8. Hukuk Dairesi 2015/18221 E. , 2018/9168 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili; dava konusu ... kıyısı ile sahil şeridinde bulunan devletin hükü…
**8. Hukuk Dairesi 2015/18221 E. , 2018/9168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili; dava konusu ... kıyısı ile sahil şeridinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufun altındaki taşınmazda, ... Site Yönetimi tarafından 2 iskele, voleybol sahası, kayık koyma yeri olmak üzere toplam 1392,75 m2 lik alana yapılan müdahalenin önlenmesi ile muhdesatların kal’ini talep etmiştir. Davacı vekili 25.12.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 24.11.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda nitelikleri ve yüzölçümleri belirtilen yapı ve muhdesatların kal’ini istemiştir. Davalı vekili; Haksız inşa edildiği iddia edilen iskele hususunda , 2 adet iskeleden tahta olanın dava tarihinden önce yıkıldığını, kalan demirli iskelenin akıbeti hakkında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuru yapıldığını, neticesinin beklenildiğini, Voleybol Sahası hakkında anılan voleybol sahasının davadan önce kaldırıldığını, kayık konulan yer hakkında bu yerin Spor Kulübüne ait olduğunu, ve ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğunu teknelerin de şahıslara ait olduğunu, davalıyla ilgisinin bulunmadığını, ancak davalı tarafından uyarının şahıslara yapıldığını, devletin tasarrufunda olan kıyı ve sahil şeridine gelince henüz ilçede kıyı kenar çizgisinin belirlenmediğini, davalıya yöneltilen davanın isabetsiz olduğunu, hukuki yararın bulunmadığını, dava konusunun davalıyla alakalı olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece;davanın kısmen kabul kısmen reddine, fen bilirkişisinin 24.11.2014 tarihli rapor ve krokisinde kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı bildirilen kısma davalının yaptığı müdahalenin men’ine, krokide (a) harfi ile gösterilen 239,74 m2 lik iskelenin, (d) harfi ile gösterilen basit kuruluğun 33,32 m2 lik kısmının, (e) harfi ile gösterilen voleybol sahasının 117,80 m2 lik kısmının ve (f) harfi ile gösterilen 14,06 m2 lik iskelenin kal’ine karar vermiştir. Hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere yapılan müdahalenin men’i ve kal talebine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede; 12.11.2014 tarihinde dava konusu yere yapılan keşif sonrası fen bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan 10.12.2014 havale tarihli ve kararda, 24.11.2014 tarihli olduğu belirtilen raporda, dosya içerisinde bulunan kıyı kenar haritasının zemine uygulandığı, zeminde bulunan iskele, pompa istasyonu, kayık çekilen yer ve plaj voleybolu sahası olarak kullanılan yerde ölçümlerin yapıldığı, buna göre krokide sarı boyalı (a) ile gösterilen yerin 239,74 m2 olduğu ve kıyı kenar çizgisi ve göl içinde kaldığı, yeşil boyalı (b) harfli kayık vb. çekilen yerin 2318.47 m2 olduğu ve kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, bunun 247.80m2 sinin kıyı kenar çizgisi dışında kadığı, kırmızı boyalı ( c) harfli 7m2 lik pompa istasyonu olarak kullanılan yerin kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, kahverengi boyalı (d) harfli yerin 33.32 m2 olan kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, 11.60m2 lik kısmının ise dışında kaldığı, mavi boyalı (e) harfli plaj voleybolu için kullanılan kısmın 117.80 m2sinin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, 35.49m2sinin ise dışında kaldığı, mor boyalı (f) harfli yerin zeminde sökülü olarak duran 14.06m2lik küçük iskele olduğu ve kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı tespit edilmiştir. Fen bilirkişisinin keşif esnasında uyguladığını belirttiği kıyı kenar haritası dosya içerisinde mevcut olup, 1978 yılına aittir. Yine Mahkemece; ... Belediye Başkanlığı’na ... kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi ile ilgili bir çalışma olup olmadığı, çalışma var ise hangi aşamada olduğu hususunda yazılan 06.03.2014 tarihli müzekkereye verilen 25.03.2014 havale tarihli müzekkere cevabında söz konusu ... Mahallesi, ... Tatil Köyünün bulunduğu alanla ilgili sayısal hali hazırda harita çalışmalarının tamamlanmış olduğu , İller Bankasına teslim edildiği, İller Bankası onayından sonra bu bölgenin kıyı kenar çizgisi tespiti yapılması için ... Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne müracaat yapılacağı, işlemlerin devam etmekte olduğu, kıyı kenar çizgisi tespiti tamamlandığında mahkemeye bilgi verileceği belirtilmiştir. O halde; Fen bilirkişinin raporunu düzenlerken uyguladığını belirttiği kıyı kenar çizgisi ile Belediye Başkanlığından gelen yazı cevabı arasında çelişki bulunmaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, yeniden Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak bu çelişkiyi gidererek ,gelen yazı cevabına göre ilgili yerden kıyı kenar haritasını dosya arasına alınmak ve Harita Mühendisi ve Fen Bilirkişisi ile yeniden keşif yapmak olup mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 12.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.