6. Hukuk Dairesi 2022/390 E. , 2023/195 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/187 E., 2019/284 K. vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 30/01/2013 HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesi…
**6. Hukuk Dairesi 2022/390 E. , 2023/195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/187 E., 2019/284 K. vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 30/01/2013 HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereği davalının Van ilinde birden fazla okulun yapımını üstlendiğini, yapılan okulların 21/05/2001 tarihinde kesin kabullerinin yapıldığını, 2011 yılında Van ilinde meydana gelen depremler sonrası hasar alan okullarda yapılan incelemede beton değerlerinin proje değerinden düşük çıktığını, davalı yüklenicinin ağır kusurlu olduğunu, okullara güçlendirme ve onarım masrafları yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafın çözümünde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, teslimin gerçekleştiği 2001 tarihinin üzerinden 10 yıllık zamanaşımının geçmesi sebebi ile davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, müvekkilinin edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirdiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/03/2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki ihtilafın çözümünde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek, yetkisizlik nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/03/2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/48 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 27/01/2015 tarih ve 2015/3 Esas, 2015/416 Karar sayılı ilamı ile temyize konu kararın onanmasına karar vermiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu okul binalarının usulüne uygun yapılmadığı, ... ... İlköğretim Okulu için güçlendirme maliyetinin 599.830,62 TL, ... ... İlköğretim Okulu için güçlendirme maliyetinin 611.494,77 TL olduğu anlaşılmakla, tarafların sair tüm itirazlarının reddine, davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddinin gerektiği, sürenin eserin tesliminden itibaren başlayacağını ve dava tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, beton dayanım ve kalite değerlendirmesinin eserin yapıldığı yıl itibarı ile değerlendirilmesi gerektiğini, eserin yapıldığı yılda yürürlükte olmayan deprem yönetmeliğine göre değerlendirme yapılamayacağını, iş sahibinin kendi testlerini yaptıktan sonra eseri teslim aldığını, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında yapılan okullarda meydana gelen ayıpların giderim bedelinden davalı yüklenicinin sorumlu olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm ile gerekçenin önemi Anayasa düzeyinde vurgulanmış olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 2.1086 sayılı Kanunu'nun 388., 435-436-437. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126. maddesi, 360. Maddesi. 3. 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklamaya yer verilmiştir. 2. Değerlendirme 1. Yukarıda belirtilen ilgili hukuk uyarınca bir mahkeme kararında; tarafların iddia ve savunmalarının özetlerinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. 2. Somut olayın incelenmesinde, davacının iddiaları karşısında, davalı vekilinin yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi ile usulüne uygun zamanaşımı def’inde bulunduğu anlaşılmış olup, yerel mahkemece verilen kararın gerekçesinde 1086 sayılı Kanunun 388/3 maddesine ve yukarıda belirtilen yasal mevzuata uygun olarak davalının zamanaşımı def’inin değerlendirilerek, bu savunmanın reddine ya da kabulüne yönelik bir değerlendirme yapılması gerekirken, herhangi bir gerekçe göstermeksizin savunmanın değerlendirilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 23/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.