1. Hukuk Dairesi 2025/1614 E. , 2026/1824 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2865 E., 2025/53 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/238 E., 2023/100 K. Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı; mirasbırakan annesi ...’ün 3 38... parsel sayılı taşınmazını 11.11.2013 tarihinde bağış suretiyle, 1 16... , 1 26... , 11... ,…
1. Hukuk Dairesi 2025/1614 E. , 2026/1824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2865 E., 2025/53 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/238 E., 2023/100 K. Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Davacı; mirasbırakan annesi ...’ün 3 38... parsel sayılı taşınmazını 11.11.2013 tarihinde bağış suretiyle, 1 16... , 1 26... , 11... , 4 52... , 1 21... , 1 41... , 1 52... , 1 55... , 1 56... , 3 08... ve 1022 parsel sayılı taşınmazlarını ise ölümünden yaklaşık 2,5 ay önce 17.12.2019 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı kızı ...’a devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, yapılan temlikler sonucu saklı payının zedelendiğini, ayrıca murisin fiil ehliyetini haiz olup-olmadığının da saptanması gerektiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalı; murisin işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip olduğunu, murisin tüm bakım ve ihtiyaçları ile kendisinin ilgilendiğini, bu nedenle de murisin taşınmazlarını ölünceye kadar bakma akdi ile kendisine devrettiğini, murisin amacının mal kaçırmak olmadığını, yapılan sözleşmenin murisin gerçek iradesini yansıttığını, davacının murisle hiç bir şekilde ilgilenmediğini, bir takım mali sorunlar yaratarak murisi zor durumda bıraktığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, murisin temlik dışı tam malik ve paydaşı olduğu beş adet taşınmazının kaldığı, temlik edilen malın murisin tüm mamelekine oranının 9/10’un dan fazla olduğu, bu durumun makul karşılanabilecek sınırda olmadığı, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu incelendiğinde murisin akli dengesinin yerinde olduğu, yatalak olmadığı, kendi ihtiyaçlarını kendisinin karşıladığının anlaşıldığı, murisin davalı ve davalının eşi ile birlikte aynı binada yaşadığı, davacı olan kızının ise muristen uzakta yaşadığı, pek sık ziyaretine gidip-gelmediği, muris ile davacı ve davacının eşi arasında yaşanan bazı problemler sebebiyle dava konusu taşınmazların davalıya devredildiği, mirasbırakanın gerçek amaç ve iradesinin davacı mirasçısından mal kaçırma olduğu, 3 38... parsel sayılı taşınmazın muris tarafından rücu şartı ile davalıya bağışlandığı, bu taşınmaz yönünden 01.04.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma imkanının bulunmadığı, bu taşınmaz yönünden yapılan temlikin davacının saklı payını ihlal etmediği gerekçesiyle dava konusu 3 38... parsel yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, tenkise yönelik terditli talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 145.613,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.