20. Hukuk Dairesi 2013/2350 E. , 2014/4963 K. "" MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2011 NUMARASI : 2011/228-2011/247 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı A.. K.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, davalı A.. K.. adına tapuda kayıtlı olan.. Kö…
**20. Hukuk Dairesi 2013/2350 E. , 2014/4963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2011 NUMARASI : 2011/228-2011/247 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı A.. K.. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, davalı A.. K.. adına tapuda kayıtlı olan.. Köyü 223 ada 20 sayılı parselin asliye hukuk mahkemesinin 2009/38 D.İş sayılı tespit dosyasındaki bilirkişi A.Z.. T...'ın 20.10.2009 tarihli raporunda (A) harfi ile işaretli 45574,01 m² yüzölçümlü bölümünün orman bitki örtüsü ile kaplı, özel mülkiyete konu olmayacak dere yatağı olduğunu ileri sürerek, bu bölüme ilişkin tapunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini veya dere yatağı olarak tescil harici bırakılmasını istemiştir. Mahkemece, taşınmazın tapu kaydının 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre arazi toplulaştırması sonucu idarî kararla oluştuğu, idarece yapılan veya yaptırılan toplulaştırma işlemi idarî yargı yerinde açılacak bir dava ile iptal ettirilebileceğinden davanın idarî yargının görevine girdiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29/11/2010 gün ve 2010/12202 E. - 14785 K. sayılı bozma kararında özetle; “mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluşumuna esas teşkil eden toplulaştırma işlemlerinin idarî yargı çevresini de kapsayacak şekilde kesinleşmiş olduğu ve bu işlemlerin idari yargı yerinde dava açılarak bozulmadıkça hukukî varlıklarını koruyacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Dava, 223 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının oluşumuna esas toplulaştırma veya derecelendirme işleminin iptali değil, mülkiyet hakkına dayanılarak tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Başka bir anlatımla; davacı Hazine, 3083 sayılı Kanun uygulamasının ya da toplulaştırma işlemlerinin yanlış veya kanuna aykırı yapıldığından iptalini istemeyip, toplulaştırma işleminden önce mevcut olan mülkiyet hakkına dayalı olarak tapu sicilinin düzeltilmesini istenmektedir. Medenî Kanunun 1025. - 1027. (933. - 935.) maddeleri gereğince ilgililerin yazılı bildirimleri dışında, kural olarak mülkiyetin belirlenmesine ilişkin tescil, tapu iptali tescil gibi tapu sicilinde değişiklik yapmayı gerektiren davalara bakma görevi adli yargı yerine aittir. Çünkü adli mahkemelerin kararı olmadan tapu sicilinde değişiklik yapılamaz. Bu nedenle, bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenenler, tapu sicilinin düzeltilmesini özel hukuk hükümleri uyarınca adli yargı yerinde dava edebilirler.