(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/1 E. , 2009/11375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işi
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/1 E. , 2009/11375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-HUMK' nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda " 40,00 TL" olan kesinlik sınırı "1.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000,00-TL'yi geçmesi gerekir. İnceleme konusu karar, 17.07.2008 tarihinde verilmiş ve davacı yararına 1.000,00-TL manevi tazminat verilmesine ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E.1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak manevi tazminata yönelik davalının temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine, 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz, itirazlarının reddine; 3- Dava 20.11.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 14,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davaya İş Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğine ilişkin Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince İş Mahkemesi sıfatıyla yargılamanın sürdürülmesi doğrudur. Ne var ki, sonuçta bozmadan önceki hesap raporuna dönülerek buna göre, davayı kabul etmek usul ve yasaya aykırı olmuştur. Gerçekten, hesap raporunun yeniden yapılması halinde, raporun düzenlendiği tarihte bilinen verilerin esas alınması gerekir. Önceki rapordaki ücret ve diğer unsurlar değiştiğinden, yeni ve bilinen dönemlerin esas alınması zorunludur. Ne var ki, ilk rapora ve hükme davacının itiraz etmemesi hallerinde, davalı yararına oluşan kazanılmış hakkın da korunması Hukuk Usul Sistemimiz gereğidir. Bu kazanılmış hakkın sınırı da; maddi zarar hesabı sonucu ve varsa sigorta tahsisleri peşin değerinin düşülmesinden sonra bulunan fark sonuçtur. İşte, bu fark veya bulunan sonuç, maddi tazminat yönünden kazanılmış hak sınırını oluşturur. Yoksa ilk hesap raporunun tüm verilerini kazanılmış hakkın kapsamı içinde düşünmek maddi zarar hesabına ilişkin kurallara ters düşer. Dava, nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, sigortalının zararı belirlendikten sonra, mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için, hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler dikkate alınarak 506 sayılı yasanın ek 38. maddesi gereğince hesaplanan ve sigortalıya bağlanan gelirdeki artışların Kurumdan sorulmak sureti ile tazminattan indirilmesi gerektiği açıktır. Oysa. açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın 17.01.2007 ödeme dönemine kadar geçerli bulunan peşin sermaye değerinin tazminattan indirildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, 506 sayılı yasanın Ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanan peşin sermaye değeri Kurumdan sorularak bildirilen miktar hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak hesaplanan tazminattan indirilmek, ilk rapora göre kurulan kararın davacı tarafça temyiz edilmemesi nedeniyle, davalı yararına oluşan kazanılmış hakta gözetilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.