6. Hukuk Dairesi 2011/14451 E. , 2012/2829 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı v…
**6. Hukuk Dairesi 2011/14451 E. , 2012/2829 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkillerinin paydaş olduğu 4896 m2 lik arsanın 2500 m2 sini halı saha yapılamak üzere 25.4.1991 tarihinde 5 yıl süre ile icara verdiklerini sözleşmenin beş yılın sonunda süresiz hale geldiğini süresi sona eren sözleşme uyarınca davalıya 30.12.2009 tarihinde feshi ihbar bildirimi yapıldığını, ne var ki davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek, davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalının davacının belirttiği sözleşmeyi yapan kiracı...'dan kiralananı devraldığını ve eskiden paydaş olan ... ile diğer paydaşları da temsilen 9.2.2004 tarihinde 10 yıl süreli yeni bir kira sözleşmesi yaptıklarını ve buna göre kira süresinin dolmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 25.4.1991 tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı tarafından sunulan ve paydaşlardan yalnızca biri ile yapılan ikinci sözleşme pay ve paydaş çoğunluğu ile yapılmadığından davacının dayandığı daha önceki bu sözleşmeyi ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin konusunun, davacılara ait arsanın 2500 m2 sinde halı saha kurmak için yer kirası olduğu anlaşılmaktadır Sözleşmenin bu niteliğine göre olaya, Borçlar Kanunu’nun adi kiraya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Sözleşme süresi 25.4.1996 tarihinde sona ermiş olup bu tarihten itibaren sözleşme belirsiz süreli hale gelmiştir. Bu durumda feshi ihbar süreleri Borçlar Kanunu’nun 262/2. maddesine göre belirlenecektir. Buna göre, taraflar arasındaki akit 25.4.1996 tarihinde süresiz hale geldiğinden altı aylık dönemlere nazaran üç ay öncesinden fesih yapılarak dönem sonunda dava açılabilir. Davacının 30.12.2009 tarihinde feshi ihbarda bulunduğu ve 22.11.2010 tarihinde dava açtığı nazara alındığında, davanın BK 262.maddesinde öngörülen sürelere uyulmadan açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.