Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/424 E. , 2024/1251 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/424 Karar No : 2024/1251 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ......, ..., ... ve ...'e velayeten, kendi adlarına asaleten 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAM
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/424 E. , 2024/1251 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/424 Karar No : 2024/1251 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ......, ..., ... ve ...'e velayeten, kendi adlarına asaleten 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacıların yakını ...'in 04.05.2009 tarihinde su pompa tesisinin yanındaki ağaçta elektrik çarpması sonucu vefat ettiği olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL (10.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 252.085,25-TL) maddi ve 80.000,00-TL manevin tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasında olaya ilişkin olarak kusur belirlemeleri yönünden yaptırılmış bilirkişi raporunda; "dosyadaki tüm belge ve bilgiler, tanık, davacı ifadeleri, ceza dosyasındaki belgelerin incelemesi sonucu olayın; 04/05/2009 tarihinde, saat 15:00 sularında 10 yaşındaki maktulün, içmesuyu kuyusu yakınında bulunan ağaca çıktığı, ağaçta çiçek topladığı sırada ağaç dallarının arasından geçerek içme suyu trafosuna giden enerji nakil hattı iletkenine parmaklarıyla dokunmasıyla gerilime kapılarak vefat ettiği görülmüştür. Elektriğin her iki elinin parmak uçlarından girip sağ ayak tabanından çıktığı görülmüştür. Kazalının çıktığı ağacın ... Belediyesince işletilen içme suyu kuyusunun yakınında bulunduğu, olay sırasında etrafındaki çitlerin eskimiş olduğu için bölgeye giriş çıkışı engellemediği ancak olaydan sonra belediyece yenilendiği görülmüştür. Çarpılma olayının meydana geldiği ağaç dallarının büyüyerek, içme suyu trafosuna giden enerji nakil hattı iletkenlerine temas ettiği anlaşılmıştır . Halbuki EKAT Yönetmeliğine göre enerji nakil hattının ağaçlarla arasında düşey veya yatay en az 2,5 m. mesafe bulunması gerekmektedir. Kazaya sebep olan enerji nakil hattının bakım ve onarım sorumluğunun davalı ... Belediyesine ait olduğu görülmüştür. İçmesuyu trafosuna giden enerji nakil hattının bakım, onarım ve işletmesinden sorumlu olan davalı tarafın, zaman zaman hatların kontrol ve denetimini yaparak hatta temas eden, tehlike yaratabilecek ağaçların kestirilmesini sağlaması gerekmektedir. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki elektrik hattına dokunulması olanaksız olmalıdır. Bu şekilde hatta temas eden kayın ağacının hatta yaklaşan dallarının kestirilmemiş olması davalı belediyenin hizmet kusuru olarak değerlendirilmektedir. (...) İçmesuyu trafosunu besleyen enerji nakil hattının bakım, onarım ve işletmesinden sorumlu davalı ... Belediye Başkanlığının enerji nakil hattına temas eden ağaçları emniyet mesafesine göre budatmadığı için meydana gelen olayda %80 (yüzde seksen) oranında hizmet kusurlu, küçük yaştaki sağır ve dilsiz olduğunu ifade ettikleri çocuklarının oynadığı yerlere dikkat etmediği, eğitim, gözetim ve denetleme görevlerini yerine getirmediği görülen ebeveynin olayda %20 (yüzde yirmi) kusurlu oldukları, 10 yaşındaki kazalı ...'e herhangi bir kusur verilmeyeceği" yönünde görüş ve kanaatte bulunulduğu, hazırlanan bilirkişi raporunun kusur belirlemeleri yönünden hükme esas alınabileceği değerlendirilerek raporun taraflara tebliğ edildiği ve anılan rapora davacı vekili tarafından yapılan itirazın raporu kusurlandıracak nitelikte olmadığı değerlendirilerek ... Asliye Hukuk Mahkemesince hazırlattırılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte bulunduğu, buna göre; ölüm olayının davalı idarenin denetim ve işletimindeki içme suyu kuyusunda meydana gelmesi, olay sırasında etraftaki çitlerin eskimiş olması, bölgeye giriş çıkışın engellenememesi, içmesuyu trafosunu besleyen enerji nakil hattının bakım, onarım ve işletmesinden sorumlu davalı idarenin enerji hattına temas eden ağaçları emniyet mesafesine göre budamaması, idarece alınması gereken tedbirlerin noksan olarak yerine getirildiğinin görülmesi nedeniyle, bu şekilde yürütülen hizmetlerde, idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varıldığı, diğer taraftan, müteveffa çocuğun farik ve mümeyyiz olmadığı, bu nedenle küçüğün kendisini tehlikeye düşürmemesi için anne-babanın Türk Medeni Kanunu hükümleri gereği gerekli önlemleri alması gerektiği, şayet anne-baba gerekli önlemleri almamış ve bu önlem eksikliği nedeniyle çocuk bir zarar görmüşse, çocuğa bakmakla yükümlü olmanın bir sonucu olarak anne-babanın bu durumdan sorumlu olacağı, davacının söz konusu sorumluluğunun, müterafik kusura sebebiyet veren nitelikte bir kusur olduğu, bu açıklamalar çerçevesinde davacıların maddi tazminat istemine ilişkin olarak; olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunması nedeniyle hayatını kaybeden ...'in maddi desteğinden yoksun kalan ailesinin hizmet kusuru ölçüsünde uğradığı maddi zararlarının tespit edilmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 08/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacıların destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının davalı idarenin toplam %80 kusur oranı da dikkate alınarak anne için 161.220,05-TL, baba için 90.833,20-TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, söz konusu rapora yapılan itiraz yerinde bulunmayarak Mahkemece hükme esas alınabilecek yeterlilik ve nitelikte bulunduğu, bilirkişi raporu üzerine 10/09/2020 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu maddi tazminat miktarının 251.058,25-TL arttırılarak 252.058,25-TL talep edildiği; baba ... için 90.833,20-TL; anne ... için 161.225,05-TL destekten yoksun kalma tazminatının ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açma tarihi olan 19.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine yönelik olarak; davacıların yakınının vefatı nedeniyle ömür boyu üzüntü ve ıstırap duyacağı muhakkak olup, davacıların manevi zararlarına karşılık, anne... için 25.0000,00-TL; baba ... için 25.000,00-TL, kardeş... için 10.000,00-TL, diğer kardeşler..., ...,..., ve ...'in her biri için ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açma tarihi olan 19.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, toplam 252.058,25-TL maddi tazminatın, 1.000,00-TL'lik kısmının ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açma tarihi olan 19.01.2012 tarihinden itibaren, geri kalan 251.058,25-TL kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 11.10.2020 tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne, 80.000,00-TL manevi tazminatın ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açma tarihi olan 19.01.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, istinaf nedenlerine neden itibar edilmediğine yönelik herhangi bir gerekçe gösterilmediği, ilk derece mahkemesince maddi delillerin değerlendirilmesi bakımından yetersiz ve eksik araştırma ile hüküm verildiği, davalı idarenin olay yerinde bulunan su tesisinin bakım ve onarımından sorumlu olduğu, su tesisine gelen enerji nakil hattının bakım ve sorumluluğunun davalı idareye ait olmadığı, olayın su tesisinde dahi gerçekleşmediği, su tesisinin yakınındaki bir ağaçta gerçekleştiği, bu nedenle davanın ilgili elektrik dağıtım şirketine açılması gerektiği, elektrik hattının kurulum işlemi davalı idarece üstlenilmediğinden, bakım ve onarım sorumluluğunun da davalı idareye yüklenemeyeceği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar vekili tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:...... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.