Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1312 E. , 2025/1475 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1312 Karar No : 2025/1475 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN : ... Defterdarlığı ( ... Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... Sitesi Yöneticiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/10/2024 tarih ve E:2023/4859, K:2024/5485 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. S…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1312 E. , 2025/1475 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1312 Karar No : 2025/1475 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN : ... Defterdarlığı ( ... Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... Sitesi Yöneticiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/10/2024 tarih ve E:2023/4859, K:2024/5485 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede öne sürülen hususlar, kararın düzeltilmesini sağlayacak nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü: Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın düzeltilmesini gerektirecek nitelikte görüldüğünden, Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/10/2024 tarih ve E:2023/4859, K:2024/5485 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısımlarına ilişkin davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusu yeniden incelendi: Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9'uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.'' hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. " kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5/3.maddesinde; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece 03/06/2014 tarihli Ecrimisil Kıymet Takdir Kararıyla, ecrimisil istenilen dönem sonu olan 2013 yılı için işgal edilen alanın birim bedelinin 31,50-TL/m2 olarak belirlendiği, uyuşmazlığın çözümü için ilk derece Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bunun sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda ise; dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın 2013 yılı için birim bedelinin 8,42-TL/m2 olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporda ecrimisile konu taşınmazın Veysipaşa sokağına cepheli olduğu ve emlak vergisine esas asgari değerinin 2010 yılı için 1300,00TL/m2 olduğu belirtilip işgal dönemine ait diğer yıllar için ise herhangi bir veri belirtilmediği, ecrimisil istenilen 28/06/2008-27/06/2013 tarihleri arasındaki dönem dikkate alındığında, 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nden sonraki dönem için bilirkişi heyeti tarafından emlak vergi değerine esas asgari birim değerlerinin dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun, emsal araştırılması yapılmadan, bedele yönelik herhangi bir somut değer sunulmadan sadece davacı tarafından sunulan emsal gözetilmek suretiyle soyut değerlendirmeler yapılarak ecrimisil bedelinin takdir ve tespit edildiği, ayrıca ecrimisil istenilen dönem dikkate alındığında 336 sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliğinin yürürlüğe girdiği 20/08/2011 tarihinden sonrası için bu Tebliğin 5/3.maddesinde düzenlenen kuralın da dikkate alınmadan ecrimisil bedelinin belirlendiği, bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda bulunan bedelin ise dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın gerçek ecrimisil miktarını yansıtmadığı açıktır. Bu durumda, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi ile varsa kesinleşen idari yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.