3. Hukuk Dairesi 2022/2149 E. , 2022/3207 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile 01/01/2005 tarihinde imzaladığı Taahhüt Sözleşmes…
**3. Hukuk Dairesi 2022/2149 E. , 2022/3207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile 01/01/2005 tarihinde imzaladığı Taahhüt Sözleşmesi ile bir inşaat projesinde, satış vaadi yapılmış ve kat karşılığı anlaşılmış arsalar üzerine yapılan inşaat, imalat, pazarlama ve satış işi ile ilgili faaliyetlerin ortaklaşa yapılmasının kararlaştırıldığını, davalının sözleşme kapsamındaki işlerini tamamlayarak teslim ettiğini; ancak, satıştan sonra iki alıcının satın aldıkları dairelerde ve sitenin ortak alanlarında muhtelif ayıplar olduğu iddiası ile uğradıkları zararların tazmini bakımından dava açtıklarını, mahkeme kararları gereği toplam 67.679 TL'nin daire maliklerine ödendiğini, sözleşme hükümlerine göre davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davacının üçüncü kişilere ödediği bedellerin inşaat işinden kaynaklanmadığını, taahhütname'nin 8. maddesi kapsamının dışında yer aldığını, davacının bu bedelleri arazinin niteliği gereği ortaya çıkan eksik ifa nedeniyle ödemek zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile itirazının iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine; Dairece verilen 28/06/2018 tarihli ve 2016/19329 E. 2018/7344 K. sayılı kararla; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla, Türk Borçlar Kanununun 642. ve devamı maddeleri hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkemece; tasfiye memuru raporuna göre tasfiyenin tamamlandığı, borç ve alacak bulunmadığı, tasfiyenin yapıldığının tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafın, alacaklarının cari hesap alacağı olduğunu belirttiği, davaya konu ödemelerin eksik ifadan kaynaklandığı, eksik ifadan, ortakların eşit sorumlu oldukları gerekçesiyle; davanın reddine, davalının yerinde görülmeyen kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilin temyiz itirazının reddi gerekir. 2- Uyuşmazlık; inşaat yapım ve satışına yönelik adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine göre, üçüncü kişiler tarafından açılan davalar neticesince ortaya çıkan zarardan, davacının muaf olup olmadığına ilişkindir.