1. Hukuk Dairesi 2010/1191 E. , 2010/3712 K. "" MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/1114 esas, 1999/541 karar sayılı ilamı ile Bahtılı Köyünde 7.792 m2.lik taşınmazın davacı M.adına, aynı mahkemenin 1999/544 esas, 1999/737 karar sayılı ilamı ile de 361 m2.lik taşınmazın davacı S.adına tesciline karar verildiğini, tapu sicil müdürlüğünce her iki ilamın infazı ha…
**1. Hukuk Dairesi 2010/1191 E. , 2010/3712 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/1114 esas, 1999/541 karar sayılı ilamı ile Bahtılı Köyünde 7.792 m2.lik taşınmazın davacı M.adına, aynı mahkemenin 1999/544 esas, 1999/737 karar sayılı ilamı ile de 361 m2.lik taşınmazın davacı S.adına tesciline karar verildiğini, tapu sicil müdürlüğünce her iki ilamın infazı halinde mükerrer tescilin söz konusu olacağından infazın yapılamadığını, davacı M.adına tescil edilen 7.792 m2.lik yerin yeniden ölçümde 12.744 m2 olduğunun belirlendiğini, zilyetliklerinin 30-35 yıldır devam ettiğini ileri sürüp mahkeme kararlarına konu alanların sınırları tespit edilerek 12.744 m2.lik taşınmazın davacı M.adına, 361. m2.lik yerin davacı Süleyman adına tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine, dava konusu taşınmazlar hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları olduğunu, ilama konu yerden fazla kısım için tescil isteğinin yerinde olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalı M., aynı konuda açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazlar ile ilgili kesinleşmiş mahkeme kararları olduğu, tescil ilamı dayanağı krokilerin çakıştığından infazının mümkün olmadığı, yapılan uygulamada koordinatlı sistemde inceleme yapılarak davaya konu alanların miktar ve yüzölçümlerinin farklılık arz ettiğinin belirlendiği gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı Hazine ve dahili davalı M.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi .raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, davacılar M. S. ve dahili davalı M.’in hazine aleyhine açmış oldukları davalar neticesinde elde ettikleri tescil ilamlarının tedahül ettikleri (iç içe girdikleri) gerekçesiyle infaz edilemediği sebebine dayalı tescil ve elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Gerçekten de, keşfen elde edilen bilirkişi raporlarında duraksamaya yer bırakmayacak şekilde davacılar M.ve S.ile dahili davalı M.’in tescil ilamları kapsamlarının belirlendiği ve buna göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan kapsam belirlemeye ilişkin bilirkişi raporları fenni esaslara dayandığından ve önceki kesinleşen kararların mesnedini teşkil eden bilirkişi raporları da irdelenmek suretiyle yer belirlemesi yapıldığından bu hususlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak; davalı Hazinenin taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı ve kendisine husumet tevcih edilmesi gereken bir yönünde olmadığı gözetilmek suretiyle davalı Hazine yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönde bir hüküm tesis edilmediği gibi yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi de doğru değildir.