TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ALPER ŞAHİN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/25293) Karar Tarihi: 15/12/2020 Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucular : 1. Alper ŞAHİN 2. Fatma ŞAHİN 3. Kurban ŞAHİN 4. Sultan ŞAHİN 5. Taner ŞAHİN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hukuk davasında yargılama
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ALPER ŞAHİN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/25293) Karar Tarihi: 15/12/2020 Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucular : 1. Alper ŞAHİN 2. Fatma ŞAHİN 3. Kurban ŞAHİN 4. Sultan ŞAHİN 5. Taner ŞAHİN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, hukuk davasında yargılamanın makul sürede tamamlanma ması ve aleyhe yüksek tutarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi neden iyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 6/8/2018 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. 2018/24645, 201825386, 2018/26005, 2018/26026 numaralı bireys el başvuru dosyaları, aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması ne deniyle 2018/25293 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş olup incel eme 2018/25293 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmüştür. 5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık ) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar öz etle şöyledir: 8. Başvuruculardan Sultan ve Kurban Şahin'in oğlu, diğer başvuru cuların ise kardeşi olan E.Ş., Çanakkale'nin Kumburun mevkisinde mukim şant iyede işçi olarak çalışmakta iken meydana gelen iş kazası sonucu 24/8/2007 tarihi nde vefat etmiştir. 9. Başvurucular, Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde i ş kazasında sorumluluğu bulunduğunu ileri sürdükleri beş şirket a leyhine 9/1/2008 tarihinde tazminat davası açmıştır. Davaya konu toplam istem 190.000 TL t utarındadır. 10. Mahkeme 13/1/2010 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine hükmetmiştir. Mahkeme keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmak s uretiyle müteveffanın tali, davalı şirketlerin ise asli kusurlu olduğuna kanaat getirmiştir . Mahkeme ayrıca maddi tazminat isteminin atiye bırakılması nedeniyle bu istem hakkınd a karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Manevi tazminat yönünden ise anne ve babaya toplam 60.000 TL, kardeşlere ise toplam 45.000 TL'nin davalı şirketler tarafı ndan müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiş, fazlaya ilişkin istemi redde tmiştir. Mahkeme ayrıca her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalı şirketlerc e müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiştir. Bununla birlikte Mahkeme, her bir dava lı şirket lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin başvurucular tarafından ödenmesine hükmetmişt ir. 11. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 29/3/2012 tarihli hükmü ile anıla n kararı bozmuştur. Gerekçede kusur oranlarının takdirinde ve faizin hes abında hataya düşüldüğü, vekâlet ücreti belirlenmesinde ise toplam üzerinden hesap yapıl maması ve aleyhe hükmedilen miktarın lehe takdir edilen miktarı geçmemesi gerektiği ifade e dilmiştir. 12. Mahkeme bozma kararına uyarak 5/11/2014 tarihinde davanın kı smen kabulüne, kısmen reddine hükmetmiştir. Gerekçede öncelikle bozma kararı u yarınca iş hukuku mevzuatı gerekleri gözetilerek yeniden yaptırılan bilirkişi inc elemesi uyarınca kusur oranlarının belirlendiği ifade edilmiştir. Buna göre Sultan Şah in lehine her bir davalıdan ayrı ayrı 699,73 TL olmak üzere maddi tazminat ödenmesine, Kurban Şa hin'in maddi tazminat talebinin yasal koşulları bulunmadığından reddine hükmedilmişti r. Manevi tazminat istemi yönünden ise Kurban ve Sultan Şahin lehine toplam 60.000 TL man evi tazminatın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine, diğer başvuru cular lehine ise toplam 45.000 TL manevi tazminatın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine hükmedilmiş, fazlaya ilişkin istemler ise reddedilmiştir. Mahke me ayrıca her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalı şirketlerce müştereke n ve müteselsilen ödenmesine hükmetmiştir. Bununla birlikte Mahkeme her bir davalı şirket le hine ayrı ayrı vekâle t ücretinin başvurucularca ödenmesine hükmetmiştir. 13. Anılan hüküm Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 25/6/2018 tarihli ka rarıyl a onanmıştır. 14. Başvurucular, nihai kararı tebellüğ ettikten sonra süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 4IV. İLGİLİ HUKUK A. İlgili Mevzuat 15. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'n un 323. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "(1) Yarg ılama giderleri şunlard ır: ...ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gere ğince takdir olunacak vekâlet ücreti. ...'' 16. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinin (1) ve (3) numaralı fık raları şöyledir: "(1) Kanunda yaz ılı hâller d ışında, yarg ılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan al ınmas ına karar verilir. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yarg ılama giderlerini, bunlar aras ında payla ştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalar ına da karar verebilir.'' 17. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. m addesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Avukatl ık ücreti, avukat ın hukukî yard ımının karşılığı olan meblâ ğı veya değeri ifade eder.'' 18. 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesinin (3) numaralı fıkrası şö yledir: "Avukatl ık ücretinin takdirinde, hukukî yard ımın tamamland ığı veya dava sonund a hüküm verildi ği tarihte yürürlükte olan tarife esas al ınır." 19. 1136 sayılı Kanun'un 169. maddesi şöyledir: "Yarg ı mercilerince kar şı tarafa yükletilecek avukatl ık ücreti, avukatl ık ücre t tarifesinde yaz ılı miktardan az ve üç kat ından fazla olamaz.'' 20. 28/12/2013 tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete'de yayımlana rak yürürlüğe giren (Karar tarihinde yürürlükte bulunan) Avukatlık Asgari Ücr et Tarifesi'nin 3. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla daval ı aleyhine aç ılan davan ın reddinde, ret sebebi ortak olan daval ılar vekili lehine tek, ret sebebi ayr ı olan daval ılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayr ı ayr ı avukatl ık ücretine hükmolunur.'' B. Yargıtay İçtihatları 21. Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 5/12/2017 tarihli ve E.2015/18 471, K.2017/8540 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 5''Avukatl ık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi hükmüne göre; ret sebebi ortak olan daval ılar vekili lehine tek avukatl ık ücretine hükmolunur hükmü uyar ınca ret sebebi ayn ı olan ve kendisini vekille temsil ettiren daval ılar lehine tek vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken her biri yarar ına ayr ı ayr ı avukatl ık ücretine karar verilmi ş olmas ı isabetsiz ise de, bu husus , yarg ılaman ın yeniden yap ılmas ını gerekli k ılmad ığından; hükmün 3. 4. ve 5. bentleri hükü m yerinden ç ıkart ılarak yerine 750,00 TL vekalet ücretinin davac ıdan al ınarak daval ılar [H.], [B.B.B.], [A.A.Ç. ve M.Ç.]'a verilmesine ibaresinin yaz ılmas ına ve hükmün bu şekliyle düzeltilerek onanmas ına '' 22. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 3/11/2016 tarihli ve E.2015/478 4, K.2016/14899 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: '' Davac ı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlar ına gelince; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatl ık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddes i Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla daval ı aleyhine aç ılan davan ın reddinde, ret sebebi ortak olan daval ılar vekili lehine tek, ret sebebi ayr ı olan daval ılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayr ı ayr ı avukatl ık ücretine hükmolunur hükmünü amirdir. Somut olayda, dava, tek bir nedenden dolay ı reddedildi ği, dolay ısıyla yukar ıda anılan madde uyar ınca tüm daval ılar lehine tek avukatl ık ücretine hükmedilmesi gerekti ği halde her bir daval ı için ayr ı ayr ı vekalet ücretine hükmedilmesi do ğru değildir '' 23. Yargıtay hukuk dairelerinin benzer yönde kararları mevcuttur (çok sayıda kara r arasından bkz. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 29/12/2015, E.2015/83 55, K.2015/16453; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 11/2/2015, E.2014/2504, K.2015/1914; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 18/2/2014, E.2013/15852, K.2014/2076; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 24/2/2010, E.2010/597, K.2010/2009) V. İNCELEME VE GEREKÇE24. Mahkemenin 15/12/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İdd ia 1. Başvurucuların İddiaları25. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edild iğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul sü rede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna kar ar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden27. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 6erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şe kilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anaya sa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle i lgili kararını verdiği tarih esas alınır ( Güher Ergun ve di ğerleri , B. No: 2012/13, 2/7/2013, 50, 52). 28. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığ ı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususl ar dikkate alınır ( Güher Ergun ve diğerleri , 41, 45). 29. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda v erdiği kararlar dikkate alındığında 10 yılı aşkın bir sürede tamamlanan yargıla maya ilişkin sürecin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir. 30. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 36. maddesinde güvence al tına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilme si gerekir. B. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia1. Başvurucunun İddiaları 31. Başvurucular, davada kendisini vekille temsil ettiren her bi r davalı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne aykırı şekilde ayrı ayrı vek âlet ücretine hükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 32. Anayasa nın " Hak arama hürriyeti " kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, me şrû vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma (De ğişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. " 33. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir nedenin de bulunmadığı anlaşılan aleyhe birden fazla vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 7b. Esas Yönünden i. Hakkın Kapsamı ve Müdahalenin Varlığı 35. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sa hip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf ol duğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sö zleşme) yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 36. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama ö zgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden ger eken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridi r. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hak kı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddiaları nı ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanm a hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 37. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerl endirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyab ilmek ve uyuşmazlığı n etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına ge ldiğini ifade etmiştir ( Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 38. Mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi ve uyuşmazlıkla rın makul sürede bitirilebilmesi amacıyla belli yükümlülükler öngörülebil ir. Bu yükümlülüklerin kapsamını belirlemek kamu makamlarının takdir yetkisi içindedir . Öngörülen yükümlülükler dava açmayı imkânsız kılmadıkça ya da aşırı derecede zorlaştırm adıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez. Davanın sonucuna göre kaybe den tarafa yüklenen vekâlet ücretinin davanın açıldığı tarih itibarıyla öngörülebilir olduğ u takdirde mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez ( Serkan Acar , B. No: 2013/1613, 2/10/2013, 38, 40). 39. Somut olayda tazminat davasında kendini vekille temsil ettir en davalılar yararına ve başvurucular aleyhine birden fazla hükmedilen vekâl et ücreti nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin b ulunduğu görülmektedir. ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı 40. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür. A ncak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sını rlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 841. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler, d emokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın A nayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabil ir. 42. Somut başvuruda öncelikle müdahalenin Anayasa nın 13. maddes inde öngörülen kanunilik koşuluna uygun olup olmadığının belirlenmes i gerekmektedir. 43. 6100 sayılı Kanun'da yargılama giderlerinden sayılan ve mahk eme tarafından haklılık durumuna göre taraflara yükletileceği belirtilen vekâl et ücretinin birden fazla davalı aleyhine açılan davalarda ne şekilde yükleneceği açık değildir. Ancak 1136 sayılı Kanun uyarınca bağlayıcı olan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından hazırlanıp Bakanlığa gönderilen ve 2014 yılı için yürürlükte bulunan Avuka tlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasında birden fazla davalıya karşı açılan davaların reddinde, ret sebebinin ortak olması hâlinde tek vekâlet ücreti ne karar verileceği ifade edilmiştir ( İrfan Çinkaya , B. No: 2014/11854, 5/10/2017, 34). 44. Davanın niteliği itibarıyla zorunlu dava arkadaşı konumunda ve müteselsil sorumluluk içerisinde bulunulan ya da aynı hukuksal nedene daya nılarak birden fazla davalı hakkında açılan uyuşmazlıklarda davanın reddinde ortak sebebe d ayanılması hâlinde temyi z mercii olan Yargıtayın ilgili Daireleri davalılar ayr ı ayr ı vekiller vas ıtas ıyla temsil edilmi ş olsalar dahi tüm daval ılar için tek bir vekâlet ücretine hükmedilece ğini kararlarında tekrar tekrar vurgulamıştır (bkz. 21, 23). 45. Bireysel başvuruya esas olan tazminat davasına konu yargılam a sürecinde Mahkeme tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin kısımlarını redde derken başvurucuların durumlarını esas almış ve davalıları ödenecek tazminattan müşte reken ve müteselsilen sorumlu tutmuştur. Bir başka ifadeyle davanın reddedilen kısmı için davalılar adına farklı bir gerekçe söz konusu değildir. 46. Mahkeme tarafından davanın tüm davalılar için aynı gerekçeyl e reddedilen kısmı nedeniyle tüm davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilirken Mahkeme ve Yargıtay kararlarında bu hususun yasal dayanağı açıklanmamıştır . 47. Bu bağlamda, 1136 sayılı Kanun, Avukatlık Asgari Ücret Tarif esi ve Yargıtay içtihatları gözetildiğinde, ortak bir sebebe dayalı olarak kısm en ret hükmü kurulan dava için reddedilen kısım üzerinden her bir davalı lehine vekâlet ücreti ne hükmedilmesi şeklinde derece mahkemesi tarafından mahkemeye erişim hakkına yönelik ol arak gerçekleştirile n müdahalenin öngörülebilir bir kanuni temelinin olmadığı açıktır . 48. Açıklanan gerekçelerle ret sebebi ortak olan davada her bir davalı lehine he m ayrı ayrı hem de her bir başvurucudan ayrı ayrı alınarak hükmed ilen vekâlet ücretleri yönünden Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahke meye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısımları şöyl edir: Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 9 (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 50. Başvurucular, yeniden yargılama yapılması ve tazminata hükme dilmesi talebinde bulunmuştur. 51. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında i se bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiy le sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 52. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 53. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile An ayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi u yarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm ak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenlem e, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırma k amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılam anın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 54. İncelenen başvuruda Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye eri şim hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla mahkemeye erişim hak kı yönünden somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmakta dır. Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 1055. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar b ulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlarda n farklı ve bireysel başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. ma ddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına y öneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikl e hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesi ni ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkeler e uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yenid en yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 56. Somut başvuruda ayrıca makul sürede yargılanma hakkının ihla l edildiği sonucuna da varılmıştır. 57. Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin ihlalin tespit edilm esiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucular a net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. 58. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 1.473,50 TL harç tutarın ın başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye erişim hakkına ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin idd ianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanm a hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, D. Anayasa nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanm a hakkı kapsamında makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, E. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin son uçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ezine Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2012/181, K.2014/192) GÖNDERİLMESİNE, F. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle, ihlalin te spiti ile giderilemeyecek olan zararlarına karşılık başvuruculara 20.000 TL tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİ NE, G. 1.473,50 TL harç tutarının başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİN E, Başvuru Numarası : 2018/25293 Karar Tarihi : 15/12/2020 11H. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 15/12 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ