Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/573 E. , 2024/1294 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/573 Karar No : 2024/1294 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dav…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/573 E. , 2024/1294 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/573 Karar No : 2024/1294 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesine uluslararası öğrenci statüsünde kaydolarak mezun olan davacının muaf olduğu 53 derse yönelik muafiyetinin iptali sebebiyle mezuniyetinin iptaline yönelik işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; daha önce aldığı derslerden muafiyet talep eden öğrencilerin dilekçe ile başvuruda bulunacakları, dilekçe ekine daha önce öğrenim gördüğü yükseköğretim kurumu tarafından onaylanmış (mühürlü, kaşeli ve imzalı) ders içerikleri ve not döküm belgesi (transkript) eklemeleri gerektiği, bu konuda yükümlülüğün muafiyet talep eden öğrencide olduğu, her ne kadar davacı 2019 yılında hukuk fakültesine kayıt olduktan sonra tarihsiz ve öğrencinin hangi üniversiten hangi dersleri aldığını içeren kayıtlar olmaksızın hazırlanan muafiyet formu ile 53 dersten muaf sayılmasına karar verilmiş ve bu çerçevede mezun edilmiş ise de 04/12/2020 tarihli rapordan sonra davacıdan eksik olan transkprit belgelerinin talep edildiği, davacı tarafından bu bildirime rağmen fakülteye istenilen belgelerin sunulmadığı görüldüğünden, muafiyet talep edilen dersleri aldığını mühürlü, kaşeli ve imzalı belgelerle ispat yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının, 53 dersten muafiyetinin ve bu muafiyetlere dayanılarak verilen mezuniyetinin iptaline yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının lise öğretimini tamamladıktan sonra ÖSYS ile yerleştiği K.K.T.C. Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mühendislik programından 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında mezun olduğu, 2011 yılında ikinci üniversite kapsamında Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi, İşletme programına kayıt yaptırdığı, 2017 yılında ise kendi iseğiyle kaydını sildirdiği, 2019- 2020 eğitim- öğretim yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Adalet bölümünden mezun olduğu, 2020 yılında yeniden sınavsız ikinci üniversite kapsamında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümüne kayıt olduğu ve halen öğrenci olduğu, Ayrıca Hasan Kalyoncu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde İnşaat Mühendisliği Tezsiz Yüksek Lisans öğrencisi olduğu, 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında ise Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Üsküp Büyükşehir Belediyesi, Arseni Yovkov Ekonomi ve Hukuk Lisesinden uzaktan öğretim ile mezun olduğu, lise diplomasına aldığı denklik belgesi ile davalı üniversiteye kayıt yaptırdığı, önceden aldığı dersler için muafiyet talebinde bulunarak bir sene içinde hukuk fakültesinden mezun olduğu, davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin gerekçesinin, Türkiye’de lise eğitimi görerek mezun olduğu halde Üsküp’ten online eğitim yoluyla ikinci kez aldığı lise diploması ile uluslararası öğrenci statüsünden faydalanmak istemesi ve “denklik belgesini” hileli yöntemlerle alması olduğu, davacı hakkında tesis edilen ilişik kesme işlemine ve birçok öğrencinin de üniversitesi ile ilişiğinin kesilmesine neden olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... günlü ve ... sayılı işlemi ve "Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esasların" “T.C. uyruklu öğrenciler için ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlamış olmak” maddesinin iptali için Danıştay 8. Dairesine (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) açılan davalarda Dairenin davanın reddine karar verdiği, 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi gereği ortaöğretimin tamamının yurtdışında okuyan öğrencilerin Yükseköğretim kurumlarına kabul edileceği ve düzenleme yapma hususunda Kanunla yetkili kılınan Yükseköğretim Kurumu Başkanlığınca belirlenen ilkenin de ortaöğretimin tamamının yurtdışında tamamlanması olduğu, bu ilkenin 14/11/2013 yılından beri bulunduğu ve halen yürürlükte olduğu, davacı ve davacı gibi uluslararası öğrenci kontenjanından faydalanmak isteyen kişilerle ilgili düzenlemelerin 2547 sayılı Kanunun 45/f.maddesi ile Yükseköğretim Kurulu'nun belirlediği ilke ve esaslar olduğu gözönüne alındığında; bu kanun maddesinin gerekçesine ve getiriliş amacına da bakılması gerektiği, 2547 sayılı Kanun'un 45/f.maddesinde değişiklik yapan 6287 sayılı Kanun'un gerekçesinin; yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin yani yabancı uyruklu olmamakla birlikte T.C. vatandaşı olan ya da çifte vatandaşlığı olan bir öğrencinin de ortaöğretiminin tamamını yurtdışında okuması halinde Türkiye’de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın üniversite eğitimi alabilmesini sağlamak olduğu, 2547 sayılı Kanun'un 45.maddesinde yapılan düzenleme ile Türkiye'de yaşayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ortaöğretim kurumlarında eğitim görmesi neticesinde lise diploması almış bir öğrenci açısından uluslararası öğrenci statüsü verilmesi gibi bir hakkın söz konusu olmadığı; aksine bunun diğer kişilen için tanınan hakkın kötüye kullanılmak istenilmesi anlamına geldiği, ayrıca 2547 sayılı Kanun'da ya da 45.maddede ikinci kez alınacak lise diplomasıyla ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı ancak bulunmasına da gerek olmadığı, çünkü yasa koyucunun kendi ülkesinde ortaöğretimi tamamlayan bir öğrencinin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde üniversite eğitimine devam edebilmesinin şartlarını zaten belirlediği bu nedenle kanunda bir boşluk olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, sonuç itibariyle; Türkiye'de bir ortaöğretim diploması aldıktan sonra yurtdışında online ya da örgün olarak tekrar ortaöğretim eğitimi alınması üzerine Türkiye'de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın uluslararası öğrenci statüsünden faydalanılarak üniversite eğitimi alınabileceğine ilişkin bir hak olmadığı gibi bu eğitime bağlı denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'deki lise eğitimiyle ilgili beyandan kaçılması yani yanıltıcı beyanla denklik belgesi alındığının tespit edilmesi üzerine üniversite kaydının silinmesine ilişkin işlemlerde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, davacının üniversite kaydının silinmesinin sebebinin orada aldığı eğitimin sahteliği ya da gerçekliği olmadığı, işlemin sebebinin davacının zaten uluslararası öğrenci statüsünde Türkiye'de üniversite eğitimi alma hakkının olmaması olduğu, davacının Üsküpte online eğitim olarak aldığı diplomanın Türkiye'deki eğitimine üstün sayılmasını gerektiren ya da böyle bir hak veren bir düzenleme olmadığı halde bu haktan faydalandığının ve üstelik bu haktan faydalanabilmek için denklik belgesi talebi sırasında da Türkiye'de bitirdiği ortaöğretimle ilgili yanıltıcı beyanda bulunduğunun görülmesi karşısında; açık hata ve yanıltıcı beyan ile yapılan üniversite kaydının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca olayın disiplin soruşturması niteliğinde olmadığı ve işlemin disiplin soruşturmasına dayalı olarak tesis edilmediği, dava konusu üniversite ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin, Anayasayla koruma altına alınan eğitim hakkının özüne bir müdahale oluşturup oluşturmadığı hususunun da; Anayasa Mahkemesi'nin eğitim hakkına yapılan müdahalelerle ilgili kararları incelenerek değerlendirildiği, davacının eğitim hakkına ilişiğinin kesilmesi şeklinde yapılan müdahalenin temelinin, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesi, Uluslararası Öğrenci Kabulüne İlişkin Usul ve Esaslar ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lisans ve Önlisans Yönetmeliği olduğu, dolayısıyla müdahalenin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varıldığı, davacının üniversite ile ilişiğinin kesilmesi suretiyle gerçekleştirdiği müdahalenin temelinde kamu düzeninin sağlanması ve hukuka uygun olmayan bir işlemle kazanılmış bir haktan söz edilemeyecek olması sebebiyle müdahalenin temelinin Kanun'daki eğitim hakkı ilkelerine dayandığı, bu nedenle işlemin meşru bir amaçla gerçekleştiği sonucuna varıldığı, üniversite kaydının olmayan bir hakka dayandırılması sebebiyle ve davacının herhangi bir sınava katılarak üniversite eğitimine başlamadığı gerçeği karşısında davacının eğitiminin sonlandırılmasından başka bir şekilde durumun hukuka uygun hale getirilmesi de söz konusu olamayacağından müdahalenin elverişli ve ölçülü olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : E-devlet üzerinden mezuniyet belgesini aldığı, avukatlık stajının başladığı, diplomasının iptaline dayanak gösterilen Hasan Kalyoncu Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 6/6. maddesinin Resmi Gazetede 09/05/2020 tarihinde yayınlandığı, okula kayıt yaptırdığı tarihin 20/09/2019 olduğu, kayıt tarihinden sonra yürürlüğe giren yönetmeliğin aleyhe olarak uygulandığı, önce diploma verilip sonra iptal edildiği, intibak işlemleri ile ile ilgili olarak fakülteye teslim ettiği belgelerin muhafaza edilmediği, yönetimin özensiz olduğu, kazanılmış hakkının bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.