Başvuru; kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilen fiziksel şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının, suç isnadına ilişkin yargılama sürecinin uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kolluk görevlileri tarafından gerçekleştirilen fiziksel şiddet nedeniyle kötü muamele yasağının, suç isnadına ilişkin yargılama sürecinin uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Mersin İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı kolluk kuvvetleri 22/11/2013 tarihinde devriye olarak görev yaptıkları esnada başvurucu ve yanında bulunan arkadaşından şüphelenmeleri üzerine kimlik kontrolü yapmak istemiş ancak dirençle karşılaşmaları nedeniyle başvurucuyu zor kullanarak resmî ekip otosuna almışlardır. Başvurucunun araca alınması sırasında ve araç içinde arbede yaşanmıştır. Başvurucunun iddiasına göre polis memuru A., kendisine fiziksel şiddet uygulamış; sövmüş ve hakaret etmiş, polis memurlarının iddiasına göre de başvurucu memurlara direnmiş ve hakarette bulunmuştur. Olayın akabinde düzenlenen genel adli muayene raporunda başvurucunun göğüs bölgesinde ekimozların olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbi müdahale ile tedavi edilebileceği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun olayın ertesi günü özel bir sağlık kurumuna başvurması üzerinde düzenlenen raporda boyun bölgesinde ekimoz tespit edildiği görülmektedir. Diğer taraftan polis memuru A.nın da kollarında kızarıklık olduğu genel adli muayene raporu ile kayıt altına alınmıştır. Söz konusu sürece ilişkin olarak olayın hemen akabinde başlatılan soruşturma kapsamında alınan ifadelerde başvurucu ve arkadaşı özetle arsa bakmak için bulundukları alanda kolluk görevlilerinin yanlarına gelerek kimlik sorduklarını, zorla kendisini (başvurucuyu) araca bindirdiklerini, kendisine (başvurucuya) fiziksel şiddet uygulayarak hakaret ettiklerini belirtmiştir. Kolluk görevlileri de ifadelerinde başvurucunun ekip otosu ve üniformalı memurları görmesine karşın görevli memura kimlik sorarak "Polis üniformasını herkes giyiyor, üzerindeki kıyafet 5 TL." demek suretiyle kimlik kontrolüne direndiğini, hakaret ettiğini ileri sürmüştür. Soruşturma sonunda polis memuru A. hakkında yaralama ve hakaret, başvurucu hakkında da görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçu isnadıyla iddianame düzenlenmiştir (Aynı iddianamede başvurucunun polis merkezine gelen yakınları ve diğer polis memurları hakkında da çeşitli suç isnadlarında bulunulmuş ise de söz konusu isnatların beraat kararı ile neticelenmiş olması ve bireysel başvuruya konu şikâyetin değerlendirmesine bir etkisinin bulunmaması karşısında anılan hususlar ceza yargılaması süreci bağlamında ayrıca detaylandırılmamıştır.). 11/2/2014 tarihli iddianameyi kabul eden Mersin Asliye Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi) 22/12/2014 tarihli kararı ile başvurucunun iddiasını ve adli muayene raporundaki tespiti gerekçe göstererek polis memuru A.nın yaralama suçunu işlediği sonucuna ulaşmış ve 4 ay hapis cezasına hükmetmiştir. Ceza Mahkemesi, fiilin başvurucunun tahriki altında gerçekleşmesini, A.nın yargılama aşamasındaki davranışlarını takdirî indirim nedeni olarak değerlendirmek suretiyle hapis cezasını 2 ay 15 gün olarak belirlemiş ve cezanın türünü/miktarını, A.nın suç işlemeyeceği yönünde oluşan kanaati, giderilecek somut bir zararın bulunmaması hususlarını temel alarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermiştir. Başvurucu yönünden ise görevli memura mukavemet suçu nedeniyle 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmeden Ceza Mahkemesi söz konusu cezanın ertelenmesine hükmetmiştir. Mahkeme, hem A. hem de başvurucuya yönelik hakaret suçuna ilişkin isnad yönünden ise yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat hükmü kurmuştur. Başvurucunun, 22/12/2014 tarihli hükmün, A. hakkında kurulan HAGB kısmına yönelik itirazı Mersin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 4/3/2015 tarihinde reddedilmiş ve hüküm bu yönden kesinleşmiştir. Diğer taraftan başvurucunun, hakaret suçuna ilişkin A. hakkında kurulan beraat hükmü ve kendisi hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükme yönelik temyiz istemi ise Yargıtay Ceza Dairesi tarafından 8/1/2019 tarihinde reddedilerek anılan kısım yönünden hüküm kesinleşmiştir. Başvurucu, Yargıtay ilamını 28/5/2019 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 25/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon tarafından başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.