Başvuru, taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasının davanın kısmen reddine neden olması ve dava değerinin hatalı belirlenmesi suretiyle yüksek miktarda aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasının davanın kısmen reddine neden olması ve dava değerinin hatalı belirlenmesi suretiyle yüksek miktarda aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu Kooperatif, Eskişehir'in Sazova mahallesindeki taşınmazının 39204/183900 hissesini genel kurul kararına istinaden Sınırlı Sorumlu B. Konut Yapı Kooperatifine (B. Konut Yapı Kooperatifi) 30/12/1993 tarihinde satmıştır. Başvurucu 14/5/1995 tarihinde B. Konut Yapı Kooperatifi aleyhine Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesinde ( Asliye Hukuk Mahkemesi) dava açmıştır. Bu davada başvurucu, taşınmazın satışına dayanak olan olağan genel kurul kararının hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ve iptali için ayrı bir dava açıldığını belirterek taşınmazdaki B. Konut Yapı Kooperatifi adına oluşturulan tapu kaydının iptalini ve başvurucu adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında belirlenemeyen bir tarihte davaya konu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Başvurucu Yönetim Kurulu tarafından başvurucu Denetim Kurulu aleyhine 9/8/1996 tarihinde Eskişehir Asliye Hukuk Mahkemesinde ( Asliye Hukuk Mahkemesi) açılan diğer davada ise genel kurul kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali talep edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9/4/1997 tarihli Duruşma Tutanağı'nda taşınmaz üzerine yapılan inşaatın ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması yönündeki talebin reddine karar verildiği ifade edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 25/5/2004 tarihinde, davalının genel kurulun usulüne uygun yapılıp yapılmadığını bilmesinin ve bunu araştırmasının mümkün ve gerekli olmadığı, zarar oluşursa iç ilişkide talep edilebileceği, diğer davanın sonucunun bu davayı etkilemeyeceği, her ne kadar davalı B. Konut Yapı Kooperatifi Başkanı'nın başvurucunun yedek yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılsa bile başvurucuyu temsil etmeye yetkisi olmadığı, satış işleminde davacı başvurucuyu temsil etmediği ve bu durumun davalının iyi niyetli olmadığını göstermeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Kararla birlikte 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi uyarınca taşınmaz üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay Dairesi) 22/9/2005 tarihinde genel kurul kararının iptali için açılan davanın bekletici mesele yapılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi 9/5/2006 tarihinde önceki kararında direnmiştir. Yapılan temyiz talebini inceleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) 15/11/2006 tarihinde Yargıtay Dairesi bozma kararında belirtilen gerekçelerle direnme kararının bozulmasına karar vermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 19/7/2005 tarihinde usulsüz şekilde toplantıya iştirak edenler dışında toplantı yeter sayısına ulaşılamadığı gerekçesiyle başvurucu kooperatifin 13/6/1993 tarihli genel kurul kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar vermiştir. Karar kanun yollarından geçerek 25/4/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi, HGK bozma kararı sonrası 15/2/2007 tarihinden itibaren yargılamaya devam etmiş ve başvurucu vekili 22/1/2008 tarihli duruşmada daha evvel kaldırılan ihtiyati tedbir kararının tekrar uygulanmasını talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı duruşmada talebin kabulüne, taşınmazın 39204/183900 hissesi üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi, 23/10/2008 tarihinde davanın kabulüne, imar görerek başka parsel numarası alan taşınmazların tapu kayıtlarının davalı hissesi yönünden iptaline ve başvurucu adına tesciline karar vermiştir. Ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi, taşınmaz için 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun maddesi gereğince tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Dairesi 18/1/2011 tarihinde tapu kayıtlarında yer alan çelişkilerin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş, yapılan karar düzeltme talebini de 27/5/2011 tarihinde reddetmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi bozma ilamına uymuş, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların bir kısmı üzerine bina inşa edilerek kat mülkiyeti kurulması sonrasında üçüncü kişilere yapılan devirlerin olduğu anlaşılmıştır. Başvurucu 7/5/2012 tarihinden sonra sunduğu farklı tarihli dâhilî dava dilekçeleriyle devralan bağımsız bölüm maliklerini davaya dâhil etmiş ve bu dilekçelerde bağımsız bölüm maliklerinin iyi niyetli üçüncü kişi olmadıklarını ileri sürerek dâhilî davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptal edilmesini ve adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca dâhilî dava dilekçelerinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullandığını ve taşınmazların bir kısmını devralanlara karşı davaya devam etmek istediğini ifade etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi, başvurucunun bazı taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırma bedelleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin 30/7/2012 tarihli talebini 2/8/2012 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu 18/2/2013 tarihinde dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebini içeren yeni bir dilekçe sunmuş, taşınmazın ferdileşmesi esnasında ve imar uygulaması sonucu değişen duruma göre yeni maliklerin davaya dâhil edildiğini belirterek bu maliklerin taşınmazlarının satış ve devrinin önlemesi için tapu kayıtlarının üzerine ihtiyati tedbir konulmasını ya da "Davalıdır." şerhi verdirilmesini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi bu talebi kabul etmiş ve 20/2/2013 tarihinde 136 bağımsız bölüm üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir. Bazı bağımsız bölüm malikleri 20/2/2013 tarihli karara itiraz etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 20/9/2013 tarihinde 52 bağımsız bölüm yönünden itirazı kabul etmiş ve bu bağımsız bölümlerin devir alındıkları tarihlerde üzerinde tedbir olmadığına işaret ederek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar vermiştir. 9/4/2013 tarihli duruşmada başvurucu tarafa keşifte belirlenen bedel üzerinden eksik harcın ikmali için süre verildiği ve başvurucunun 14/6/2013 tarihinde 463 TL tamamlama harcı yatırdığı anlaşılmaktadır. Son olarak bir bağımsız bölüm malikinin tedbirin kaldırılması talebi 7/11/2014 tarihinde reddedilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 13/11/2015 tarihinde davanın kısmen kabulüne, bir kısım parseller açısından davalı B. Konut Yapı Kooperatif hisselerinin iptali ile başvurucu adına tapuya kayıt ve tesciline, dâhilî davalıların devraldıkları kalan parseller yönünden ise davanın reddine karar vermiştir. Ayrıca kabul edilen kısım yönünden 701,87 TL dava değeri üzerinden yapılan hesaplama sonucu 068,07 TL nispi vekâlet ücretinin davalı B. Konut Yapı Kooperatifinden alınarak başvurucuya verilmesine, reddedilen kısım yönünden dâhilî davalıların paylarına isabet eden toplam 688 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 366,88 TL nispi vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak dâhilî davalılara verilmesine karar verilmiştir. Bunun yanında Asliye Hukuk Mahkemesi, kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 588,15 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 88 TL ve 463 TL tamamlama harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiyesi 882,73 TL'nin karar kesinleştikten sonra davacı başvurucuya iadesine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle:i. Taşınmazdaki hisseyi satış yoluyla devralan davalı B. Konut Yapı Kooperatifi ile yüklenici S.S.Ö. Kent Konut Yapı Kooperatifi arasında düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat yapım ve satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, ayrıca davalı B. Konut Yapı Kooperatifinin aynı bölgede bulunan arsa malikleri N.E. ve H.A.S. ile de ayrı bir kat karşılığı inşaat yapım ve satış vaadi sözleşmesi imzaladığı, yüklenicinin sözleşme gereği 138 villayı arsa sahibi B. Konut Yapı Kooperatifine teslim ettiği belirtilmiştir. Arsa sahibi B. Konut Yapı Kooperatifinin sözleşme gereği kendisinde kalması gereken 43 villa haricinde mülkiyetini devretmeyi taahhüt ettiği 95 villanın kat irtifakı tapularını yükleniciye satış yolu ile 28/10/2005 tarihinde devrettiği, ayrıca arsa maliklerinden N.E. ve H.A.S.ye sözleşme kapsamında villaların kat irtifakı tapularının devredildiği ifade edilmiştir.ii. Davalı B. Konut Yapı Kooperatifinin maliki olduğu ve imar görerek farklı parsel numaraları alan taşınmazlardaki hisseler yönünden genel kurul kararının iptali ile tescil yolsuz hâle geldiğinden davanın kabulüne karar verildiği ifade edilmiştir. Ayrıca bu kısımlar hakkında kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açıldığı ve davaların kesinleştiği ancak tapuda işlem yapılmadığı, kamulaştırma bedelinin kime ödeneceği hususunun ise dava konusu olmadığı belirtilmiştir.iii. Geriye kalan parseller yönünden ise davalı B. Konut Yapı Kooperatifi ile yüklenici kooperatifin kuruluşlarından itibaren yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile ortaklarının ayrı olduğuna, aralarında bir menfaat birlikteliği bulunmadığına, dahili davalıların iyi niyetli üçüncü kişi olduklarına ve kötüniyetli olduklarının ispat edilemediğine vurgu yapılmıştır.iv. 28/5/2015 tarihli bilirkişi heyeti tarafından dava konusu parsellerin ve 138 villanın belirlenen bedeli üzerinden davanın kabul edilen ve reddedilen miktarlarına göre harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunduğu ifade edilmiştir. Yargıtay Dairesi yapılan temyiz taleplerini 19/4/2018 tarihinde reddederek kararı onamış ve karar düzeltme istemlerini de 16/9/2019 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 31/10/2019 tarihinde öğrendikten sonra 28/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Birinci Bölüm İkinci Komisyon 12/9/2023 tarihinde başvurunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden kabul edilebilirlik hususunun karara bağlanmasının Bölüm kararını gerektirmesi nedeniyle Bölüme gönderilmesine karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.