4. Hukuk Dairesi 2025/12357 E. , 2026/1271 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/279 E., 2025/878 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/745 E., 2024/395 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetk…
4. Hukuk Dairesi 2025/12357 E. , 2026/1271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/279 E., 2025/878 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/745 E., 2024/395 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.06.2022 tarihinde davalı ... şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ve davalı ... Belediyesine ait davalı ...'ın kullandığı aracın, müvekkili ...'ın kullandığı motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatı için 50,00 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı için 50,00 TL, bakıcı masrafları için 25,00 TL ve tedavi giderleri için 25,00 TL olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan tahsili ile, 240.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... Belediyesi ve ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatı talebini 5.582,455,65 TL, geçici ve kalıcı bakıcı gideri tazminatı talebini 5.099.026,00 TL olarak HMK'nın 107/2. maddesi gereğince arttırmıştır. II. CEVAPLAR Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemelerin Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının ağır kusuru olduğunu, kask ve kolluk gibi koruyucu teçhizat kullanmadan motosiklet kullandığını, davacının maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davacının hukuki ehliyetinin olup olmadığı hususunda rapor alınmasını, müvekkilinin aracını hız sınırı kurallarına göre kullandığını, kaza tespit tutanağının hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, yasaya ve usule aykırı bu kaza tespit tutanağına taraflarınca itiraz edildiğini, müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen yapılan hatalı tespitin müvekkilinin içerisinde bulunduğu durumu daha da zora soktuğunu, müvekkilinin suçsuzluğuna rağmen davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarda olduğunu beyanla haksız davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... 'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 84 maddesinde yer alan sürücülere ait temel kural ihlallerinden kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal etmesi sebebiyle %75 kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın KTK'nın 52/1-a ve b maddesi kapsamında yer alan sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak kuralını ihlal etmesi sebebiyle %25 kusurlu olduğu, davacı ...'nın kaza anında kask, dizlik gibi koruyucu ekipman takmadığından, müterafik kusurlu kabul edilmiş ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre % 20 oranında indirim uygulandığı, dosyada alınan maluliyet raporuna göre davacının özürlülük oranının %75 olduğu, tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 9 ay süre ile geçici iş göremezliği olduğu, kişide meydana gelen arızalar değerlendirildiğinde günlük ihtiyaçlarının karşılanması için hayatı boyunca devamlı surette günde 4 saat bakıcı ihtiyacı olduğu, devamlı surette ihtiyacı olan destek dışında iyileşme dönemi içerisinde 2 ay tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile 6.049.291,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 33.164,02 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.082.455,64 TL maddi tazminat üzerinden %20 müterafık kusur indirimi uygulanarak 4.865.964,51 TL tazminattan yargılama aşamasında davalı ... tarafından yapılan 450.000,00 TL ödemenin mahsubu ile 4.415.964,51 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının 19.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 5.089.436,05 TL sürekli bakıcı gideri tazminatı, 9.589,95 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.099.026,00 TL maddi tazminat üzerinden %20 müterafık kusur indirimi uygulanarak 4.079.220,80 TL sürekli ve geçici bakıcı gideri tazminatının davalı ...’nden 28.09.2022 tarihinden davalılar ... Belediyesi ve ...’dan 19.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... için poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin sürekli ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacı ...’ın manevi tazminat talebinin kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 19.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, davacı ...’ın manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 19.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...’a verilmesine, davacılar ... mirasçılarının manevi tazminat talebinin kabulü ile ... için 5.000,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 2.500,00’er TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın 19.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın oluşumunda davalı tarafından sigortalanan aracın %75, davacı motosiklet sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduklarına dair kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında alınan kusur raporu ile uyumlu olan kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına; maluliyet oranının kaza tarihi itibarıyla geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmiş olmasına; aktüerya hesabında yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda, yaşam tablosu olarak TRH 2010 ve progresif rant yönteminin kullanılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile poliçe teminatının tüketildiğini, hüküm kısmında poliçe teminat limitinin açıkça belirtilmesi ve ferilerin de limite oranlanması gerektiğini, kusuru ilişkin rapor alınması gerektiğini, dava konusu geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebi yönünden müvekkili şirket sorumluluğunun bulunmadığını, aktüer raporunun hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kazaya karışan motosikletin motor hacminin 50 cc altında olup olmadığının, elektrikli bisiklet yahut mobillet tarzında araç olup olmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılması gerektiğini, maluliyet oranının ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenmediğini, kusur tespitinin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının kaza tarihinde yürürlükte bulunan genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, aktüer raporunun hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici ve sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen tazminat talepleri davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... vekili ve ... vekilinin davacı ...'a yönelik aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davalılar ... vekili ve ... vekilinin davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazları yönünden; a-Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine; maddenin 5. fıkrasında ise "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; davacı ...' 15.01.2023 günlü şikayetine ilişkin karakol ifade tutanağında oğlu davacı ...'ın ....'s isimli işyerine ait motosiklet ile seyir halinde iken davaya konu trafik kazasının meydana geldiğini beyan etmiştir. Davalılarca davacıya SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de gerekli araştırma yapılmamıştır. Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki kalıcı maluliyeti nedeniyle davacı ...'a iş göremezliğine ilişkin gelir bağlanıp bağlanmadığı, gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının sorulması; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. b- İlk Derece Mahkeme hükmünün 2 numaralı maddesi ile hüküm altına alınan sürekli bakıcı ile geçici bakıcı gideri zararına ilişkin tazminatta, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı biçimde sorumlu olduğu hükümde belirtilmiş olmasına rağmen, sigorta şirketinin poliçesindeki teminat limitinin ne kadar olduğu ve sigortacının sorumlu olacağı miktarın açıkça hükümde yazılmadığı görülmektedir. İş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararının, trafik sigorta poliçesindeki farklı teminat gruplarına dahil olduğu da gözetilmek suretiyle, davalı ... şirketinin sürekli bakıcı ile geçici bakıcı gideri yönünden sorumlu olacağı miktarın ve tedavi gideri kapsamında olan teminat türünün hükümde açıkça belirtilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm tesisi yerinde olmamıştır. c- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 07.06.2023 tarihli raporun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesinin isabetli olduğu, ancak raporun davacının muayenesi yapılmaksızın, dosyadaki tedavi belgeleri esas alınmak suretiyle hazırlanması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda İlk Derece Mahkemesince davacının maluliyet oranının tespiti için davacının güncel muayenesi yapılmak suretiyle Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (davalıların usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalılar ... vekili ve ... vekilinin davacı ... ve davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... vekili ve ... vekilinin davacı ... yönünden diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (3.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, (3.c) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... ve ... iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.