6. Hukuk Dairesi 2023/2843 E. , 2025/913 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/63 E., 2023/191 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. …
**6. Hukuk Dairesi 2023/2843 E. , 2025/913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/63 E., 2023/191 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmeye göre apartman binasının dış cephe boya, yalıtım, mantolama, tamir ve tadilat yapılması hususlarında anlaşma yaptıklarını, davalının kararlaştırılan sürede söz konusu işleri tamamlamadığını, Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/44 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespitte yapılmayan imalat bedelinin 41.641,14 TL, ayıplı imalât bedelinin ise 12.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu eksikliklerin giderilmesi için ihtarname gönderilmesine rağmen işlerin tamamlanmadığını, sözleşmede belirlenen ödeme kapsamında davalıya fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı şirkete fazla ödenmiş olan 20.434,54 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir Birleşen davada davacı vekili; davalı ile yapılan sözleşme gereğince sözleşmede belirlenen işlerin tamamlandığını, ancak davalı iş sahibinin 76.900,00 TL iş bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe haksız itirazının iptaline ve %20 inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirdiklerini, iş sahibi tarafından işin bedelinin tamamının ödenmediğini, bakiye iş bedeli alacağı için takip yaptıklarını, davacının yokluklarında yaptırdığı tespit raporlarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili; davacı yükleniciye borcun olmadığını, davacının takipte ne olduğu belli olmayan bir talepte bulunduğunu, davacının kötü niyetli olarak takip yaptığını savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin15.12.2015 tarihli 2013/679 E., 2015/2228 K. sayılı kararı ile taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinin yüklenicisi olan davalının edimini eksik olarak yerine getirmesine karşın, davacı ... yönetiminin yükleniciye yapılan işten fazla miktarda bir ödeme yaptığı, davacı ... yönetiminin davalı yükleniciye ödemesi gereken bir borcunun bulunmadığı, buna göre davalı yüklenicinin birleşen davada talep ettiği alacak talebinin tümden reddi gerektiği, davacı ... yönetiminin ise fazladan ödediği miktar toplamını talep etmekte haklı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği asıl dava yönünden davanın kabulü ile 20.434,54 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma kararı İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/679 E., 2015/2228 K. sayılı kararının süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 13.11.2017 tarihli ve 216/2672 E., 2017/3906 K. sayılı ilamı ile iş sahibinin sunduğu sözleşme suretinde düzeltme ve paraf bulunduğu, yüklenicinin iş sahibinin sunduğu sözleşmedeki düzeltmeleri kabul etmediğini ve parafın kendisine ait olmadığını savunduğu, bu halde mahkemece sözleşme bedelinin tespiti için, öncelikle değişiklik yapılan sözleşmeyi sunan iş sahibine sözleşme aslını sunması için süre verilip aslı sunulduktan sonra yapılan düzeltmelerdeki parafların yüklenici şirket yetkilisine ait olup olmadığı bu değişikliklerin şirketi bağlayıcı olup olmayacağı hususunun araştırılması, düzeltmelerdeki parafın yüklenici şirket yetkilisine ait olmaması ya da iş sahibince düzeltmelerin yapıldığı sözleşme aslının ibraz edilmemesi halinde düzeltmeleri kabul etmeyen yükleniciyi bağlayamayacağı iş sahibinin davayı açtığı 06.11.2013 tarihi itibariyle sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren yaklaşık 17 aylık süre geçmiş olduğundan sözleşme bedelinin 24 ay vadeli fiyat olan KDV dahil 194.400,00 TL olduğu, düzeltme yapılan sözleşmedeki parafın yüklenici şirkete ait olup onu bağladığı kabul edilecek olursa hane başına 5.300,00 TL üzerinden 24 ay vadeli fiyatın KDV dahil 5.300,00 x 36 = 190.800,00 TL olduğu kabul edilmesi gerektiği, bundan sonra sözleşmede yapılacak işler belirtilip bedel toptan olarak kararlaştırılmış olduğundan götürü bedelli olması sebebiyle eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle gerçekleştirilen imalâtın işin tamamına göre fiziki oranı tespit ettirilip bu oranın sözleşmedeki düzeltmelerin geçerli ve bağlayıcı olup olmayacağına göre kabul edilecek götürü bedele uygulanarak yüklenicinin hak ettiği bedelin saptanması bulunacak bu miktardan davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibinin sunduğu belgelere göre yüklenicinin itirazları da değerlendirilmek ve gerekirse bu belgelerin sıhhati konusunda yöntemine uygun araştırma yapılarak kanıtlanan ödeme miktarı tespit ettirilip asıl ve birleşen dosyada sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesınce Bozmaya Uyularak Verılen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme ve paraflar ile ödemeye ilişkin makbuzlar üzerinde bulunan imzalara ilişkin Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alındığı, düzenlenen ATK raporlarında asıl sözleşmedeki parafların şirket yetkilisi ... eli ürünü olduğunun tespit edilemediği, davacılar tarafından yapılan ödemelere ilişkin makbuz ve belgeler üzerinde yapılan incelemede sadece 3 adet makbuzdaki yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 194.400,00 TL olduğu, davacı tarafın toplam ödeme tutarının 69.081,00 TL, eksik ve kusurlu imalatlar toplamının ise 63.856,34 TL, olduğu bu durumda asıl davada davacının herhangi bir talepte bulanamayacağı, davalı-birleşen davacının ise toplam 61.462,66 TL alacak talebinde haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9136 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 61.462,66 TL asıl alacak açısından iptali ile, bu miktar açısından takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen para makbuzlarındaki parayı alan kısmında "...", "... ..." isimleri yazan tahsilat makbuzlarının hesaplamaya dahil edilmediğini, ...’in davalı firmanın ... ile birlikte %50 ortağı olduğunu, hesaplamaya dahil edilmeyen makbuzlardaki imzaların şirketin diğer ortağı olan ... isimli kişiye ait olup olmadığı hakkında ...'in isticvap sureti ile dinlenerek bu makbuzlardaki yazı ve imzaları kabul edip etmediğinin, bu paraları kendisinin alıp almadığının sorulması taleplerinin reddedildiğini, mahkemece bu şahsın şirket ortağı olduğunu kabul edilmesine rağmen, tahsilat yaparak tanzim ettiği makbuzlarını neden hesap dışı bırakıldığı hususunda hiçbir gerekçe belirtilmediğini, yüklenici şirketin ortağı ...’in isticvap talebi kabul görmese dahi, bu şahıs tarafından tanzim edilen tahsilat makbuzlarının davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, davalı firmanın iki ortağı olan bu şahısların birçok ceza yargılamasında birlikte sanık olarak yargılandıklarını, üzerlerine atılı suçların da genel olarak dolandırıcılık, özel ve resmi belgede sahtecilik olduğu, sözleşmenin yorumu bakımından ise Türk Borçlar Kanunu’nun 23. maddesinin dikkate alınması ve sözleşme bedelinin 160.800,00 TL olarak baz alınması ve buna göre hesap yapılması gerektiğini, eksik ve ayıplı işler bedeli 63.856,34 TL ile ödemeler toplamı 119.938,00 TL düşülerek hesap yapıldığında müvekkilin 22.994,34 TL alacaklı olduğunu, yine birleşen davada davacı firma tarafından icra takibinde yasal olmayan fahiş bir faiz oranı talep edildiğini, müvekkil yönetim ve kat malikleri davalı firmaya hakettiğinden fazlası ödeme yaptığını, buna rağmen yaptıkları ödemelerin kabul görmediğini, verilen karar ile tekrar ödeme yapma mecburiyetinde kalacaklarını, bu hususun açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. VI. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına, bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Uyuşmazlık, asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödemeye ilişkin alacak istemi, birleşen dava ise eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, asıl davada davacı iş sahibi site yönetimi, yüklenici şirkete yapılan ödemelerin bir kısmının şirket ortağı ... ...’e adi para makbuzu karşılığında yapıldığını belirterek adi para makbuzlarını dosyaya ibraz etmiştir. Her ne kadar davacının yaptığı bu ödemeler şirket yetkilisine değil de şirket ortağı...’e yapılmış ise de ...’in bu ödemeleri alması halinde şirket bu ödemeleri kabul etmiş olacak ve ödemeler bu şekilde mutat hale gelecektir. Bu durumda özellikle şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ödemelerin bu şekilde mutat hale geldiğinin anlaşılması halinde şirket ortağı ...’in celp edilerek ödeme makbuzlarına ilişkin beyanın alınması, imza inkarı yapması halinde imza incelemesi yapılarak her iki dava yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş karar bozulmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. (2) bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi