T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/334 - 2025/1579 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/334 KARAR NO : 2025/1579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.11.2023 NUMARASI : 2022/175 Esas 2023/657 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/334 - 2025/1579 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/334 KARAR NO : 2025/1579 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.11.2023 NUMARASI : 2022/175 Esas 2023/657 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 31.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.03.2018 tarihinde, davalı adına kayıtlı ve idaresinde olan davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı çekicinin kazaya karıştığını, ... plakalı karşı araçta tespit edilen 18.600,00 TL hasar bedelinin 13.06.2018 tarihinde dava dışı araç malikine ödendiğini, ayrıca ... plaka sayılı araç içerisinde bulunan ve meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanan ve iş gücü kaybı oluşan ... için düzenlenen maddi tazminat hesabı raporu doğrultusunda 87.602,00 TL tazminatın davacı şirket tarafından 25.06.2018 tarihinde ödendiğini, davalının " tehlikeli virajı makaslayarak geçmek isterken" ... plaka sayılı araca çarparak bilerek kazanın ve zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, ZMSS Genel Şartlarının B/4 maddesi gereğince ağır kusur ile ihlali sonucu meydana gelmiş ise maddesi gereğince davacı şirket lehine rücu koşulunun oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağındaki beyanları ve çizimleri kabul etmediklerini, zira kazanın meydana geldiği yolun makaslamaya müsait bir yol olmadığını, izafe edilen tam kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta genel şartlarına aykırı hareket edilmediğini, davalının kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte sırf davalının kusurlu olmasının davacı tarafa rücu hakkı vermeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporlarına göre, davalı idaresinde olan ... çekici ve ... plakalı dorsenin, viraja girdiği esnada dorsenin şeritten çıkarak Baykan istikametinden Bitlis istikametine seyir halinde olan ... plakalı dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresinde bulunan araca çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında, iki yönlü yolda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı seyri sırasında virajlı, eğimli, ıslak zeminli yol bölümünde, yol ve trafik durumuna uygun olmayan seyir hızıyla kontrolsüzce sağa dönüşü sırasında, sevk ve idare hatasıyla araca takılı yarı römorkun merkez kaç kuvveti etkisiyle yarı römorkun çekiciye bağlandığı pimin etrafında sola doğru açılarak (makas yaparak) seyrine göre karşı yönden gelen aracın şeridine (sol şeride) geçerek, şerit tecavüzünde bulunduğu, karşı yönden gelmekte olan aracın sol yan kesimine çarptığı kazanın oluşumunda davalının %100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu sabit olmakla birlikte, kazanın meydana gelmesine davalının bilerek ve isteyerek ve/veya ağır kusurunun neden olduğunun tespit edilemediği, bu nedenle davacı lehine rücu koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının, tehlikeli bir virajda yaptığı eylemin kanunun emredici kurallarına aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, bu nedenle ZMSS Genel Şartları B/4 maddesi gereğince davacı şirket lehine rücu koşulunun oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı, davalı adına kayıtlı ve idaresindeki aracın kaza yaptığını, kazada zarar gören üçüncü kişilere davacı şirket tarafından ödeme yapıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalının ağır kusurlu olduğunu, ZMSS Genel Şartlarının B/4-a maddesi uyarınca davacı lehine rücu koşulunun oluştuğunu belirterek davacı şirket tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu kazada davacı lehine rücu koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı B/4 maddesinde, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (Değişik:RG-2/2/2016-29612)(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.” düzenlemesi ile rücu nedenlerinden birisi olarak ( a ) bendinde ise, “Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,” düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu olayda, davalı sigortalı adına kayıtlı, davacı şirkete sigortalı çekicinin, olay mahalli olan viraja yaklaştığında hızını ayarlayamadığı ve çekicinin dorsesinin kayarak karşı şerit yoluna savrulduğu ve karşı yönden gelen ... plakalı araca çarpması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmış olup kaza tespit tutanağı ve mahkemece alınan bilirkişi raporları ile sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu görülmüşse de, kazanın, sigortalının kasdi bir hareketi veya ağır kusurundan kaynaklanmadığı, ZMSS Genel Şartlarının B/4-a maddesinde düzenlenen rücu koşulunun olayda gerçekleşmediği (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/1305 Esas 2023/12643 Karar sayılı ilamı) anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.