Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerd
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...i'nin aracı kurum ve bankaların mali durumlarının bozulması halinde yatırımcıların 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunundaki şartlar çerçevesinde tazmini amacıyla kamu tüzel kişiliğine haiz olarak kurulduğunu, (SPK'nun 83/1 maddesi) Yatırımcı Tazmin Merkezinin, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından idare ve temsil edildiğini, Sermaye Piyasası işlemlerine aracılık etmek üzere faaliyette bulunan ... A.Ş.'nin müşterilerine olan nakit ve menkul kıymetlerden oluşan yükümlülüklerini karşılayamayacak şekilde mali bünyesinin bozulması üzerine, Sermaye Piyasası Kurulunun 01/12/2015 tarih ve 33/1543 sayılı Kararı ile Sermaye Piyasası Kanununun 96 ve 97.maddeleri uyarınca şirket hakkında Tedrici Tasfiye Kararı alındığını ve Sermaye Piyasası faaliyetlerinin 01/12/2015 saat 18:00 itibariyle geçici olarak durdurulduğunu, SPK'nun tedrici tasfiye karanndan sonra şirket nezdinde yapılan incelemeler sonucunda tanzim edilen 07/01/2016 tarihli inceleme raporundaki tespitler kapsamında, şirketin müşterilerine olan nakit ve menkul kıymet yükümlülüklerini yerine getirecek nakit ve menkul kıymet varlığının bulunmadığını, müşterilerin şirkete emanet ettikleri menkul kıymetlerin şirket hakim ortaklarından ... ve ...'nun ... A.Ş. nezdinde açılan şahsi hesaplarına aktarıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine SPK'nun 110/1-a maddesi ve 5237 sayılı kanunun 155. maddesi kapsamında soruşturma yapılmasına teminen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, SPK'nun 82. maddesi uyarınca yatırımcılarının tazminine ve SPK'nın 86. maddesi kapsamı gereğince aracı kurumun tedrici tasfiyesine karar verildiğini, davalılar hakkındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki soruşturmanın devam ettiğini, davacı kurumun yönetim kurulunun 08/01/2016 tarih ve 1-YTM/3 sayılı kararı ile SPK'nun 86. maddesinin 7. fıkrası uyarınca davalılardan mal beyannamesi istenmesine ve tüm malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konmasına, aracı kurumun ortak yöneticileri hakkında yurt dışına çıkış yasağına karar verildiğini, aracı kurumun yatırıcılarının tazmini kararı kapsamında yapılacak ödemelere ilişkin işlemlerin davacı kurum tarafından yerine getirildiğini ve SPK'nun 85/4 maddesi uyarınca ödenen bu tutarlar kadar yatırımcıların haklarına halef olunduğunu, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/01/2016 tarih ve 2016/42 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararının kabulüne ve davalıların malları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, 17/06/2016 tarihli raporda aracı kurumun tahmini açık tutarının 15.930.802,86 TL olduğunun tespit edildiğini, gerek aracı kurumun gerekse yöneticilerin bu borç tutarını karşılayacak malvarlığının bulunmadığını, Davacı ... Yönetim Kurulunun almış olduğu 24/06/2016 tarih ve 10-YTM/26 sayılı karar ile davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında şahsi iflas davası açılmasına ve bu çerçevede davacı kuruma anılan kişilerin malvarlıkları üzerinde alınan ihtiyati tedbir kararının devamının sağlanmasına karar verildiğini, kurul karar organının 24/06/2016 tarih ve 20/718 sayılı Kararı ile tasfiye halinde ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı ..., Yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'nin şahsi iflaslarının SPK'nun 98. maddesi uyarınca istenmesine bu konuda yatırımcı tazmin merkezine uygun görüş verilmesine karar verildiğini, bu karar üzerine davalılar hakkında işbu iflas davasının açıldığını, kurul tarafından hazırlanan inceleme raporunda; aracı kurumun müşterilerine karşı olan borçlarının 9.770.387,00 TL olduğunun tespit edildiğini, söz konusu raporda yatırımcı tazmini kapsamında ... tarafından ödenecek olan tutarın tahmini olarak 4.602.549,00 TL dolayında olacağı sonucuna ulaşıldığını, buna göre aracı kurumun tahmini açık tutarının 10 Milyon TL'nin üzerinde olduğunun belirlendiğini, davalılar tarafından taahhütlerinden kurtulmak ve alacaklarından mal kaçırmak üzere hileli muameleler gerçekleştirildiğini, bu durumun davalılar bakımından İİK'nun 177. maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflas sebebi olduğunu, davalıların hileli muamelelerinin TCK. ve İİK.'nun taksirli iflas ve hileli iflas hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davalıların şahsi iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.