5. Ceza Dairesi 2011/6530 E. , 2012/13489 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın PTT 150.Yıl A…
**5. Ceza Dairesi 2011/6530 E. , 2012/13489 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Görevi kötüye kullanma suçundan mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın PTT 150.Yıl Anadolu Yakasında görevli iken, 03/01/2006 tarihinde Sarıgazi PTT Merkezi ile şubeleri arasında posta ve para nakilleri için 34 H 9039 plakalı araçta kefaletli şoför olarak görevlendirildiği, suç tarihinde görevi gereği koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu bağlı 5 şubeden topladığı, 29.530 TL'yi merkeze getirmeyerek mal edindiği, suçunu gizlemek için olaya hırsızlık süsü vermeye yönelik kurguladığı eylemlerini icraya başladığı, aracını ... Şile otobanında yol kenarına çekerek, önce merkeze ulaşma süresi geçtiğinden ve merkezin kendisini arayacağını bildiğinden, telefonunu kapattığı, sanığın telefonunu hastanede kullanıma açtığı, ziyaretine gelen Sarıgazi PTT Güvenlik görevlisi Hüseyin Bozyiğit'e, açık olan telefonundan akrabalarını arattırdığı, sanığın bilincini kaybettiği savunmasının aksine, sanığın yol kenarına çektiği aracı görüp müdahale ederek hastaneye götüren tanıklar Şile PTT müdürü Bekir Karakoç ve şoför ...ın yanına yürüyerek gittiği, “..müdürüm rahatsızım, ölüyorum..” dediği, sanığı araçlarına aldıkları, karnını tutarak kusmaya çalıştığı ancak kusmadığı, sanığa tanık müdürün; "... Sarıgazi postanesinin telefonu ne, arabada değerli posta var mı... arabayı kilitledin mi?” şeklindeki sorulara cevap vermediği, ancak götürülmek istenen hastaneye müdahale ettiği, hastanede sedyeye konurken araçta para olduğunu söylediği, sanığın tedavi evraklarına göre de; şuurunun açık olduğu ve herhangi bir rahatsızlığının teşhis edilemediği, sanığın olaydan önceki, astım bronşit rahatsızlığının olayla illiyet bağının olmadığı, Jandarmaca düzenlenen tespit tutanağına göre de; olay yerinde kazayı gerektirecek bulgu olmadığı, suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde ki aracın 26 km. fazla yol katettiği, sanığın bu hususa açıklık getiremediği, sanığın sübut bulan eyleminin basit zimmet suçunu oluşturacağı nazara alınmadan, bu konuda yeterli açıklama ve gerekçe gösterilmeden görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna ve bu fıkrada sayılan hak ve yetkilerden hangisi kötüye kullanılmış ise 53/5. maddesi gereğince bu hak ve yetkinin yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.