10. Hukuk Dairesi 2012/11493 E. , 2012/11489 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1167-264 Dava, prime esas kazancın istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hizmet tespitine yönelik davalarda, da
**10. Hukuk Dairesi 2012/11493 E. , 2012/11489 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :1167-264 Dava, prime esas kazancın istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hizmet tespitine yönelik davalarda, davacı işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na (devredilen SSK) davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın belirlenmesinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık, ücretin ispatında, bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HUMK'nun 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. 506 sayılı Kanunun 78. maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı, HUMK’nun 288. maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira, 506 sayılı Kanunun 78. maddesine göre, günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanacaktır. Somut uyuşmazlıkta; davacıların murisinin davalıya ait Rusya'daki şantiye işyerinde 1.000 Dolar karşilığı olan 1.360 TL ücretle çalışıldığının tespiti istenmiş, Mahkemece, prime esas kazancın Kuruma bildirilenden fazla olduğunun yazılı delille ispatı gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. Dosya kapsamına göre, davacıların murisi ile davalı işveren arasında 13.4.2007 tarihli süreli yurt dışı hizmet akdi imzalanmış, sözleşmede belirlenen ücretin 500 ABD Doları olduğu anlaşılmıştır.Sözleşmede belirtilen ücretin aksine, sigortalının kardeşi ...'ın banka hesabına 2007 yılı 6, 7, 9 ve 10. aylarda 500 ABD Dolarını geçen havaleler yapıldığı ve gönderilen bu paranın sigortalının eşine verildiğinin iddia edilmesi ve davalı işverenin, ...'nin ve ...'nin taşeron olup, ücretlerin taşeronlar vasıtasıyla işçilere ödendiğini kabul etmesi karşısında, taşeronlarda ücret ödemeye ilişkin belge olup olmadığı, ... tarafından gönderilen paranın ücret mi avanslı ücret mi olduğu ... ve ... de dinlenmek suretiyle araştırılmalı ve toplanacak deliller hep birlikte irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.