(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/1519 E. , 2008/5305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVALILAR : RECAİ ... VE ARK. Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... Özsoy ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 5602 Sayılı
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/1519 E. , 2008/5305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVALILAR : RECAİ ... VE ARK. Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... Özsoy ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 5602 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, o tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman olması nedeniyle tespit harici bırakılmış, ... ... ... vekilinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne yaptığı başvuru üzerine 1278 ve 1309 sayılı genelgesi gereğince 08.12.1978 tarihinde yapılan kadastro sırasında ... Köyü son parseli olan 390 parsel sayısı verilerek 57.160 m2 yüzölçümünde, Ağustos 1306 Daimi tarih 6 sıra numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve paylaşım nedeniyle ve zemini ... Vakfının mazbut tarla olduğu da belirtilerek ... ... ... adına tespit tutanağı düzenlenmiştir. İtirazları kadastro komisyonunca reddedilen Orman Yönetimi ve Hazine; ... Köyünde 1959 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 390 parselin orman niteliği ile tespit dışı bırakıldığı, 1978 yılında yapılan tespitin 2. kadastro olduğu, ... ... ...’un tutunduğu tapu kaydının çekişmeli yere uymadığı, taşınmazın davacının dayandığı tapu kaydının kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve tapu kaydının hukuki değerini kaybettiği iddiasıyla dava açmıştır. ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmaza uygulanan Ağustos 1306 Daimi tarih 6 sıra nolu tapu kaydının ... oğulları ... ve ... adlarına kayıtlı olduğunun, tapu maliklerinin ölümünden sonra mirasçıları arasında paylaşım yapılmadığını, taşınmazın ... ve ... ... mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle, ..., Ağustos 1306 Daimi tarih 6 sıra nolu tapu kaydının ... oğulları ... ve ... adlarına kayıtlı olmakla birlikte, ... ...’nın ..., ..., ... ve ... isimli çocuklarının bulunduğunu, bunlar arasında yapılan paylaşım sonucu 390 parselin ... ve ...’ye kaldığını, ...’nin payının ... ... ...’a geçtiğini, Vesile’nin ölümüyle payının tek mirasçı olarak kendisine kaldığını ileri sürerek, taşınmazın 1/2 payının adına tapuya tescili istemiyle, ayrı ayrı açmışlardır Dava dosyaları hukuki bağlantı sebebiyle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirildikten sonra mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın ... bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01.10.2004 tarihli krokili raporda (A), (B), (C) ile işaretlenen toplam 17.167,05 m2 yüzölçümlü bölümü ile PXII ile işaretlenen 8.036,33 m2 yüzölçümlü kesiminin Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 1990/976-1991/557 sayılı mirasçılık belgesinde belirtilen paylar oranında ... oğlu ... ve ... mirasçıları adlarına, (D) ile işaretlenen 31.896,62 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hükmün davacılar Hazine, Orman Yönetimi ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/07/2006 gün ve 2005/6892-2006/10764 sayılı kararı ile(Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın ... bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01.10.2004 havale tarihli raporda (D) ile işaretlenen 31.896,62 m2 yüzölçümlü ve PXII poligon numarası ile orman rejimi dışına çıkarılan 8.036,33 m2 yüzölçümlü bölümlerinin 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 1977 yılında 8.036,33 m2 yüzölçümlü kesimin orman rejimi dışına çıkarıldığı, (A), (B) ve (C) işaretlenen kesimlerinin tahdit dışında kaldıkları, (D) ile işaretlenen yerde bozuk baltalık niteliğinde meşe ağaçlarının bulunduğu, PXII poligon numarası ile işaretlenen yer ile (A), (B) ve (C) ile işaretlenen yerlerde gramine familyasından çeşitli türden yıllık otsu bitkiler ve bögürtlen örtüsünün bulunduğu, taşınmazın eğiminin % 2-4 olduğu açıklandığı, her ne kadar orman bilirkişi kurulu tarafından yapılan hat uygulaması, bir örneği dosyada bulunan tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritası ile uyumlu ise de, 1938 yılına ilişkin çalışma tutanağı ile tahdit haritası uyumsuz olduğu, çalışma tutanakları ile tahdit haritasının çelişkili olması halinde orman sınır noktalarının tahdit haritasındaki yerine itibar edilmeyip, çalışma tutanaklardaki yön, yer ve mesafe olarak tarif edilen yerlerine itibar edilmesi gerektiği, 23.09.1938 tarihli çalışma tutanağında “10-152 numaradan cenuba doğru yol ile 153 numaraya Ağlamış mevkiine, buradan orman kenarından ... Deresi içinde 155 numaraya, buradan ... ile (yani dereyi takiple) 156 numaraya, buradan da şose üzerinde eski tahdide ait onuncu kilometrelerindeki 88 numaraya…” şeklinde orman sınır noktalarının bulunduğu yerler tarif edildiği,çalışma tutanağında 155 OTS’nin ... Deresi içine konulduğu açıklandığı gibi,155 O.S.N.’dan dereyi takip ederek, yine ... içindeki 156 numaraya ulaşıldığı,. 30.11.1982 tarihli ... bilirkişi kurulu da 155 O.S.N.’nın ... içinde olduğunu bildirdiği halde, 1938 tahdit haritasında ve aplikasyon haritasında 155 OTS ... Deresi içine konulmayıp ... Deresi ile ... yolunun arasında yer alan çekişmeli taşınmazın içine konulduğu, 23.09.1938 tarihli çalışma tutanağındaki mesafe ve yön tariflerinden, 153 OTS’den itibaren devam eden OTS’lerin (154 ila 156) ... Deresini takip ederek şose üzerindeki 88 numaraya ulaştığı, böylelikle de çekişmeli taşınmazın tamamının 1938 tahdidi içinde kaldığının anlaşıldığı, diğer taraftan; orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği yerlerde kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritası ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenmesi gerekmekte ise de, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılacağı,çünkü, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının sınırları belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit harita ve tutanaklarının dışında kalan taşınmazları, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı,bu tür taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerektiği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği,devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtları hukuki değerlerini yitirdiği,bu nedenle,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1938 yılında yapılan ilk orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yapıldığından kesinleşen tahdit haritası ve tutanakları çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritası dışında kalan bölümünün orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı,çekişmeli taşınmazın ... Köyünde 1959 yılında yapılan ilk arazi kadastrosu sırasında o tarihte yürürlükte olan 5602 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman olması nedeniyle kadastro dışı bırakıldığı, gerçek kişilerin tutundukları tapu kaydının orman içinde kalması nedeniyle uygulanmadığı,tapu kaydının sınırında okunan kişi yerleri sınırda bulunmamakta, sınırda yazılı ... Deresinin doğudaki ... olabileceği bildirilmişse de 1938 tarihli tahdit tutanaklarında dahi bu derenin ismi ... Deresi olarak anıldığı,yine, tapu sınırında yazılı ... kalesinin dava konusu parselin sınırında olmayıp, çok uzağında bulunduğu, davacı ... ... ... vekilinin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/615 sayılı dosyasında açtığı tescil davasının 10.12.1974 tarihli dava dilekçesinde açıklanıp kabul edildiği, bu nedenle, dayanılan tapu kaydının çekişmeli 390 sayılı parselde belirtilen sınırlarla uymadığı, çekişmeli taşınmazın belirlenen niteliklerine göre zilyetlikle kazanılacak bir yer olmadığı, aslında davacı ve davalı gerçek kişilerin çekişmeli taşınmaz üzerinde hak kazanmayı sağlayan zilyetliklerinin de bulunmadığı anlaşıldığı,çekişmeli taşınmazın üzerinde halen meşe ağaçlarının bulunuşu, 23.9.1938 tarihli çalışma tutanağındaki yer, mesafe ve yön tarifleri ile ilk tahdidin 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yapılmış oluşu karşısında 1959 yılında yapılan ilk genel arazi kadastrosu sırasında taşınmazın “devlet ormanı” olduğundan kadastro dışı bırakılmış olması çekişmeli yerin orman tahdidi içinde kaldığı sonucunu doğurduğu,gerçek kişilerin tutundukları tapu kaydının çekişmeli yere uyduğu bir an için kabul edilse dahi 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuki değerini kaybettiği, orman üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı, kamu malı niteliğindeki ormanlarda özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ve Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararında kabul edildiği gibi, 1959 yılında orman olması nedeniyle tespit dışı bırakılan taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki yüzölçümüyle tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak,dava konusu ... Köyü 390 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ... Özsoy ve ark. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 tarihinde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 14.09.1982 tarihinde yapılıp temyize konu dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1984 yılında yapılan 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ve 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 03/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.