İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/09/2022 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/09/2022 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince poliçelendirilen ve teminat altına alınan diğer davalı ... Ltd.Şti. adına tescilli, davalı ... ın sev ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını, 01.08.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasında davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında 24.717,19 TL bedelli hasar meydana geldiğini ve aracın değer kaybına uğradığını, kaza tespit tutanağı ile birlikte davalı araç sigortacısı davalı ... Sigorta'ya hasar bedelinin tazmini için başvuruda bulunduklarını ancak, sigorta şirketinin taraflarına herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı ise de, müvekkil şirketin işleten sıfatında olmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın 01.05.2019 tarihli uzun süreli araç kira sözleşmesi ile diğer davalı ... Tic.A.Ş. ye uzun süre kiralandığını, anılan sözleşmede belirtilen tüm araçlar ve kazaya karışan ... plakalı aracın kiracı şirkete bırakıldığını, kazanın meydana geldiği tarihte kazaya karışan ... plakalı araçta kiracı şirketin fiili tasarrufta bulunduğunu, kaza tarihinden sonra ... plakalı aracın kiracı şirket tarafından satın alındığını, işletenin meydana gelen değer kaybından, kazanç kaybından ve diğer zararlardan sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Teknik ...şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalandığını, ilgili ZMMS poliçesi uyarınca ... plakalı aracın sebep olacağı zararların sigorta teminatı altına alındığını, riziko gerçekleşmesi durumunda birinci derecede sorumlunun sigorta şirketi olacağını, bu nedenle müvekkili şirketin dava konusu uyuşmazlık kapmasında taraf sıfatının bulunmaması ve husumetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle HMK 114. maddesi uyarınca pasif husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmasından sonra 15 gün içerisinde sigorta şirketinin başvuruyu cevaplamak zorunda olduğunu, davanın direkt olarak sigorta şirketine yapılması gerektiğini, dava konusu kazanın davacının kusuru nedeniyle, trafik kurallarını ihlal etmesi nedeni ile meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; " ... yönünden; davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, diğer davalılar yönünden; davanın kabulü ile; 12.000,00 TL değer kaybı tazminatının ... ve ...'dan 21.08.2021 tarihinden, davalı ... Sigorta yönünden 15.01.2021 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Ltd Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ibraz edilen dava dilekçesinde "davalılardan ... A.Ş. ile diğer davalı ... Ltd. Şti. arasında kazaya karışan araca ilişkin kiralama akti söz konusu olduğundan (ilk oturum sürecinde öğrenilmiştir.) ... A.Ş. arabuluculuk sürecine görüşmeler aşamasında dahil dilmiş olup işleten sıfatı ile sorumlu olduğundan davalı sıfatına da haiz bulunmaktadır...." şeklinde beyanda bulunduğunu, bu nedenle davacının eldeki davayı açarken ... A.Ş.yi taraf göstermesi ve uzun süreli kira sözleşmesini bilmemesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını, müvekkili yönünden husumet bulunmadığına dair karar verilmiş olup, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Somut olayda, davalı ... Ltd. Şti adına tescilli iken uzun süreli kiralama sözleşmesi ile diğer davalı ... A.Ş.ye kiralandığı anlaşılan ... plakalı aracın davacıya ait araca çarpması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı tarafından arabuluculuğa yapılan müracaat üzerine araç maliki ... Ltd. Şti adına tescilli olan ... plakalı aracın diğer davalı ... A.Ş.ye uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı tespit edilmiş, bu şirket arabuluculuk görüşmelerine dahil edilmiş, dava açılırken de her iki şirket eldeki davada taraf olarak gösterilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun beyan veya belgelerin kullanılamaması başlıklı 5. maddesinde; " (1) Taraflar, arabulucu veya arabuluculuğa katılanlar da dâhil üçüncü bir kişi, uyuşmazlıkla ilgili olarak hukuk davası açıldığında yahut tahkim yoluna başvurulduğunda, aşağıdaki beyan veya belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz: a) Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği. b) Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler. c) Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü. ç) Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler. (2) Birinci fıkra hükmü, beyan veya belgenin şekline bakılmaksızın uygulanır. (3) Birinci fıkrada belirtilen bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya herhangi bir idari makam tarafından istenemez. Bu beyan veya belgeler, birinci fıkrada öngörülenin aksine, delil olarak sunulmuş olsa dahi hükme esas alınamaz. Ancak, söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir. (4) Yukarıdaki fıkralar, arabuluculuğun konusuyla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, hukuk davası ve tahkimde uygulanır. (5) Birinci fıkrada belirtilen sınırlamalar saklı kalmak koşuluyla, hukuk davası ve tahkimde ileri sürülebilen deliller, sadece arabuluculukta sunulmaları sebebiyle kabul edilemeyecek deliller haline gelmez. " hükmü düzenlenmiştir. Bu duruma göre; her ne kadar davacının müracaatı üzerine yapılan arabuluculuk görüşmesi esnasında ibraz edilen uzun süreli kira sözleşmesi ile davalı ... Ltd. Şti. adına tescilli ... plakalı aracın diğer davalı ... A.Ş.ye kiralandığı anlaşılmış ise de; Arabuluculuk Kanunu'nun yukarıda belirtilen düzenleme karşısında arabuluculuk aşamasında elde edilen belgeler ile beyanların daha sonradan dava aşamasında kullanılamayacağı sabit olup, davacı tarafından araç işleteni olmadığını bilerek davalı ... Ltd. Şti. aleyhine dava açıldığından söz edilemeyeceğinden bu davalı lehine vekalet ücretine yer olmadığına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalı ... Ltd. Şti.'nin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı ... Ltd. Şti.den alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3- Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...