TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ADİL İBRAHİM ÇEYREK VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/15166) Karar Tarihi: 18/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : M. Emin ŞAHİNER Başvurucular : 1. Adil İbrahim ÇEYREK 2. Antoni M İNAKOVSK İ 3. Aynur ÇEYREK 4. Helene R İZİ 5. Hirisa M İNAKOVSK İ 6. İbrahim Emre ÇEYRE
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ADİL İBRAHİM ÇEYREK VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/15166) Karar Tarihi: 18/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : M. Emin ŞAHİNER Başvurucular : 1. Adil İbrahim ÇEYREK 2. Antoni M İNAKOVSK İ 3. Aynur ÇEYREK 4. Helene R İZİ 5. Hirisa M İNAKOVSK İ 6. İbrahim Emre ÇEYREK 7. Richard M İNAVKOVSK İ 8. Sofiya M İNAKOVSK İ Başvurucular Vekili : Av. Ali ELBEYO ĞLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, idarece tesis edilen tapulama tutana ğı ile başvurucular ın murisleri adına tespit edilen ta şınmaz ın dava yoluyla tapusunun iptal edilerek orman vasf ıyla Hazine adına tescili sebebiyle u ğran ılan zarar ın tazmin edilmesi istemiyle aç ılan davan ın zamana şımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 28/2/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 36. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirilmesine gerek olmad ığını bildirmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. İstanbul'un Beykoz ilçesine ba ğlı Polonez köyünde bulunan 39.125 m² yüz ölçümlü 1 parsel say ılı taşınmaz, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlü ğünün 13/8/1968 tarihli tapulama tutana ğı ile başvurucular ın murisleri ad ına tespit edilmi ştir. 9. Orman Genel Müdürlü ğü, başvurucular ın murislerine ait ta şınmaz ın orman vas ıflı arazi oldu ğu gerekçesiyle tapusunun iptali ve orman olarak tescili istemiyle 5/11/1992 tarihinde dava açm ıştır. Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 9/2/1993 tarihinde davay ı kabul etmiş, taşınmaz ın tapu kayd ının iptaline ve orman vasf ı ile Hazine ad ına tesciline karar vermiştir. 10. An ılan karar Orman Genel Müdürlü ğüne 25/2/1993 tarihinde, başvurucular ın murislerine ise 28/4/1993 tarihinde tebli ğ edilmiştir. Taraflar ın temyiz yoluna ba şvurmamas ı üzerine karar, 16/5/1993 tarihinde kesinle şmiştir. 11. Başvurucular, tapuda sat ın al ınan taşınmaz ın orman vas ıflı olduğu kabul edilerek Hazine ad ına tescil edilmesi nedeniyle 22/11/2001 tarihli ve 4721 say ılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi hükmü uyar ınca tazminat ödenmesi istemiyle 14/12/2012 tarihinde Hazine aleyhine dava açm ıştır. 12. Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 9/4/2015 tarihinde davay ı reddetmi ştir. Karar ın gerekçesi özetle şu şekildedir: i. Mahkemenin 9/2/1993 tarihli karar ı ile başvurucular ın murisleri ad ına kay ıtlı taşınmaz ın tapu kayd ının iptal edilerek orman vasf ıyla Hazine ad ına tesciline karar verildiği ve bu karar ın 16/5/1993 tarihinde kesinle ştiği belirtilmi ştir. ii. 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine dayan ılarak aç ılan davalar için 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Borçlar Kanunu'nun 146. maddesindeki (22/4/1926 tarihli ve 818 say ılı mülga Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi) on y ıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanaca ğına işaret edilmi ştir. Bu nedenle ta şınmaz ın orman vasf ı ile Hazine ad ına tescil edilmesine ili şkin karar ın kesinleştiği 16/5/1993 tarihinden itibaren on y ıllık zamana şımı süresinin doldu ğu ifade edilmi ştir. 13. Temyiz edilen karar Yarg ıtay 20. Hukuk Dairesi taraf ından 10/5/2016 tarihinde onanm ıştır. Daire onama karar ında, taşınmaz ın orman vasf ı ile Hazine ad ına tescil edilmesine ilişkin karar ın kesinleştiği 16/5/1993 tarihinden itibaren davan ın aç ıldığı 14/12/2012 tarihine kadar on y ıllık zamana şımı süresinin doldu ğuna vurgu yapm ıştır. 14. Başvurucular taraf ından yap ılan karar düzeltme istemi Daire taraf ından 23/1/2017 tarihinde reddedilmi ş ve karar kesinle şmiştir. Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 415. Nihai karar ba şvurucular ın vekiline 31/1/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 16. Başvurucular 28/2/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu şlard ır. IV.İLGİLİ HUKUK 17. Konu hakk ında bkz. Ayşe Çidem Tekinda ğ ve diğerleri, B. No: 2017/15121, 11/12/2019, 20-30. V. İNCELEME VE GEREKÇE 18. Mahkemenin 18/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 19. Başvurucular, 13/8/1968 tarihli tapulama tutana ğı ile murisleri ad ına tespit edilen taşınmaz ın Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9/2/1993 tarihli karar ı ile tazminat ödenmeksizin orman s ınırlar ı içerisine al ınmas ı nedeniyle 2012 y ılında açt ıklar ı tazminat davas ının zamana şımı gerekçesiyle reddedildi ğini belirterek mülkiyet ve mahkemeye eri şim haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 20. Başvuru konusu ile ilgili ilkeler daha önce Anayasa Mahkemesi taraf ından 25/7/2017 tarihli kararda ortaya konulmu ştur ( Yaşar Çoban, [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54-75). Buna göre her ne kadar ba şvurucular mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü şlerse de ba şvurucular ın tüm şikâyetleri ilgili oldu ğu adil yarg ılanma hakk ı kapsam ında mahkemeye eri şim hakk ı yönünden incelenmi ştir. 21. Anayasa Mahkemesince Yaşar Çoban karar ında Yarg ıtay ın 18/11/2009 tarihinden önceki içtihad ının, devletin tapu sicilinin tutulmas ından doğan sorumlulu ğunun tapu kütü ğünün olu şumu s ıras ında yap ılan hatalar ı kapsamad ığı yolunda oldu ğu, Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli karar ından sonra içtihad ın değiştiği belirtilmi ştir. Bu içtihatta 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen sorumlulu ğun kadastro görevlilerinin dayanaks ız ya da gerçek hukuksal duruma uymayan kay ıtlar düzenlemelerini ve ta şınmaz ın niteliğinde yanl ışlıklar yapmalar ını da kapsad ığı belirtilmi ştir. Yarg ıtay hukuk daireleri de bu tarihten sonra Yarg ıtay HGK'n ın bu içtihad ı doğrultusunda karar vermi ştir. Nitekim Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi de (A İHM) Yarg ıtay HGK'n ın bu içtihad ından sonra yeni bir iç hukuk yolu olu ştuğunu kabul ederek kabul edilemezlik kararlar ı vermiştir (Yaşar Çoban, 45, 46, 68). Anayasa Mahkemesi de daha önceki kararlar ında Yarg ıtay içtihad ına dayanarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunun kadastro tespiti aşamalar ındaki işlemlerden do ğan zararlar ın telafisi yönünden de etkili oldu ğu sonucuna ulaşmıştır (Nazmiye Akman , B. No: 2013/1012, 16/4/2013, 25; Ahmet Hilmi Serter , B. No: 2014/10954, 17/11/2016, 41, 42; Hatice Avc ı ve diğerleri , B. No: 2014/9788, 22/9/2016, 74-76). Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 522. Yarg ıtay 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi uyar ınca aç ılacak tazminat davalar ının 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesi (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) gereğince on y ıllık genel zamana şımı süresine tabi oldu ğunu kabul etmektedir (bkz. 17). Buna göre kadastro tespiti nedeniyle mülkiyet kayb ının kesinleştiği tarihten itibaren on y ıl içinde tazminat davas ının aç ılmas ı gerekmektedir ( Yaşar Çoban, 69). 23. Somut olayda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlü ğünün 13/8/1968 tarihli tapulama tutana ğı ile başvurucular ın murisleri ad ına tespit edilen ta şınmaz, Orman Gene l Müdürlüğünün açt ığı dava sonucunda orman vasf ıyla Hazine ad ına tescil edilmi ştir. Derece mahkemeleri, ba şvurucular ın murisleri aleyhinde aç ılan davan ın kesinle ştiği 16/5/1993 tarihinde ba şvurucular ın murislerinin ta şınmaz ın mülkiyetini kaybettiklerini belirterek 2012 yılında 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesine dayan ılarak aç ılan davada 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesindeki (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) on y ıllık genel zamanaşımı süresinin geçti ğine ve bu nedenle davan ın reddinin yerinde oldu ğuna hükmetmi ştir. 24. Başvurucular ın murisleri aleyhinde aç ılan dava 16/5/1993 tarihinde kesinleşmiştir. Dolay ısıyla derece mahkemelerince verilen kararlar gözetildi ğinde en son 16/5/2003 tarihinde dava aç ılm ış olmas ı gerekmektedir. Ancak an ılan tarihteki Yarg ıtay içtihad ı 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinin tapu kütü ğünün oluşumu s ıras ında yap ılan hatalar ı kapsamad ığı biçimindedir. Di ğer bir ifadeyle o tarihteki içtihat itibar ıyla 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde düzenlenen sorumluluk davas ı, başvurucular ın tazminat iddialar ın incelemeye ve gerekirse ba şvurucular lehine tazminata hükmedilmesine elveri şli bir yol de ğildir. Bu dava, Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli içtihad ından sonra başvurucunun tazminat talebinin incelenmesi bak ımından etkili ve elveri şli hâle gelmi ştir (Yaşar Çoban, 71). 25. Yaşar Çoban karar ında ifade edildi ği üzere 18/11/2009 tarihinde olu şan bu hukuki yol için zamana şımı süresinin bu tarihe kadar doldu ğunun tespit edilmi ş olmas ı 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolunu etkisizle ştirmektedir. Sonradan olu şan bir hukuk yoluna ili şkin zamana şımı süresinin ki şinin bu yola ba şvurmas ını kesin olarak imkâns ız hâle getirecek bir tarihte ba şlayacağının kabulü, s ınırlaman ın istisn a olduğu ilkesiyle ba ğdaşmamaktad ır. Bununla birlikte 6098 say ılı Kanun'un 146. maddesi (818 say ılı mülga Kanun'un 125. maddesi) gere ğince on y ıllık zamana şımı süresinin hukuki güvenlik ve istikrar ın sağlanmas ı amac ına matuf oldu ğu gözetildi ğinde bu sürenin tamamen göz ard ı edilmemesi gerekti ği de aç ıktır. Başvurucular ın dava açma haklar ını kullanabilmelerindeki bireysel yarar ile hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sa ğlanmas ındaki kamu yarar ı aras ında dava açman ın süreye ba ğlanm ış olmas ını anlams ız k ılmayacak şekilde bir denge kurulmal ıdır. Bu denge kurma çabas ının, on y ıllık zamana şımı süresinin bu hukuki yolun olu ştuğu 18/11/2009 tarihinden itibaren yeniden i şlemeye ba şlayacağının kabulün ü zorunlu k ılmad ığının alt ı çizilmelidir. Aksi takdirde zamana şımı süresinin öngörülmesi anlams ız hâle gelecek ve kamu yarar ı ile bireysel yarar aras ında gözetilmesi gereken denge kamu yarar ı aleyhine bozulmu ş olacakt ır. Önemli olan husus 18/11/2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmu ş bulunanlar yönünden 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında dava aç ılabilmesine imkân tan ınm ış olmas ıdır (Yaşar Çoban, 72-73). Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 626.Yaşar Çoban karar ında 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dola n başvurucular ın dava açabilmelerini mümkün k ılacak makul bir süre öngörülmesi gerekti ği belirtilmiş ve bu sürenin ne kadar olaca ğının takdiri derece mahkemelerine ve Yarg ıtaya bırak ılm ıştır. Ancak an ılan karar sonras ında derece mahkemeleri ve Yarg ıtay taraf ından 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dolan ba şvurucular ın dava açabilmelerini mümkün k ılacak ve öngörülebilir makul bir süre belirlenmedi ği anlaşılmaktad ır (bkz. 17). 27. Bu durumda yukar ıda aç ıklanan ilkeler do ğrultusunda 18/11/2009 tarihinde n önce zamana şımı süresi dolmu ş olan somut ba şvuruya konu davan ın, bu tarihten sonra makul bir süre içinde aç ılıp aç ılmad ığının tespit edilmesi gerekmektedir. Belirlenecek bu sürenin dava aç ılmas ını mümkün k ılacak yeterlili ğe sahip ve öngörülebilir olmas ı gerektiğinde kuşku bulunmamaktad ır. Fakat bu süre, dava açma hakk ının kullanabilmesindeki bireysel yarar ile hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin sa ğlanmas ındaki kamu yarar ı aras ındaki dengeyi de bozmamal ıdır. Hesaplamada uyu şmazl ığın dava edilebilmesini süreye tabi k ılan zamana şımı düzenlemesi de dikkate al ınmal ıdır. Nitekim uyu şmazl ık için belirlenen on y ıllık zamana şımı süresi kadar veya daha fazla bir sürenin öngörülmesi halinde hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin zedelenece ği aç ı ktır. Ayr ıca bu dava, Yarg ıtay HGK'n ın 18/11/2009 tarihli içtihad ından sonra tazminat talebinin incelenmesi bak ımından etkili ve elveri şli hâle geldiğinden bu tarihten hemen sonra davan ın aç ılmas ını beklemek de hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Zira bu süre Yarg ıtay HGK içtihad ının toplum taraf ından bilinebilir hale geleceği bir zaman diliminden daha k ısa da olmamal ıdır. 28. Sonuç olarak 4721 say ılı Kanun'un 1007. maddesi kapsam ında 18/11/2009 tarihinden önce zamana şımı süresi dolmu ş bulunan tazminat talepleri hakk ında bu tarihten itibaren makul bir süre içerisinde dava aç ılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu sürenin ne kadar olaca ğının takdirinin derece mahkemelerine ve özellikle içtihat mahkemesi konumund a olan Yarg ıtaya ait oldu ğu kuşkusuz olmakla birlikte, somut olayda derece mahkemelerinin bu yönde bir de ğerlendirmeye yer vermedikleri ve dava aç ılmas ını mümkün hâle getirebilecek şekilde makul bir süre tespiti yoluna gitmedikleri anla şılmaktad ır. Derece mahkemeleri başvurucular taraf ından 14/12/2012 tarihinde aç ılan davada, 18/11/2009 tarihinden önce zamanaşımı süresinin doldu ğunu tespit etmi şlerdir. Yukar ıda yer verilen de ğerlendirmeler de dikkate al ındığında 18/11/2009 tarihinden 3 y ıl 26 gün sonra aç ılan davan ın makul kabul edilebilecek bir sürede aç ılmad ığı sonucuna var ılm ıştır. Dolay ısıyla 18/11/2009 tarihinde etkili hâle gelen hukuk yolu için bu süreden sonra makul denilebilecek sürede dava açmayan başvurucular ın murisinin davas ının zamana şımından reddedilmesi suretiyle ba şvuruculara yüklenen külfetin orant ısız olduğundan bahsedilemez. Bu nedenle kamu yarar ı ile bireyin mahkemeye eri şim hakk ı aras ında kurulmas ı gereken adil dengenin ba şvurucular aleyhine bozulmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 29. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2017/15166 Karar Tarihi : 18/6/2020 7B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 18/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ