Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7187 E. , 2024/2598 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7187 Karar No : 2024/2598 DAVACILAR : 1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLLERİ : Av. … DAVALILAR : 1- … - ... 2- … Müdürlüğü - … VEKİLLERİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 2012 yılı yatırım programında yer alan "Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması)" projesinin yapımı amacıyla, ekli haritada gösterilen güzergah ve alanlarda bulunan taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7187 E. , 2024/2598 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/7187 Karar No : 2024/2598 DAVACILAR : 1- … 2- … 3- … 4- … VEKİLLERİ : Av. … DAVALILAR : 1- … - ... 2- … Müdürlüğü - … VEKİLLERİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 2012 yılı yatırım programında yer alan "Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması)" projesinin yapımı amacıyla, ekli haritada gösterilen güzergah ve alanlarda bulunan taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 09/09/2012 tarihli ve 28406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 13/08/2012 tarih ve 2012/3604 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, Davutpaşa Mahallesi, 81 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI: Acele kamulaştırma kararının gerekçesinin olmadığı, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin ortaya konulmadığı, kararın alındığı 2012 yılından bu yana hiçbir işlem yapılmadığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, acelelik halinin mevcut olmadığı, davaya konu kararın iptali gerektiği ileri sürmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, ilgili kamulaştırma planında 2 yıl süreli geçici irtifak kamulaştırma yapılmasının öngörüldüğü, Asliye Hukuk Mahkemesinde düzenlenen bilirkişi raporunda kamulaştırma planı dikkate alınmadan, taşınmazın tamamının kamulaştırma bedeli hesaplandığından, kararın ve hükme esas bilirkişi raporunun kamulaştırma planına uygun olmayan şekilde hazırlandığı fark edildiği için hükmedilen acele kamulaştırma bedelinin yatırılmadığı, daha sonra anılan taşınmazın 2 yıl geçici irtifak gerektirecek şekilde kullanılma gereğinin kalmaması nedeniyle ayrıca dava açılmadığı, kamulaştırma bedeli yatırılmadığından ortada bir acele kamulaştırma kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığa konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı ve açılmış bedel tespiti ve tescili davasının da bulunmadığı, tapuda taşınmaz üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının da kaldırıldığı, kamulaştırma planının iki yıl süreli geçici irtifak amacıyla yapılmış olduğu ve kamulaştırma planının üzerinden 4 yıldan uzun süre geçmiş olduğu, tapu kaydında kısıtlayıcı bir şerh bulunmadığı hususları değerlendirildiğinde açılan davanın haklı bir hukuki dayanağının bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir DANIŞTAY SAVCISI GÜL …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; 2012 yılı yatırım programında yer alan "Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması)" projesinin yapımı amacıyla, ekli haritada gösterilen güzergah ve alanlarda bulunan taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 09/09/2012 tarihli ve 28406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 13/08/2012 tarih ve 2012/3604 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının, Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, Davutpaşa Mahallesi, 81 parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No'lu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanunun 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; DSİ Genel Müdürlüğünün … tarih ve ... sayılı kararı ile, Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması) projesinin yapımı amacıyla kamu yararı kararı alındığı;. dava konusu 13/08/2012 tarih ve 2012/3604 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın 2012 yılı yatırım programında yer alan "Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması)" projesinin yapımı amacıyla, ekli haritada gösterilen güzergah ve alanlarda bulunan taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği; DSİ Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile; Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, Davutpaşa Mahallesi, … ve … parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma kararı alındığı ve anılan karar doğrultusunda 19/07/2019 tarihli "Hatay - Amik-Afrin Sulaması 1.Ünite Takviye Tesisleri Davutpaşa Regülatörü Bağlantı Seddesi, Mansap Seddesi, Geçici Derivasyon Kanalı ve Ulaşım Yolu" kamulaştırma planının hazırlandığı anlaşılmakta ise de davalı idareler tarafından verilen cevap dilekçesinde, 2 yıl süreli geçici irtifak gerektirecek şekilde kullanılma gereği kalmayan uyuşmazlığa konu taşınmaza fiilen el atılmadığı, acele el koyma bedeli yatırılmadığı gibi, taşınmaz hakkında açılmış bedel tespiti ve tescili davasının bulunmadığı, taşınmaz üzerine tapuda konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı, kamulaştırma planının iki yıl süreli geçici irtifak amacıyla yapılmış olduğu ve kamulaştırma planının üzerinden 4 yıldan uzun süre geçtiği, tapu kaydında kısıtlayıcı bir şerh bulunmadığı hususunun belirtildiği görülmüştür. Bu durumda; davalı idareler tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılması ihtiyacının ortadan kalktığının belirtildiği, gelinen aşamada uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceği ve dava konusu işlemin ise geri alınmadığı dikkate alındığında, kamulaştırılmayacak taşınmaz hakkında dava konusu acele kamulaştırma kararının alınmasında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dava konusu 13/08/2012 tarih ve 2012/3604 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının dava konusu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacılar vekili tarafından verilen 10/01/2024 tarihli dilekçe ile duruşma talebinde bulunulmuş ise de; 2577 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca dava dilekçesi ile cevap ve savunmalar ile duruşma talebinde bulunulması gerektiğinden, dosya tekemmül ettikten sonra yapılan duruşma talebi yerinde görülmeyerek, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : DSİ Genel Müdürlüğünün … tarih ve ... sayılı kararı ile, Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması) projesinin yapımı amacıyla kamu yararı kararı alınmıştır. Dava konusu 13/08/2012 tarih ve 2012/3604 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın 2012 yılı yatırım programında yer alan "Amik-Afrin (Reyhanlı Barajı ve Sulaması)" projesinin yapımı amacıyla, ekli haritada gösterilen güzergah ve alanlarda bulunan taşınmazların Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. DSİ Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile; Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, Davutpaşa Mahallesi, … ve … parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılması amacıyla kamulaştırma kararı alınmıştır. Anılan kamulaştırma kararı doğrultusunda 19/07/2019 tarihli "Hatay - Amik-Afrin Sulaması 1.Ünite Takviye Tesisleri Davutpaşa Regülatörü Bağlantı Seddesi, Mansap Seddesi, Geçici Derivasyon Kanalı ve Ulaşım Yolu" kamulaştırma planı hazırlanmıştır. Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacılara ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından; İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir. Acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir. Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir. Uyuşmazlıkta, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacılara tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacılar tarafından öğrenme tarihi üzerine süresi içerisinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: Uyuşmazlıkta; davalı idareler tarafından verilen cevap dilekçesinde, 2 yıl süreli geçici irtifak gerektirecek şekilde kullanılma gereği kalmayan uyuşmazlığa konu taşınmaza fiilen el atılmadığı, acele el koyma bedeli yatırılmadığı gibi, taşınmaz hakkında açılmış bedel tespiti ve tescili davasının bulunmadığı, taşınmaz üzerine tapuda konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı, kamulaştırma planının iki yıl süreli geçici irtifak amacıyla yapılmış olduğu ve kamulaştırma planının üzerinden 4 yıldan uzun süre geçtiği, tapu kaydında kısıtlayıcı bir şerh bulunmadığı hususunun belirtildiği görülmüştür. Bu durumda; davalı idareler tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılması ihtiyacının ortadan kalktığının belirtildiği, gelinen aşamada uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir acelelik halinden bahsedilemeyeceği ve dava konusu işlemin ise geri alınmadığı dikkate alındığında, kamulaştırmayacak taşınmaz hakkında acele kamulaştırma kararının alınması, mülkiyet hakkına müdahaleyi ölçüsüz ve orantısız kılacağından, dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu acele kamulaştırma kararının uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 4.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.