Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6825 E. , 2024/1028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/6825 Karar No : 2024/1028 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : …'in mirasçıları 1- … 2- … 3- … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/6825 E. , 2024/1028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/6825 Karar No : 2024/1028 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : …'in mirasçıları 1- … 2- … 3- … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, …Mahallesi, …ada, …, …ve …sayılı parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca …tarih ve …sayılı belediye encümeni kararıyla kabul edilen ve …tarih ve …sayılı büyükşehir belediye encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davaya konu parsellere ilişkin aynı işleme karşı diğer hissedarlar tarafından açılan E:…, E:…ve E:…sayılı davalarda yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işleminin dayanağı imar planına uygun olduğu, parsellerden mevzuatta belirlenen orana uygun olarak DOP ve KOP kesintisi alındığı, kök parsellerin önemli bir kısmının imar planında kamusal nitelikli alana denk geldiği ve kök parsellerin bu alan dışında denk geldiği imar parsellerinin davacılara tahsis edildiği görüldüğünden, parselasyon işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dosyada yer alan mevcut bilirkişi raporunun dikkate alınmadığı, uzaktan ve çok fazla imar parseline hisselendirme yapıldığı, dağıtım ilkelerine uyulmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kocaeli ili, Karamürsel ilçesi, …Mahallesi, …ada, …, …ve …sayılı parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca …tarih ve …sayılı belediye encümeni kararı ile …tarih ve …sayılı büyükşehir belediye encümeni kararıyla parselasyon işlemi onaylanmıştır. Davacılar tarafından, kendilerine kadastral parsele uzak konumda olan on altı ayrı yerden hisseli imar parseli tahsis edildiği iddiasıyla görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: İşlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.” hükmüne yer verilmiştir. İşlem tarihinde yürürlükte olan mülga İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar" başlıklı 10. maddesinde, "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır, c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacılara kök parsellerine karşılık çok fazla imar adasından tahsis yapılması nedeniyle parselasyon işleminde dağıtım ilkelerine uyulmadığı tespitlerine yer verilmesine rağmen, mahkemece aynı parsellere ilişkin diğer hissedarlar tarafından açılan davalarda düzenlenen bilirkişi raporlarında, kök parsellerin büyük kısmının planda kamusal alana denk gelmesi nedeniyle yerinden tahsis yapılamamasında aykırılık bulunmadığı tespitlerine dayanılarak ve ayrıca bu bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmeden karar verildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta, davaya konu parsellerin imar planında konut alanı, teknik altyapı alanı, ortaöğretim tesis alanı, anaokulu alanı, ağaçlandırılacak alan ve yol alanına denk geldiği, taşınmazların bir kısmının uygulama sahası dışında bırakıldığı, parsellerden düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra imar planında anaokulu alanında kalan …ada, …sayılı parselde kamu ortaklık payı hisselendirmesiyle birlikte, …ada, …parsele karşılık bu parselin bulunduğu yerde oluşturulan …ada, …sayılı parselden hisselendirme yapıldığı, …ada, …sayılı parsele karşılık …ada, …ve yakın konumda olan …ada, …sayılı parselle birlikte uzak konumda bulunan iki parselde daha hisselendirme yapıldığı, …ada, …sayılı parsele karşılık ise yine yakın konumda olan …ada, …sayılı parsele yapılan hisselendirme dışında uzak konumda bulunan on iki parsele daha hisselendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Parselasyon sonrası davacılara bir kısım tahsis kadastral parselin bulunduğu yerde oluşturulan imar parsellerinden yapılmışsa da bir kısım tahsisin uzak konumda olan birden fazla imar parseline yapıldığı, davacılara ait kadastral parsellerin büyük bir kısmının kamusal alanda kalması nedeniyle tüm tahsisin bulunduğu alandan yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte bilirkişi raporunda, davacılara ait hissenin çok parçaya bölünerek farklı imar adalarına dağıtılmasının yerine tek ya da daha az parselde birleştirilmesinin mümkün olup olmadığına yönelik gerekli incelenmenin yapılmadığı, bu hususun yeterince aydınlatılmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, düzenleme sahası içinde bulunan kamu ortaklık payı hisselendirmesiyle oluşturulan parsellerde, parselasyon işlemine giren tüm parsellerden hisselendirme yapılıp yapılmadığına ilişkin bir tespite de yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu kadastral parsellere karşılık yapılan tahsislerin bir bütün olarak değerlendirilerek, davacılara ait hisselerin kadastral parsele yakın daha az imar parselinde birleştirilmesinin mümkün olup olmadığı hususları ile kamu ortaklık payı hisselendirmesinin doğru olup olmadığına ilişkin gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak irdelenmesi ve elde edilecek sonuca göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararda isabet görülmemiştir. Ayrıca, aynı parsellere ilişkin diğer hissedar tarafından açılan davalarda verilen dava ret kararının, Dairemizin 19/02/2024 tarih ve E:2021/10109, K:2024/1029; 19/02/2024 tarih ve E:2022/1168, K:2024/1030; 19/02/2024 tarih ve E:2022/6197, K:2024/1031 sayılı kararlarıyla bozulmasına karar verildiği, söz konusu kararın ve sonucunda verilecek kararın, bu bozma kararı üzerine yeniden yapılacak incelemede dikkate alınacağı da tabiidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.