5. Hukuk Dairesi 2010/18666 E. , 2011/3625 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tecsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla…
**5. Hukuk Dairesi 2010/18666 E. , 2011/3625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tecsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tecsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi raporunda emsallerin satışlarının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra sonuçta piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden mahkemece raporun hükme esas alınmaması doğrudur. Ancak; 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre kamulaştırma tarihinden önceki serbest satış rayiçleri esas alınarak, taşınmazla üstün ve eksik yönleri karşılaştırıldıktan sonra arsa niteliğindeki taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiğinden, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca taşınmazın acele el koyma istemli açılan kamulaştırma davasında belirlenen bedeli esas alınarak emsal incelemesi yapılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zamanda satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal de getirtilip, emsal ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerleri de ilgili belediyeden sorularak, bu emsallere göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden acele el koyma dosyasındaki bedele hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 03.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.