12. Ceza Dairesi 2023/6594 E. , 2024/5548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/386 E., 2023/914 K. SUÇ : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yerel Mahkemece sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tes
**12. Ceza Dairesi 2023/6594 E. , 2024/5548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/386 E., 2023/914 K. SUÇ : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yerel Mahkemece sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanığın kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a. maddeleri uyarınca beraatine ilişkin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 27.02.2023 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkındakişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 133/3, 62/1, 52/2, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ile mahkûmiyet kararı verildiğine, ifşa edilip edilmediğine ilişkin inceleme yapılmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda; öğretmen olan sanığın, hakkında cinsel taciz suçuna ilişkin iddialar nedeniyle ilçe milli eğitim müdürü olan katılanın makam odasında görüşmesi sırasında şube müdürününde bulunduğu sırada aralarında gerçekleşen konuşma içeriklerini cep telefonu ile video kaydına alıp ve alınan bu kayıtları yetkisiz üçüncü kişi konumunda olan tanıklara dinlettirmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 133/3. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; İki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi eylemi TCK'nın 133/1. madde ve fıkrasında; En az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesi eylemi TCK'nın 133/2. madde ve fıkrasında; Elverişli bir aletle dinlenilen veya kaydedilen konuşma veya söyleşiden elde edilen bilgiler sayesinde kendi veya üçüncü kişi lehine, maddi ya da manevi yarar, yani; fayda veya avantaj sağlanması; bu bilgilerin, menfaat karşılığı olsun ya da olmasın, ilgilisi dışındaki kişi veya kişilere verilmesi ya da diğer kişilerin dolaylı olarak bilgi edinmelerinin temin edilmesi eylemi TCK'nın 133/3. madde ve fıkrasında suç olarak tanımlanmışken, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 80. maddesi ile TCK'nın 133/3. madde ve fıkrasında yapılan değişiklikle kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi eylemi suç olarak düzenlenmiştir. TCK'nın 133/2. madde ve fıkrasında tanımlanan söyleşiden farklı olarak, iki kişi arasında da gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, ikisi arasında geçen sözleri kaydetmesi, TCK'nın 133/1. maddesi kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, koşulları bulunduğu takdirde eylem, aynı Kanun'un 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir. TCK'nın 133/3. madde ve fıkrasında tanımlanan suç açısından, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 80. maddesi ile TCK'nın 133/3. maddesinde yapılan değişiklikten önceki düzenlemede, yukarıdaki fıkralara atıf yapıldığından, failin, konuşan tarafların dışında kalan üçüncü kişiler olduğu kabul edilmekte idi. Yapılan değişiklikten sonra, TCK'nın 133/3. madde ve fıkrasında, “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların” kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişinin cezalandırılacağının düzenlenmiş olmasından dolayı bu suçun failinin, konuşan tarafların dışında kalan üçüncü kişiler olduğu ve kaydedilenin de “söyleşi” değil, “konuşma” niteliğinde olması gerektiği; aksi halde eylemin, TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabileceği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında öğretmen olan sanığın, katılan ve şube müdürünün de olduğu bir ortamda hakkındaki iddialar nedeniyle yaptıları konuşmayı cep telefonu kamerası ile video kaydına alıp yetkisiz üçüncü kişilere dinlettiği iddiasına konu olayda, 5237 sayılı TCK'nın 133. Maddesinde söyleyişinin ifşasının suç olarak düzenlenmediği içeriği itibariyle de katılanın özel yaşam alanına ilişkin olmaması nedeniyle aynı Kanun'un 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında da değerlendirilemeyeceği gözetilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyete karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Yetkisiz üçüncü kişilere suça konu konuşma içeriklerini dinletmediğini savunan sanık hakkında, suça konu kayıtların dinletildiği iddia edilen tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanlarına başvurulmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.