1. Ceza Dairesi 2023/4745 E. , 2024/977 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi 11.02.2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca; 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilen illerde yargı alanında işleyen sürelerin, 06.02.2023 tarihinden itibaren 06.04.2023 tarihine kadar duracağı öngörüldüğünden sanık müdafinin temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.…
**1. Ceza Dairesi 2023/4745 E. , 2024/977 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi 11.02.2023 tarihli resmi gazetede yayımlanan 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca; 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilen illerde yargı alanında işleyen sürelerin, 06.02.2023 tarihinden itibaren 06.04.2023 tarihine kadar duracağı öngörüldüğünden sanık müdafinin temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2018/342 Esas, 2019/625 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında; a) Maktullere yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (iki kez) 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2020/368 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik incelemeye, sübuta, meşru savunmaya, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Maktullerin ve katılanlar ... ve ...'ın öz yeğenleri olan şahit olarak dinlenen ...'ın okul çıkışı servise binerek saat 16.00 sıralarında olay mahalinde indiği, yürüyerek evine giderken sokak içerisindeki fırının önünden geçtiği esnada ... olan sanıkların muhtemelen yakınları olan 16-17 yaşlarında bir genç ile arkasından yine aynı yaşlarda başka bir gencin şahit ...'ın yolunu keserek kendisinden para istedikleri, ...'ın üzerinde parasının olmadığını, vermeyeceğini beyan etmesi üzerine bu şahıslardan birisinin bıçak çekmesi üzerine şahit ...'ın olay yerinden kaçmaya çalıştığı esnada amcası olan ve fırında çalışan maktul ...'ın ... yeri çıkışı yürüyerek geldiği esnada olayı görmesi üzerine "Ne oluyor" diye yeğeni ...'a sorduğu, ...'ın da "Suriyeliler benden para istiyor, bıçak çektiler" demesi üzerine bıçak çeken ... şahsın maktul ...'a ve şahit ...'a küfredip olay yerinden uzaklaşıp akrabalarını telefonla çağırdıkları, bu esnada ...'ın babası ...'ın da bağrışmaları duyarak keçi otlattığı yerden olay mahaline geldiği esnada içinde birçok sanığın da bulunduğu ... beyaz bir minibüs ile kalabalık şekilde olay yerine geldikleri, olay mahaline ... gelip kendileri ile kavga edeceklerini gören maktul ...'ın kardeşi katılan ...'ı aradığı, ... kendilerine saldırdığını söylediği, bu esnada ... şahısların maktul ... ile kardeşi ...'e saldırdıkları, kardeşlerinin Suriyeliler tarafından saldırıya uğradığını duyan katılan ...'ın arabası ile katılan ... ve maktul ...'ı arabaya alarak olay mahaline gittikleri, daha arabadan iner inmez 1986 doğumlu sanık ...'nın maktullere ve katılanlara öldürmek kastıyla yakın mesafeden ateş etmeye başladığı, ilk önce katılan ...'ın sol kolundan yaralanması üzerine sanık ... ile aralarında beş metre mesafe olduğu, sanık ...'nın ateş etmeye devam ettiğini gören ...'ın sanığı etkisiz hale getirmek amacıyla sopa ile kafasına vurması üzerine bu sefer de sanık ...'nın katılan ...'ı sol kalçasından yaraladığı, daha sonra sanığın katılan ...'ı öldürme kastı ile ateş ederek birçok yerinden yaraladığı, maktul ...'ın sanığın elinden silahı almaya çalıştığı esnada sanığın maktulü vurarak öldürdüğü, sanığın daha sonra maktul ...'ı da yakın mesafeden vurarak öldürdüğü, sanık 1986 doğumlu ...'nın suçta kullandığı Lama marka 7.65 mm çapındaki tabancayı alarak olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, savunma hakkının ihlal edilmediği, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tanık ve katılanların beyanlarıyla saptandığı, gerek maktullerden gerekse katılanlardan sanığa yönelik haksız tahrik oluşturacak herhangi bir eylem bulunmadığının anlaşıldığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Teşebbüs Derecesi Yönünden Sanığın katılanlara silah ile ateş etmesi nedeniyle katılan ...'da ön kol ve intergluteal bölgede mermi giriş ve çıkışları saptandığı, yaralanmasının ... tehlike ya da kemik kırığı oluşturmadığı, katılan ...'de de sol uyluk bölgesinde giriş ve çıkış deliği meydana geldiği, meydana gelen bu yaralanma nedeniyle katılanda ... tehlike ya da kemik kırığı oluşturmadığının anlaşıldığı olayda;, katılanlardaki yaralanmaların niteliği dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi ile yapılan uygulama sırasında makul ile asgari arasında ceza tayin edilmesi gerekirken, makul hadden ceza tayin edilerek fazla cezalar tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2020/368 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan teşebbüste belirlenen cezanın fazlalığı nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 18.01.2023 tarihli ve 2020/368 Esas, 2023/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk tarafından ... olduğu değerlendirilen kimliği belirlenemeyip muhtemelen sanığın akrabası olduğu düşünülen kişi veya kişilerin ...'dan bıçakla para istediği, olayı gören ve ...'ın amcası olan ...'ın ...’dan konuyu öğrendiği, ...’dan bıçakla para isteyen kişinin küfrederek oradan kaçıp gittiği, bu esnada ...'ın babası ...'ında olay yerine geldiği, olay yerine ... de geldiği, ... kendilerine saldıracaklarını düşünen ...'ın telefonla kardeşi ...'ı aradığı, bu esnada ... ... ve ...’a saldırdıkları, ...'ında ... ve ...'ı alarak arabayla olay yerine geldiği, daha gelir gelmez sanık ...’nın öldürme kastıyla ateş ettiğinin ortaya konduğu gerekçesiyle maktüller ... ve ...’a yönelik kasten öldürme suçlarından mütevellit onama kararları verilmiş ve katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde teşebbüste ceza seviyesinin fazla belirlendiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ise de sanık hakkında asgari seviyede tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaati ile karara muhalifiz şöyle ki; olayın ne şekilde cereyan ettiğine ilişkin objektif tanık beyanları bulunmadığı, olayların ...'ın bıçakla tehdit edilerek parasının alınmak istenmesi neticesinde başladığı düşünüldüğünde para isteyen kişinin kim olduğunun belirlenememesi karşısında ilk haksız hareketin sanıktan geldiği şeklinde değerlendirme yapılamayacağı, bahsi geçen para isteme vakası sebebiyle önce ... ve ...'ın amcası ve babası olan ... ile ...'ın Suriyelilere doğru gittikleri, burada Suriyelilerle karşılaşmaları sebebiyle tartışma çıktığı, nitekim bu sebeple telefonla ...'ı arayarak olay yerine çağırdıkları, ...'ın yanında ... ve ... ile birlikte olay yerine geldiği, olayın gelişimini ..., ... ve ... geldiğinde sanık doğrudan ateş etti şeklinde anlatan olduğu gibi maktul taraf geldiğinde sanık önce havaya ateş etti, bir kişi sanığın ateş etmesinin engellenmesi için sanığın kafasına vurdu, ardından sanık karşı tarafa ateş etti şekilde beyanlar da bulunduğu, sanığın ise savunmasında kendisine önce iki kişinin sataştığını, bilahare kalabalığın geldiğini, önce kendisine saldırıldığını, bu sebeple ateş etmek zorunda kaldığını savunduğu, sanığın ilk haksız hareketin kendisinden gelmediğine dair savunmasının aksinin kesin olarak kanıtlanmadığı, olayın oluş şekli itibariyle her iki tarafında kavgayı başlatmış olabileceği, sanığın hiçbir saldırı altında değilken ateş ettiğini kabul etmenin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık lehine tüm eylemlerden tahrik sebebiyle asgari seviyede indirim yapılarak hüküm kurulması gerekmektedir.