(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/17180 E. , 2013/16626 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Çorlu 2.İcra Müdürlüğünün 2009/1058 sayılı talimat dosyasından, 08.06.2010 tarihinde davacıya ait işyerind…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/17180 E. , 2013/16626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Çorlu 2.İcra Müdürlüğünün 2009/1058 sayılı talimat dosyasından, 08.06.2010 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçlu ve babası olan 3.kişinin ortak olduğu işyerinde gerçekleştiğini, mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davacı 3.kişinin işyerindeki bir kısım malları borçlu ile ortak olduğu şirketten fatura karşılığı satın aldığı ve bedelini ödediği, işyerinde 3.kişinin tek başına faaliyette bulunduğunun anlaşındığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İ.İ.K'nun 96. ve onu izleyen maddelerine dayanan istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu haciz, 08.06.2010 tarihinde borçluya ait tabelanın bulunduğu ve önceden borçlu adresi olduğu sabit olana dreste yapılmıştır. İİK'nun 97/a maddesi 1.fıkrası 2.cümlesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararına olup, karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Davacı 3.kişi, borçlunun babası olup borcun doğumundan sonra 06.03.2009 tarihinde önceden borçluya ait adreste faaliyete başlamıştır.Yine borcun doğumundan sonra 20.05.2009 tarihli fatura borçlu ve 3.kişinin ortak olduğu şirket tarafından düzenlenmiştir. Borçluya ait işyeri adresinde borcun doğumundan sonra davacı babanın aynı adreste faaliyete başlaması ve 08.06.2010 tarihli haciz sırasında borçluya ait işyeri tabelasının halen duruyor olması 3.kişinin faaliyetinin devam ettiği sırada dahi borçlunun faaliyetin devam ettiğinin göstergesi olduğu, yapılan işlemlerin alacaklardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Danışıklı bir işlemin alacaklının hakların etkilemeyeceği açıktır. Yapılan işlemin bir an için danışıklı olmadığı düşünülse, dahi borçlu ve 3.kişi arasındaki ilişki işyeri devri niteliğinde olup devir İİK'nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK'nun 179.(TBK'nun202.) maddesine göre işyerini devir alan davacı devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacaktır.