(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/20902 E. , 2012/24786 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının ... Ürünleri A. Ş.'de
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/20902 E. , 2012/24786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının ... Ürünleri A. Ş.'de dağıtıcı olarak 16/10/2010 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, davacının işe girdiği tarihten itibaren düzenli olarak çalışmasına rağmen davalı işverenin çalışanları yıldırmak ve istifalarını almak amacı ile branşları olmayan, aynı zamanda iş güvenliği açısından da tehlikeli işleri yapmaları için zorladığını ve bu şekilde işyerinden birçok işçinin çıkartıldığını, karşılığında da işten çıktıklarına dair evrak imzalatıldığını, davacının sağlık şartları ve iş güvenliği açısından tehlikeli, hatta yapılması imkansız görevlere verildiğini ve bu sebeple iş hastalığına yakalandığını. 17/10/2011 tarihinde davacının işyerindeki rutin dağıtımı yapmak üzere işyerine gittiğinde bölüm amiri.....'in kendisine işten çıkartıldığını, başkasının alındığını ve muhasebeye giderek zorunlu evrakları imzalaması gerektiğini söylediğini ve muhasebe müdürünün de davacıya kendi isteği ile iş akdini feshettiğine ilişkin evrakları imzalamasını, aksi takdirde maaş alacağı dahil hiç bir hakkının verilmeyeceğini aktardığını ancak davacının tüm zorlamalara rağmen evrakları imzalamadığını ve nihayet aynı gün çıkışının verildiğini, davacının iş akdinin kendi isteği ile feshinin söz konusu olmadığını ve işveren tarafından çıkartıldığını belirterek davacının işe iadesine, feshin haksız olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği 17/10/2011 tarihine kadar davalı şirketin Kocaeli Bölge Müdürlüğü bünyesinde satış operasyon elemanı görevi ile çalıştığını, 14/09/2011 tarihinde Kocaeli Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan satış operasyon elemanlarının katılımı ile gerçekleşen toplantıya haberi olmasına rağmen ve geçerli bir mazeret bildirmeden katılmadığını, bunun üzerine kendisinden 15/09/2011 tarihinde yazılı savunma istendiğini, verdiği yazılı savunmasında toplantıdan haberi olduğunu, ancak toplantıya katılmadığını ikrar ettiğini ve babasının sağlık sorunları olduğunu ve üst amirlerinden izin aldığını belirtmiş ise de, üst amirleri tarafından verilmiş bir izin bulunmadığını ve olayın ertesi günü bugün için ruta çıkmaması gerektiği amirleri tarafından kendisine bildirilmiş olmasına rağmen talimata uymayarak ruta çıktığını, bu konuda verdiği yazılı savunmasında satış müdürü ile yapacağı toplantının kendisine bildirildiğini, ancak belli bir süre bekledikten sonra yoğun sipariş nedeni ile üst amirlerinin talimatı ile ruta çıktığını, ancak yine bu şekilde bir iznin mevcut olmadığını, belirtilen yazılı uyarılar öncesinde de bu konularda defalarca şifaen uyarılmasına rağmen davacının davranışlarında olumlu bir gelişme olmadığını, davacının emir ve talimatlara uymakla yükümlü olduğunu, yöneticilerine karşı uygunsuz hal ve tavırlarının işyerinde çalışma düzeninin ve diğer çalışanların iş huzurunun bozulmasına sebebiyet verdiğini ve bu durumun davalı işveren açısından iş sözleşmesinin devamını çekilmez kıldığını ve bu sebeple davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi gereği tüm tazminatları ödenerek geçerli sebeple feshedildiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davalı işverenin 17/10/2011 tarihli fesih bildirimi ile davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca amirlerinin talimatlarına uymama ve sorumluluklarını yerine getirmeme sebebi ile davacının iş sözleşmesini feshetmiştir. Davacının 14/09/2011 tarihinde Kocaeli Bölge Müdürlüğü bünyesinde çalışan satış operasyon elemanlarının katılımıyla gerçekleşen toplantıya haberi olduğu halde ve geçerli bir mazeret bildirmeden katılmadığı, 15/09/2011 tarihinde o gün için ruta çıkmaması gerektiği amirleri tarafından kendisine bildirilmiş olmasına rağmen verilen talimata uymayarak ruta çıktığı, davacının bağlı yöneticilerinin emir ve talimatlarını sürekli sorgulayarak bunlara riayet etmemekte ısrar ettiği, uyarıldığı zaman da “ben sadece beni işe alanlarla ve genel müdürle muhatap” olurum dediği, davacının davalı işverenin hukuka uygun talimatlarına uymadığı tüm dosya kapsamı ve tanık anlatımlarından da anlaşılmaktadır. Davalının iş akdini feshi bu sebeplerle geçerli sebebe dayanmaktadır. Davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 09.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.