Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3514 E. , 2024/2092 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3514 Karar No : 2024/2092 DAVACI : Sınırlı Sorumlu ... Kooparatifi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı Kooperatif tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/11/2021 tarih ve E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kararı gereği işlem yapılması ve İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın ihale…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3514 E. , 2024/2092 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3514 Karar No : 2024/2092 DAVACI : Sınırlı Sorumlu ... Kooparatifi VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı Kooperatif tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/11/2021 tarih ve E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kararı gereği işlem yapılması ve İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın ihalesinin taraflarına verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın özelleştirme ihalesinin iptaline ilişkin işlemin Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyada 22/02/2021 tarihinde yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, bunun üzerine ihale işlemlerine devam edilmesi için teminat mektubunun sunulduğu, ihale sonucunun beklendiği, 16/07/2021 tarihli yazı ile yine ihalenin onaylanmayarak iptaline karar verildiği, daha sonra Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce anılan dosyada esastan karar verilerek söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca onanarak kesinleşmesi üzerine kararın uygulanması ve ihalenin kendilerine verilmesi için başvuruda bulunulduğu, yürütmenin durdurulması kararından sonra gerekli işlemlerin tesis edildiği ve kararın yerine getirilmesi talebi yönünden tesis edilecek işlem olmadığı gerekçesi ile başvurunun reddedildiği, iptal kararının gereği gibi uygulanmadığı, mahkeme kararı uyarınca ihalenin onaylanması ve kendilerine verilmesi gerektiği, yürütmenin durdurulması kararı sonrasında ihale dosyasının onaya gönderilmiş ve tekrar ihalenin iptal edilmiş olmasının kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmasını engellemeyeceği, zira mahkeme kararının daha sonra verildiği ve kesinleştiği, yürütmenin durdurulması kararından sonra dosyanın onaya gönderilmesinin mahkeme kararına aykırı olduğu, kesinleşmiş mahkeme kararının bağlayıcı olduğu, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığından süre aşımı yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanabilmesi için davacıdan iade edilen geçici teminat tutarının tekrar idare hesabına yatırılmasının istenildiği, söz konusu tutarın yatırılması üzerine iptal edilen ihaleye ilişkin komisyon kararının yeniden Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu, 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin iptaline karar verildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce verilen iptal kararının onanarak kesinleşmesi üzerine bu kararın uygulanması talebiyle yapılan başvurunun dava konusu işlemle reddedildiği, yürütmenin durdurulması ve iptal kararları mahiyeti itibarıyla aynı sonucu doğurduğundan, gereği yerine getirilen yürütmenin durdurulması kararı sonrasında işlemin iptaline karar verilince bir kez daha işlem tesis edilmesinin zorunlu olmadığı, netice itibarıyla iptal kararının uygulandığı, iptal davalarında yürütmenin durdurulması, iptal ve üst merci tarafından verilen onama kararları üzerine her biri bakımından ayrı ayrı işlem tesis edilmesinin söz konusu olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacı Kooperatif tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kararı gereği işlem yapılması ve İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Tepecik Mahallesi, 2861 parsel sayılı taşınmazın ihalesinin taraflarına verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 27/07/2022 tarihli Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Tepecik Mahallesi, 2861 sayılı parselde bulunan taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihaleye ilişkin ihale komisyonu kararının 12/05/2020 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanmayarak iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin sebebinin yalnızca idarenin takdir yetkisi olarak gösterildiği ve herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin de davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı anlaşıldığından hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, davacının söz konusu kararın uygulanması talebiyle yaptığı başvurunun, yargı kararı uyarınca işlem yapılarak ihale komisyonu kararının 4046 sayılı Yasanın 3. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu ve 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile tekrar ihalenin iptaline karar verildiğinden idarece yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtilmek suretiyle reddedildiği, ihalenin iptaline ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2021/3997 sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarece yargı kararı gereklerine uygun olarak ihale komisyonu kararının Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacı iddiaları ise dava konusu işlemi kusurlandırıcı nitelik taşımamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ: Dava dosyası ile Dairemizin 2020/2439 ve 2021/3997 esasına kayıtlı dosyaların birlikte incelenmesinden, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 28/12/2016 tarih ve 2016/116 sayılı kararıyla Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Tepecik Mahallesi, 2861 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz özelleştirme kapsam ve programına alınmış, taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen 20/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı ihale komisyonu kararıyla, taşınmazın ihale şartnamesi çerçevesinde en yüksek teklifi veren davacıya satılmasına karar verilerek bu husus 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri gereğince Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmuş, 12/05/2020 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptaline karar verilmiştir. Davacı tarafından ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle Dairemizin E:2020/2439 sayılı dosyasına kayden açılan davada 22/02/2021 tarihli kararla, "... Dairemizin 24/09/2020 ve 30/12/2020 tarihli ara kararları uyarınca davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Tepecik Köyü, 2861 parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ilk ihalede en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği ve taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının Kurul kararıyla onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verildiği, aynı taşınmazın satışı için ikinci defa gerçekleştirilen dava konusu ihaleye davacının da aralarında bulunduğu üç isteklinin katılarak fiyat teklifi sunduğu, tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihaî pazarlık görüşmesi sonucunda en yüksek teklifi veren davacının teklif ettiği bedelin referans değerin üzerinde olduğu, buna karşın yaklaşık on bir ay sonra alınan Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin onaylanmayarak iptal edilmesine karar verildiği, ihalenin iptal edilmesine ilişkin sebebin yalnızca idarenin takdir yetkisi olarak gösterildiği ve dava konusu işlemin tesis edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin de davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış ihalesinin iptaline ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasına ilişkin olarak işlemlere devam edilebilmesi amacıyla 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı ihale komisyonu kararı Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulmuş, 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, "... 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı kararın; ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları dikkate alınarak onaylanmamasına ve ihalenin iptal edilmesine ..." karar verilmiştir. Dairemizin 16/11/2021 tarih ve E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kararıyla ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/04/2022 tarih ve E:2022/962, K:2022/1388 sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiş, bunun üzerine davacı tarafından 06/07/2022 tarihli dilekçe ile kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca işlem tesis edilmesi ve ihalenin taraflarına verilerek sonuçlandırılması talep edilmiş, dava konusu işlemle 22/02/2021 tarihli yürütmenin durdurulması kararı uyarınca 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı ihale komisyonu kararının bir kez daha Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunularak karar gereğinin yerine getirildiği, 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin tekrar iptal edildiği belirtilerek bu hususta yapılabilecek bir işlemin olmadığı belirtilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, ihalenin ikinci kez iptaline ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararına karşı açılan davanın, Dairemizin 15/03/2023 tarih ve E:2021/3997, K:2023/1184 sayılı kararında, "... Dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları gözetilerek takdir yetkisinin ihalenin iptali yönünde kullanıldığı, ihaleye 3 isteklinin katıldığı, bunlardan sadece davacı tarafından Değer Tespit Komisyonunca belirlenen değerin üzerinde teklif verildiği, ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin ihale komisyonu kararının 21/06/2019 tarihinde alındığı, dolayısıyla ihalede gerekli rekabetin sağlanamadığı, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu ve güncel tarih itibarıyla değer tespitinin düşük kaldığı, Cumhurbaşkanınca takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullanıldığına ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı hususları dikkate alındığında, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle reddedildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/09/2023 tarih ve E:2023/1885, K:2023/1653 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin süre itirazı geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kuralına yer verilmiştir. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un aktarılan kuralı uyarınca, idarelerin Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeleri veya eylemde bulunmaları zorunludur. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafından, ihalenin iptaline ilişkin kararın Dairemizce iptal edilmesi ve iptal kararının kesinleşmesi üzerine kararın uygulanması kapsamında ihalenin uhdesinde bırakılması ve bu yönde işlem tesis edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Dosyanın incelenmesinden, 20/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda dava konusu taşınmazın davacıya satılmasına ilişkin 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı ihale komisyonu kararının onaylanmayarak ihalenin iptali yönünde 12/05/2020 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararının tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle Dairemizin E:2020/2439 sayılı dosyasına kayden açılan davada 22/02/2021 tarihli kararla anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davalı idarece yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın yerine getirilmesine yönelik olarak 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı ihale komisyonu kararının bir kez daha Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulduğu, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları dikkate alınarak 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin onaylanmayarak yeniden iptal edildiği, bu işleme karşı açılan davanın ise reddedilerek kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda, 20/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptaline yönelik Cumhurbaşkanı kararının Dairemizce yürütmesinin durdurulmasına karar verildikten sonra idarece bu doğrultuda işlem tesis edilerek ihale kararının bir kez daha Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulduğu, ancak 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı kararla ihalenin yeniden iptaline karar verildiği, bu karara karşı açılan davanın, idarenin ileri sürdüğü gerekçeler yerinde görülerek, Cumhurbaşkanınca takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı tespitiyle reddedildiği göz önüne alındığında, 20/06/2019 tarihli ihalenin iptaline ilişkin Cumhurbaşkanı kararına yönelik Dairemizin yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının gerekleri idarece yerine getirildikten sonra esas incelemesinde işlemin iptali ve nihayette onanması üzerine ayrı işlemler tesis etmesini gerektiren bir durumun olmadığı, öte yandan Dairemiz kararı üzerine tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık görülmeyerek davanın reddedildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, davacının kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca işlem tesis edilmesi ve ihalenin taraflarına verilerek sonuçlandırılması talepli başvurusunun daha önce yürütmenin durdurulması kararı uyarınca gerekli işlemlerin tesis edildiği belirtilerek bu hususta yapılabilecek bir işlemin olmadığından bahisle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralı bulunmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kuralına yer verilmiştir. Uyuşmazlığa konu olayda, davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda 28/02/2018 tarih ve 03 sayılı İhale Komisyonu kararı ile taşınmazın en yüksek teklifi veren davacıya satılmasına karar verilmiş, 04/06/2018 tarih ve 2018/73 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla anılan İhale Komisyonu kararının onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verilmiş, ikinci kez gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklif davacı tarafından verilmiş, 21/06/2019 tarih ve 03 sayılı İhale Komisyonu kararıyla taşınmazın davacıya satılmasına karar verilerek İhale Komisyonu kararı Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmuş, 21/06/2021 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptaline karar verilmiştir. Davacı tarafından ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle Dairemizin E:2020/2439 sayılı esasına kayden açılan davada 24/09/2020 tarihli ara kararıyla diğer hususların yanı sıra "Davaya konu ihalede idarenin takdir yetkisini, İhale Komisyonu kararının onaylanmaması yönünde kullanmasının somut gerekçesinin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb. sebeplerin bulunup bulunmadığının) bildirilmesi" hususu davalı idarelerden istenilmiştir. Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca verilen 06/11/2020 tarihli cevap yazısında diğer hususların yanında, "4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri başlıklı 3. maddesinin (d) bendinde yer alan 'Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamak' hükmüne istinaden ihale onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığı Makamına sunulmuş, ancak Cumhurbaşkanlığı Makamınca takdir hakkı kullanılarak ihalelerin iptaline karar verilmiştir." şeklinde cevap verilmiştir. Anılan dosyada 22/02/2021 tarihli kararla ise "... Dairemizin 24/09/2020 ve 30/12/2020 tarihli ara kararları uyarınca davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Tepecik Köyü, 2861 parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ilk ihalede en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği ve taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının Kurul kararıyla onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verildiği, aynı taşınmazın satışı için ikinci defa gerçekleştirilen dava konusu ihaleye davacının da aralarında bulunduğu üç isteklinin katılarak fiyat teklifi sunduğu, tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihaî pazarlık görüşmesi sonucunda en yüksek teklifi veren davacının teklif ettiği bedelin referans değerin üzerinde olduğu, buna karşın yaklaşık on bir ay sonra alınan Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin onaylanmayarak iptal edilmesine karar verildiği, ihalenin iptal edilmesine ilişkin sebebin yalnızca idarenin takdir yetkisi olarak gösterildiği ve dava konusu işlemin tesis edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin de davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Tepecik Köyü, 2861 parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış ihalesinin iptaline ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasına ilişkin olarak işlemlere devam edilebilmesi amacıyla 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı İhale Komisyonu kararı Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulmuş, 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla "... 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı kararın; ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları dikkate alınarak onaylanmamasına ve ihalenin iptal edilmesine, ..." karar verilmesi üzerine anılan Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle dava açılmıştır. Bu durumda, Dairemizin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyada idarenin takdir yetkisinin İhale Komisyonu kararının onaylanmaması yönünde kullanmasının somut gerekçesinin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb. sebeplerin bulunup bulunmadığının) bildirilmesi hususunun davalı idarelerden sorulduğu, verilen cevapta herhangi bir somut gerekçe veya hukukî sebebin ortaya konulamadığı sonucuna varılarak dava konusu ihalenin iptaline ilişkin işlemin 16/11/2021 tarih ve E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kararla iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz isteminin İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/04/2022 tarih ve E:2022/962, K:2022/1388 sayılı kararıyla reddedilerek iptal kararının onandığı, devam eden süreçte anılan kararın uygulanmasına ilişkin olarak işlemlere devam edilebilmesi amacıyla 21/06/2019 tarih ve 3 sayılı İhale Komisyonu kararının birkez daha Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulduğu, ancak bu kez "ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı" gerekçeleriyle ihalenin yeniden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrası ile 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen, idarelerin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu kapsamında yargı kararına uyulmadığı dikkate alındığında, yargı kararının gerekçesi doğrultusunda işlem tesis edilmemek suretiyle Anayasa'ya açıkça aykırı olarak tesis edilen ihalenin yeniden iptaline karar verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, 20/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptaline yönelik Cumhurbaşkanı kararının Dairemizce yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi sonrasında ihalenin bir kez daha iptali yönünde tesis edilen 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk görülmediğinden, anılan ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptaline ilişkin Dairemizin 16/11/2021 tarih ve E:2020/2439, K:2021/3868 sayılı kesinleşmiş kararı uyarınca işlem tesis edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.