10. Hukuk Dairesi 2024/1232 E. , 2024/2912 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3051 E., 2023/2988 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2021/229 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi…
**10. Hukuk Dairesi 2024/1232 E. , 2024/2912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3051 E., 2023/2988 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/50 E., 2021/229 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıya ait bina inşaatında 01.06.1989 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını ve kendisine adına SGK giriş bildirgesinin verildiğini, davalı işverenin Kuruma işe giriş bildirgesini vererek müvekkilinin.... sigorta sicil numarasıyla kaydedildiğini, müvekkilinin çalışması işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirilmiş ise de primlerinin ödenmediğinden davalı Kurumca çalışmalarının sigortalı hizmet olarak kabul edilmediğini, davalı işverence prim ödenmediğinden müvekkilinin işe giriş tarihinin sigorta kayıtlarında 01.06.1989 tarihi olarak görünmediğini, bu sebeple müvekkilinin emeklilik için uzun bir süre daha beklemek zorunda kalacağını belirterek, müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.06.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen .... yönünden 24.11.2015 tarihli dilekçeyle ön inceleme duruşmasından önce davalı hakkındaki davayı atiye terk ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının tespitini talep ettiği süre içinde yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bizatihi işe giriş bildirgesi varlığının çalışmanın ispatı olamayacağını, fiili çalışmanın ispatının gerektiğini, ayrıca bildirgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dinlenen davacı tanıklarının davacının işyerinde fiili çalışma olgusunu teyit eder mahiyette beyanları bulunmaktaysa da davacı tanıklarının hizmet döküm cetvellerinin tetkikinde davacının tespitini talep ettiği dönemde işyerinden yapılmış sigorta bildirimlerinin mevcut olmadığı, dinlenen bordro tanıklarının ise davacıyı tanımadıklarını, işyerindeki çalışması hususunda bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, Mahkememizce SGM, emniyet müdürlüğü, vergi dairesi ve belediye başkanlığı aracılığıyla yapılan komşu işyeri araştırmasında tespit edilen komşu işyeri tanığı ...'ün davaya konu inşaatın yapıldığı bölgede 2000 yılından sonra çalıştığını, 1989 yılında bu bölgede çalışmadığını, inşaatın yapımı sırasında orada olmadığını, kendisinin 1989 yılında Beyoğlu'nda çalıştığını beyan ettiği, grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda her ne kadar 30.05.1989 tarihli işe giriş bildirgesindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olduğu yönünde tespit yapılmış ise de fiili çalışmanın aynı dönemde resmi kayıtlarda çalışması görünen tanık beyanlarıyla desteklenemediği anlaşılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili davanın kabulünün gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.06.1989 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının .... unvanlı işverenin 587202 sicil nolu iş yerinden davacı adına 01.06.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işe giriş bildirgesindeki sigortalı imzasının davacının el ürünü olduğu ve fotoğrafın davacıya ait olduğunun bilirkiş marifetiyle belirlendiği, Kurumdan gelen işyeri tescil bilgilerine göre iş yerinin 30.05.1989-31.05.1992 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, mahiyet kısmının ise boş olarak gönderildiği ancak tanık anlatımlarından işyerinin inşaat konulu iş yeri olduğunun bildirildiği, iş yerinden dava konusu dönemi de içeren 1989 yılına ilişkin bordro verilmediği, yalnızca 1992/2. dönem bordrosu verildiği, bu dönemden bildirimi olan sigortalıların ise davacıyı tanımadığı, komşu iş yeri tespiti yapılamadığı, davacı tanıkların ise iş yerinden bildirimlerinin bulunmadığı ve böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3. Mahkemece evveliyatla davacının da beyanı alınarak hangi işte çalıştığı, iş yeri inşaat konulu ise hangi adreste olduğu, kimlerle birlikte çalıştığı hususları sorulmalı, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyerinin söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, komşu iş yerinin saptanamaması halinde taraflardan sorulmak suretiyle iddia olunan çalışma olgusunu bilebilecek kişilerin isimleri ayrıca sorulup tespit edilerek dinlenmeli, bozma öncesi dinlenen tanıklardan ...'in çalıştığı iş yerinin dava konusu iş yeri ile irtibatının ne olduğu ile tanık ....'un dava konusu dönemde ikamet durumuna ait kayıt, tanık ....'ın traktörle dava konusu dönemde kendi nam ve hesabına çalıştığına dair vergi kayıtlarının da celbedilerek yapılacak değerlendirme sonucuna göre toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.