8. Hukuk Dairesi 2019/2591 E. , 2020/1866 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi ve yıkım istemi yönünden kabulüne ve ecrimisil istemi yönünden ise reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüld…
**8. Hukuk Dairesi 2019/2591 E. , 2020/1866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi ve yıkım istemi yönünden kabulüne ve ecrimisil istemi yönünden ise reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; vekil edeninin dava konusu 3236 ada 8 parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından olduğunu, vekil edeni ile dava dışı yüklenici arasında 04.02.1997 tarihinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalının ise yükleniciden daire satın alan kişi olduğunu, yüklenicinin sözleşme şartlarına uymadığı gibi taşınmaz üzerinde yer alan binayı ruhsatsız ve projesiz olarak kaçak şekilde yaptığını, bunun üzerine vekil edeni tarafından açılan dava sonucunda Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/634 Esas, 2007/258 Karar sayılı ilamı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verildiğini, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan binada ikinci kattaki daireyi işgal ettiğini öne sürerek müdahalesinin önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden geriye yönelik olarak beş yıl için 10.000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsilene, birleşen dava dilekçesinde ise binanın yıkımına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, dava dışı yüklenici ile 04.06.1997 tarihinde Noterde satış vaadi sözleşmesi tanzim ettiklerini, bu sözleşme uyarınca yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine düşen bağımsız bölümlerden dava konusu daireyi kaba inşaat olarak satmayı,binanın bitimi ile adına tapu kaydı oluştuğunda da kendisine devretmeyi vaad ettiğini, satım bedelini peşin olarak yükleniciye verdiğini, dava konusu daireyi aynı gün kaba inşaat olarak teslim aldığını, oturulabilir duruma getirmek için masraf yaptığını, davacının yüklenici tarafından kendisine teslim edilen aynı binada ikinci katta yer alan dairede oturduğunu, diğer iki daireyi de üçüncü kişilere satıp hisse devri yaptığını, bu durumun arsa tapusuna dayalı mülkiyet hakkının kötüye kullanılması olduğunu açıklayarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.