Başvuru 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında verilen tapunun iptali nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında verilen tapunun iptali nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/3/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1959 doğumlu olup Kocaeli'nde ikamet etmektedir.A. Hak Sahipliğinin İptaline İlişkin Süreç Başvurucu, Kocaeli'nin Gölcük ilçesi İhsaniye beldesi Denizevler Mahallesi'nde kâin bir taşınmazın malikidir. Anılan taşınmaz üzerinde iki işyeri, dört konut inşa edilmek üzere 27/6/1994 tarihinde yapı ruhsatı alınmıştır. İnşa edilen binaya ilişkin yapı kullanma izni (iskân ruhsatı) alınmamıştır. 17/8/1999 tarihinde meydana gelen Kocaeli'nin Gölcük ilçesi merkezli depremden sonra düzenlenen 10/9/1999 tarihli hasar tespit raporunda, anılan taşınmaz üzerinde bulunan yapının ağır hasarlı olduğu ifadelerine yer verilmiştir. Raporda ayrıca taşınmazın "yeni inşaat" olduğu saptaması da yer almaktadır. Başvurucu 15/11/1999 tarihli talep ve taahhütname ile 7269 sayılı Kanun hükümleri uyarınca inşaat yardımı yapılması talebinde bulunmuştur. Mahallî Hak Sahibi İnceleme Komisyonunca (Komisyon) yapılan incelemeden sonra 14/5/2000 tarihinde başvurucunun hak sahipliği kabul edilerek yeniköy kalıcı konutlarındaki bir konut başvurucuya tahsis edilmiş ve söz konusu konutun tapusu başvurucu adına tescil edilmiştir. Sonradan yapılan detaylı araştırma neticesinde başvurucunun yıkılan konutunun deprem sırasında inşaat hâlinde olduğu gerekçesiyle 24/4/2007 tarihli işlemle hak sahipliği iptal edilmiştir. Başvurucu bu işleme karşı Kocaeli İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; inşaatın depremden önce tamamlandığını ve 7/5/1999 tarihinden itibaren anılan konutta oturulmaya başlandığını, dolayısıyla hak sahipliğinin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İdare Mahkemesince 18/5/2011 tarihli kararla dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde 7269 sayılı Kanun'un maddesine atıfta bulunularak yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan binalardan ötürü hak sahibi olunabilmesi için afet tarihi itibarıyla bu binaların ikamet etmeye elverişli olması ve inşaat hâlinde bulunmaması gerektiği görüşü izhar edilmiştir. Gerekçede, başvurucunun taşınmazın inşaat hâlinde olduğu tespitini içeren 10/9/1999 tarihli hasar tespit raporuna herhangi bir itirazda bulunmadığı hatırlatılmıştır. İdare Mahkemesi ayrıca başvurucunun anılan konutta oturduğunu ispatlayan elektrik, su, doğal gaz ve benzeri tüketim faturaları sunamadığını vurgulamıştır. İdare Mahkemesi sonuç olarak başvurucunun söz konusu konuta ilişkin olarak deprem öncesi döneme ait faturaları ibraz edemediğini ve konutun inşaat hâlinde olduğuna dair 10/9/1999 tarihli tespite itiraz etmediğini gözeterek hak sahipliğinin bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu karar Danıştay Ondördüncü Dairesinin (Danıştay) 27/11/2012 tarihli kararıyla onanmış; karar düzeltme istemi de Danıştayın 30/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu 8/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 7269 sayılı Kanun kapsamında kabul edilen hak sahipliğinin iptali nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet etmiştir. Anayasa Mahkemesi başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine 21/6/2017 tarihinde karar vermiştir (Müslim Şentürk, B. No: 2014/49/30, 21/6/2017). Anayasa Mahkemesi başvurucunun konutun depremden önce tamamlandığı ve 7/5/1999 tarihinden itibaren anılan konutta oturulmaya başlandığı iddiasını ispatlamaya yönelik olarak konuta taşındığını gösterir nakil ilmühaberini, belediye tarafından düzenlenen ve su aboneliğinin bulunduğunu gösteren 28/12/1999 tarihli yazıyı, yine Belediye tarafından tanzim edilen ve ihtilaf konusu konutta yapı kullanma izni alınmadan iskân edildiğini belirten bir yazı ile başvurucunun değinilen konutta ikamet ettiğini ifade eden 2/9/1999 tarihli muhtarlık yazısını derece mahkemelerine sunduğuna dikkat çekmiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca başvurucu tarafından aboneliklerini gösteren belgelerin verilmesi ilgili kamu kurumlarından istendiği hâlde aboneliklere ilişkin bilgi ve belgelerin bulunduğu binaların yıkıldığı gerekçesiyle bunların başvurucuya verilmediğini vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi son olarak dosyada bulunan 10/9/1999 tarihli raporun başvurucunun imzasını taşımadığına işaret etmiştir. Tüm bu hususları değerlendiren Anayasa Mahkemesi başvurucunun depremden önce anılan konutta oturduğu açık olduğu hâlde derece mahkemelerinin aksi sonuca ulaşmasının bariz takdir hatasına dayandığı kanaatine vararak başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi giderim olarak yargılamanın yenilenmesine hükmetmiş ve kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İdare Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yeniden yargılama yapılarak 7/6/2018 tarihli kararla idari işlemin (hak sahipliğinin iptaline ilişkin işlemin) iptaline karar verilmiştir. İdare Mahkemesi Anayasa Mahkemesinin ihlal kararındaki gerekçelere dayanmıştır. İdare Mahkemesi kararı Dairenin 18/10/2018 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme istemi ise Dairenin 18/12/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. B. Tapu İptaline İlişkin Süreç Hazine tarafından 15/10/2014 tarihinde başvurucu aleyhine Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) tapu iptali ve tescil davası açılmıştır. Dava dilekçesinde, başvurucunun hak sahipliğinin 24/4/2007 tarihli işlemle iptal edildiği ve bu işleme karşı Kocaeli İdare Mahkemesinde açılan davanın reddedilerek kararın kesinleştiği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde, hak sahipliği kapsamında başvurucuya verilen tapunun iptal edilmesi talep edilmiştir. Başvurucu, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde hak sahipliğinin iptaline ilişkin işlem için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğunu ve Anayasa Mahkemesinin vereceği kararın neticesinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 21/4/2015 tarihinde davayı kabul ederek başvurucu adına kayıtlı olan tapunun iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun hak sahipliğinin iptaline ilişkin işleme karşı açılan davanın İdare Mahkemesince reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği vurgulanarak tapunun iptali ile Hazine adına tesciline hükmedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucu bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçesinde başvurucu, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğunu ve Anayasa Mahkemesinin vereceği kararın neticesinin beklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay) 24/10/2018 tarihinde temyiz istemini reddederek Asliye Hukuk Mahkemesi kararını onamıştır. Başvurucu 19/11/2018 tarihinde karar düzeltme yoluna müracaat etmiştir. Karar düzeltme dilekçesinde başvurucu, Anayasa Mahkemesinin 21/6/2017 tarihli ihlal kararı üzerine İdare Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucu hak sahipliğinin iptaline ilişkin idari işlemin iptal edildiğini belirtmiştir. Ayrıca karar düzeltme dilekçesinde böylece hak sahipliğinin tespit edildiğini ve tapunun iptalinin kanuni dayanağının kalmadığını ifade etmiştir. Yargıtay 7/2/2019 tarihli kararla, kararın düzeltilmesi sebeplerinden hiçbirinin bulunmadığını belirterek karar düzeltme istemini reddetmiştir. Nihai karar 26/2/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili mevzuat için bkz. Müslim Şentürk, §§ 19-