21. Hukuk Dairesi 2015/7157 E. , 2016/3201 K. "" Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar …
**21. Hukuk Dairesi 2015/7157 E. , 2016/3201 K.** **"İçtihat Metni"** Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, temyiz eden davalı vekili aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 02.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin ek dava ile bakiye maddi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılardan vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu iş kazası nedeniyle hak sahiplerince açılan ve Mahkemesinin 2010/647E sırasında görülen kısmi davada hak sahiplerinin maddi zararlarının hesaplanmasına ilişkin 29.02.2012 günlü hesap bilirkişi raporuna karşı davacılar vekilinin 29.03.2012 celsede bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiği, Temmuz 2012 ödeme dönemine kadar geçerli tüm PSD gelince, davacılar vekilinin hesap bilirkişi raporu ile hak sahiplerinin her biri için belirlenen zarardan Temmuz 2012 ödeme dönemine kadar geçerli tüm peşin sermaye değerini düşerek kalanın tamamını ıslah suretiyle talep ettiği, diğer bir deyişle 21.06.2012 ıslah tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereği alabileceği maddi tazminatın tamamını istediği, bu yargılamanın devam eden bölümünde Türk Borçlar Kanunun yürürlüğü girmesi ve anılan yasanın 55. Maddesindeki düzenleme gereği ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün düşülmesi ile tüm peşin sermaye değeri ile ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümleri arasındaki fark kadar hak sahiplerinin maddi tazminatlarında artış olmuş ise de taleple bağlı olarak maddi tazminat karar verildiği, görülmekte olan davanın da tüm peşin sermaye değeri ile ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün indirilmesinden kaynaklanan bu farka yönelik bulunduğu, kısmi davanın kesinleştiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. .../... Uyuşmazlık kısmi davada 21.06.2012 ıslah konusu maddi tazminat miktarının davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü, “usuli kazanılmış hak” kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.