Ceza Genel Kurulu 2017/341 E. , 2018/291 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.05.2013 gün ve 17-127 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 15.06.2014 gün ve 2439-31773 sayı ile; "...Dosyadaki belge ve bilgilere göre; suç konusu uyuşturucu maddenin otobüsün bagajındaki 36 numaralı bagaj fişi ya…
**Ceza Genel Kurulu 2017/341 E. , 2018/291 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.05.2013 gün ve 17-127 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 15.06.2014 gün ve 2439-31773 sayı ile; "...Dosyadaki belge ve bilgilere göre; suç konusu uyuşturucu maddenin otobüsün bagajındaki 36 numaralı bagaj fişi yazılı olan poşet içerisinde ele geçirilmesi, bagaj fişi parçasının 36 numaralı koltukta oturan sanığın üzerinde bulunması, tanık olarak dinlenen otobüs muavini ... ve otobüs şoförü ...'nin içinde uyuşturucu madde bulunan poşeti otobüse sanığın verdiğini söylemeleri karşısında; suç konusu uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğu ve atılı suçun sabit bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet yerine beraat hükmü kurulması..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 21.01.2016 gün ve 285-19 sayı ile; "...Sanığın altı bagajdan birini yanına almasına karşın koltuk nosunun yazılı bulunduğu bagaj fişlerinin azaltılmaması ve fazladan bir adet sanığa ait koltuk numarasının bulunduğu bagaj fişinin başkalarınca kullanılması, tanık olarak dinlenen Dudu ve Yıldız'ın uyuşturucu maddelerin sanığa ait olmadığını belirtmesi, sanığın savunmasında düğüne gittiklerini belirtmesi ve buna ilişkin düğün davetiyesi ile videosunun dosya içinde bulunması, yapılan kriminal incelemeye göre uyuşturucu maddeler üzerine parmak izi yahut DNA örneği çıkmamış olması ve diğer hususlar dikkate alındığında, bozma sonrası yapılan yargılamada da sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gibi sanığın savunmasının doğruluğunu kanıtlayan deliller elde edilmiş olup sanığın mahkûmiyetine karar vermek ceza yargılamasının bütün ana prensipleriyle çelişecek olduğundan sanığın beraatine karar vermek ve önceki kararda direnilmesi yoluna gitmek gerekmiştir.