketi olmadığı ve bu durumun gerçek bir ticari faaliyetin gereklerine uymadığı, mükellefin çalışanı olarak görünen şahısların bir çoğunun sahte belge düzenleme organizasyonu kapsamında olan firmalarda yönetici ve çalışan olarak göründüğü, mükellefin 2016 hesap döneminde beyanname ve bildirimlerini serbest muhasebeci mali müşavir ...'un verdiği, bu kişinin, hakkında sahte belge düzenleyicisi olduğu vergi tekniği raporuyla tespit edilen birçok mükellefin muhasebe işlemlerini de gerçekleştirdiği, organizasyon dahilindeki firmalarda çalışan olarak görünen ... ifadesinde, firmalar Ankara'da kurulduktan sonra, matbaadan alınan faturalar, sevk irsaliyeleri, imza sirkülerleri, kaşeler vb. belgelerin ...'in çalışanı ...'in yaşadığı ve aynı zamanda ... İnşaat Otomotiv Lojistik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin adresi olan yere gittiği, oradan araba veya kargoyla Hatay'a gönderildiği, faturaların Hatay'da düzenlendikten sonra beyan zamanlarında mail yoluyla, sonrasında ise kargoyla ...'a gönderildiği şeklinde beyanda bulunduğu, mükellefin gerçek bir ticari faaliyet yürütmek amacıyla değil, organizasyon içerisinde yer alan/alma ihtimali bulunan firmalara fatura düzenlemek amacıyla kurulduğu, 01/01/2016 tarihinde itibaren gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve bu tarihten itibaren düzenlediği faturaların tamamının sahte fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının da sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği tespitlerine yer verilmiştir. Öte yandan, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı görüş ve öneri raporunda da benzer tespitlerde bulunularak, davacının sahte fatura düzenleyen mükelleflerle çalışmayı meslek haline getirdiği, asıl borçlu özelinde de sahte fatura düzenleme fiiline doğrudan iştirak ettiği, mesleğinin yasal gereklerine ve etik kurallarına aykırı davrandığı, sahte fatura düzenlendiğini bildiği halde beyanname vermeye devam ederek suçun icrasını kolaylaştırdığı belirtilerek, asıl borçlu adına re'sen tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinden müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu tespitler ve davacının tarafı olduğu ilgili dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, asıl borçlunun sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan/mükellefiyet tesis ettirilen bir kısım mükellef arasında yer aldığı, otuz yılı aşkın mesleki deneyimi olduğu görülen davacının bir organizasyon dahilinde hareket eden bu mükelleflerden yine aralarında asıl borçlunun da bulunduğu 29 tanesinin muhasebeciliğini yaptığı, bunlardan bazılarıyla aynı iş yerini paylaştığı, sahte fatura düzenleme faaliyetlerini başından beri bildiği, gerek kuruluş/mükellefiyet tesisi, gerekse beyannamelerinin verilmesi gibi eylem ve işlemleri ile sahte fatura düzenleme fiillerine doğrudan katıldığı, bu durumun kesinleşmiş yargı kararlarıyla da somut olarak ortaya konulduğu, çalıştığı mükelleflerin vergisel işlemlerinde de mesleki bilgisine dayalı muhasebe hileleri kullandığı ve yol açılan vergi ziyaı nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca asıl borçluyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrini iptal eden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.