Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluğa ilişkin incelemelerin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, tutukluluk incelemesinin kanuni süresi içinde yapılmaması, tutukluluk incelemeleri öncesinde sunulan savcılık talebinin bildirilmemesi, tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluğun devamına dair kararlara yapılan itirazların kısa sürede incelenme
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluğa ilişkin incelemelerin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, tutukluluk incelemesinin kanuni süresi içinde yapılmaması, tutukluluk incelemeleri öncesinde sunulan savcılık talebinin bildirilmemesi, tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluğun devamına dair kararlara yapılan itirazların kısa sürede incelenmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ceza infaz kurumunda yapılan birtakım uygulamalar nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ifade, din ve vicdan ile haberleşme hürriyetlerinin; soruşturma dosyasındaki delillere erişememe ve ceza infaz kurumunda müdafi ile görüşme sırasında yapılan uygulamalar nedeniyle adil yargılanma hakkının; ceza infaz kurumundaki tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 30/3/2017, 23/11/2017 ve 23/3/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan incelemede 2017/20219 ve 2018/8928 numaralı başvuruların aynı kişi tarafından ve aynı konuyla bağlantılı olarak yapıldığının anlaşılması nedeniyle 2017/38209 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl süresi 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350). Çumra Adliyesinde hâkim olarak görev yapan başvurucu hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) İkinci Dairesi 16/7/2016 tarihinde başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına, HSYK Genel Kurulu ise 24/8/2016 tarihinde başvurucunun meslekten ihracına karar vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HSYK kararıyla görevden uzaklaştırılanlar hakkında soruşturma işlemlerinin yapılması yönündeki yazısı üzerine başvurucu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 17/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 18/7/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle Konya Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Konya Sulh Ceza Hâkimliği 18/7/2016 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmesinin gerektiğini belirterek 5/10/2016 tarihinde yetkisizlik kararı vermiştir. Yetkisizlik kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...şüphelilerin birçoğunun tutuklu oluşu, şüpheliler hakkında soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine 5271 sayılı CMK'nın [Ceza Muhakemesi Kanunu] maddesindeki tedbirlerin uygulanmış oluşu, soruşturmada adı geçen hakim ve Cumhuriyet savcısı olan diğer şüphelilerle irtibatlarının tespit edilebilmesi, soruşturmanın etkin ve süratli tamamlanabilmesi amacıyla, soruşturmanın esasen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğü de gözetilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimat yazısında belirtildiği üzere soruşturma evrakının birleştirilmek üzere yetkisizlik kararı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği..." Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 6/1/2017 tarihinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 4/1/2017 tarihli talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve tutukluluğun devamına karar vermiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 8/2/2017 tarihinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının aynı tarihli talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve tutukluluğun devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara 16/2/2017 tarihinde itiraz etmiş, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 7/3/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucu, anılan kararı 9/3/2017 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucu -2017/20219 sayılı başvuru yönünden- 30/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 3/7/2017 tarihinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının aynı tarihli talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve tutukluluğun devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara 31/7/2017 tarihinde itiraz etmiş, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 17/10/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucu, anılan kararı 25/10/2017 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucu -2017/38209 sayılı başvuru yönünden- 23/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 23/1/2018 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. Mahkeme 30/1/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiştir. Başvurucu hakkındaki yargılama, Mahkemenin E.2018/18 sayılı dosyası üzerinden sürdürülmüştür. Mahkeme 1/2/2018 tarihinde yaptığı tensip (duruşmaya hazırlık) incelemesi sırasında başvurucunun tutukluluk durumunu da değerlendirmiş ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu 12/2/2018 tarihinde bu karara itiraz etmiş, Ankara Ağır Ceza Mahkemesince 19/2/2018 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Başvurucu, anılan kararı 22/2/2018 tarihinde öğrenmiştir. Başvurucu -2018/8928 sayılı başvuru yönünden- 23/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkemece 10/7/2018 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 9/5/2019 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla davanın istinaf incelemesi devam etmektedir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez (B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-56) başvurusuna ilişkin karar.