9. Ceza Dairesi 2021/8168 E. , 2023/8094 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/80 E., 2015/99 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (sanık), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ve suça sürüklenen çocuk) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci
**9. Ceza Dairesi 2021/8168 E. , 2023/8094 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/80 E., 2015/99 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı (sanık), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ve suça sürüklenen çocuk) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararı ile, a) Sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Suça sürüklenen çocuğun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.01.2019 tarihli ve 14-2015/299303 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin rızasıyla sanığın aracına bindiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığına, olayda silah kullanılmadığına, birlikte işlenme halinin söz konusu olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden sanığın katılan mağdureye yönelik zorlamasının bulunmadığına, suçun sübutunun kabulü halinde teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun sanığın cinsel amacını bilmediğine, katılan mağdure ile sanığın konuşacaklarını düşündüğüne, atılı suçu işlemeye ortak olma iradesinin bulunmadığına, eksik inceleme neticesinde verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddia, savunmalar, katılan mağdure ve tanık beyanları, dosya kapsamında mevcut tutanak ve raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan mağdure ile sanık ...'ın olay tarihinden önce yaklaşık 8 ay arkadaşlık yaptıkları, sonrasında katılan mağdurenin sanık ile görüşmek istemediği, fakat sanığın zaman zaman katılan mağdurenin önüne çıkarak konuşmak istediğini belirttiği, suç tarihi olan 10.12.2012 tarihinde saat 12:40 sıralarında katılan mağdurenin okula gitmek için evden çıktığı sırada sanığın katılan mağdurenin önüne geçerek "Adının çıkmasını istemiyorsan yürü" şeklinde sözlerle kolundan tutup zorla suça sürüklenen çocuk ...'in sürücüsü olduğu araca sürükleyerek bindirdiği, ses tabancası ile katılan mağdureye hitaben "Seni de kendimi de öldürürüm" diyerek bağırıp çağırma şeklinde sözlerle tehdit ederek katılan mağdureyi Üzümlü beldesinde eflek mevkii olarak bilinen bir bağ evine götürdüğü, sanığın, suça sürüklenen çocuğu benzin almaya gönderdiği, daha sonra katılan mağdurenin rızası dışında yüzünden öpmek istediği eteğinin altındaki çorabına dokunduğu, külotlu çorabını yırtmak istediği, aralarında mücadele olduğu, katılan mağdurenin buna izin vermediği, bu arada suça sürüklenen çocuğun geriye döndüğü, herkesin kendilerini aradığını, jandarmaya haber verildiğini söylediği, sözlü baskı ile katılan mağdureden şikâyetçi olmama sözünü alınca Üzümlü'ye geri döndükleri, katılan mağdurenin jandarmada şikâyetçi olduğu Mahkemece sabit kabul edilmiştir. 2. Sanığın katılan mağdureyi kolundan tutup zorla suça sürüklenen çocuğun sürücüsü olduğu araca sürükleyerek bindirdiği, ses tabancası ile katılan mağdureye hitaben "Seni de kendimi de öldürürüm" diyerek bağırıp çağırma şeklinde sözlerle tehdit ederek katılan mağdureyi Üzümlü beldesinde eflek mevkii olarak bilinen bir bağ evine götürdüğü, burada katılan mağdureye karşı basit cinsel istismar eyleminde bulunduğu, bu suretle sanığın katılan mağdureye yönelik olarak birden fazla kişi ile birlikte, silahla ve çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. 3. Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin sanık tarafından zorla alıkonulması suçuna asli fail olarak iştirak ettiği, zira katılan mağdurenin sanık tarafından zorla bindirildiği aracın sürücüsünün suça sürüklenen çocuk olduğu, sanık ile birlikte katılan mağdureyi Üzümlü beldesinde eflek mevkii olarak bilinen bir bağ evine götürdüğü, suça sürüklenen çocuğun savcılıkta vermiş olduğu savunmasında, sanık tarafından katılan mağdurenin kolundan sert bir şekilde tutulduğunu, sanığın katılan mağdureyi aracın arka yolcu kısmına bindirmeye çalıştığı, katılan mağdurenin bu sırada ağladığını, binmemek için direndiğini, sanığın katılan mağdureyi zorla aracın arka kısmına bindirdiği, sanıktan korktuğu için aracı hareket ettirdiğini savunmuş ise de suça sürüklenen çocuğun daha önceden katılan mağdureyi almaya geldiklerini bildiği, bu nedenle suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceği, suça sürüklenen çocuğun sanık ile birlikte katılan mağdureye yönelik olarak birden fazla kişi ile birlikte, silahla ve çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak, suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde on beş yaşından büyük mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cinsel amaçla işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri ile belirlenen cezanın aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile artırılması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2015 tarihli ve 2014/80 Esas, 2015/99 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.