DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1669 E. , 2024/3071 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1669 Karar No : 2024/3071 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-...2-...3-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/7504, K:2024/3000 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA S…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1669 E. , 2024/3071 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1669 Karar No : 2024/3071 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1-...2-...3-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... 2-... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/7504, K:2024/3000 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 18/06/1978 tarih ve 16320 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 19.241,96 m²'lik kısmının, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO) tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin kararın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2023/7504, K:2024/3000 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın dayanağı olan 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 87. Maddesi; Bakanlar Kurulu kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 27. Maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Kaldırılan ve saklı tutulan hükümler" başlıklı 40. maddesi, 41. ve 27. maddelerine yer verilerek, Davalı idareler tarafından, davanın Bakanlar Kurulu Kararına karşı değil, bu karara dayanılarak ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen acele kamulaştırma kararına karşı açıldığı ileri sürülmekte ise de, bakılan davanın, davacılara ait taşınmazın kamulaştırılması yolunda bir karar alınmaksızın 14/06/1978 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak adli yargı yerine yapılan başvuru sonucunda acele el koyma kararı verilmesi üzerine açıldığı, dava dilekçesinde Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak alınan acele kamulaştırma kararının 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine aykırı olduğundan bahisle iptalinin istenildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacıların dava açmaktaki amaçlarının acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının iptaline yönelik olduğu sonucuna varıldığı, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği; burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği, Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği, 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 87. maddesinin 2. fıkrası ile kamulaştırma kararının Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce verileceği, bu kararın aynı zamanda kamu yararı niteliği taşıyacağı, diğer işlemlerin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılacağının düzenlendiği, Bu durumda; 2942 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca; 07/03/1954 tarih ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ve değişikliklerindeki kamulaştırmaya ilişkin hükümlerin saklı tutulduğu hükmü ile 41. maddesi uyarınca diğer kanunlarda İstimlak Kanunu'na veya belirli maddelerine yapılan atıfların 2942 sayılı Kanun'a veya bu Kanun'un aynı konuları düzenleyen madde veya maddelerine yapılmış sayılacağı ve aynı Kanun'un geçici 1. maddesinde, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olan kamu yararı ve kamulaştırma kararlarınin geçerli olacağı hükmü dikkate alındığında, ülkemizin artan enerji ihtiyacının biran önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği hususları, ülkemizin enerji arzına olan ihtiyaç durumu dikkate alındığında, somut olayda olduğu gibi ülke ekonomisi için çok önemli bir meta olan petrol kaynaklarının hızlı ve sürekli bir şekilde ülke ekonomisine kazandırılmasının hedeflenmiş olması nedeniyle, enerji ihtiyacının acil nitelikte olduğu sabit olmakla birlikte, kamu yararının varlığı da açık olduğundan, davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, anılan projenin bir an önce yapılabilmesi maksadıyla uyuşmazlığa konu taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu acele kamulaştırma kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, iptali istenen işlemin, 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, uyuşmazlık konusu taşınmazın 19.241,96 m²'lik kısmının, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO) tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin alınan hatalı kararın olduğu; Bakanlar Kurulu Kararıyla, TPAO ve diğer petrol hakkı sahiplerine, petrol arama ve üretim faaliyetleri için tanınan acele kamulaştırma yapma yetkisinin kayıtsız, şartsız ve anayasal haklar gözardı edilerek uygulanmasının hukuk devletiyle bağdaşmayacağı; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının dayanağı kanunların yürürlükten kaldırıldığı ve 6326 sayılı Kanun kapsamında alınan bir belge ve başlatılmış bir proje bulunmadığı; 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilmiş bir kamu yararı kararı bulunmadığı, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak adli yargı yerine başvurulduğu anlaşılmakla, kamulaştırma sürecinin 6491 ve 2942 sayılı Kanunlara uygun olarak gerçekleştirildiğinden bahsedilmesine de olanak bulunmadığı; 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 87. maddesinin 2. fıkrası ile kamulaştırma kararının Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce verileceği, bu kararın aynı zamanda kamu yararı niteliği taşıyacağı, diğer işlemlerin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiş olup, Bakanlar Kurulunun yerine geçen Petrol İşler Genel Müdürlüğünün işlem tesisinde yetkisinin bulunmadığı; taşınmazın kamulaştırılması yolunda bir karar alınmaksızın 14/06/1978 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak adli yargı yerine yapılan başvuru sonucunda acele el koyma kararı verilmesi ve Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak alınan acele kamulaştırma kararının 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine aykırı olduğu, iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu davanın, davacılara ait taşınmazın kamulaştırılması yolunda bir karar alınmaksızın 14/06/1978 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak adli yargı yerine yapılan başvuru sonucunda acele el koyma kararı verilmesi üzerine açıldığı, dava dilekçesinde Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak alınan acele kamulaştırma kararının 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine aykırı olduğundan bahisle iptalinin istenildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacıların dava açmaktaki amaçlarının acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının iptaline yönelik olduğu sonucuna varılmaktadır. Bakanlar Kurulu Kararı'nın incelenmesinden; "acelelik hali"nin Petrol Kanunu'nun 3/8 maddesinde tanımlanan petrol işlemlerine ilişkin olarak yapılacak tüm kamulaştırma işlemlerini kapsayacak şekilde belirlendiği, herhangi bir çerçeve çizilmediği ve somut olarak belirtilmediği, uygulama açısından süreklilik öngördüğü gibi Bakanlar Kuruluna tanınan yetkinin başka makam ya da mercilerce takdir edilerek kullanılmasına olanak sağladığı, mülkiyet hakkının korunması, kullanılması ve sınırlandırılması yönünden belirsizlik yarattığı, mülkiyet hakkı ile sınırlandırılması arasındaki dengenin neden gösterilmeyerek bozulduğu; bu itibarla, anılan Bakanlar Kurulu Kararında konu yönünden bir sınırlama getirilmeyerek ve uygulama açısından da süreklilik gösterecek şekilde petrol işlemlerine ilişkin yapılacak tüm kamulaştırma işlemlerinde acele kamulaştırma hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek genel nitelikte bir karar alınması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bakanlar Kurulu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davacıların temyiz istemlerinin kabulü, Daire kararının bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, "Ülkemizin enerji, ulaşım, sanayi ve milli savunma gereksinmeleri bakımından hayati önemde stratejik bir madde olan petrolün, Petrol Yasasının 2 nci maddesinde yazılı olduğu gibi milli menfaatlere uygun olarak hızla, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla girişilen ve sözü geçen Yasanın 3/8. maddesinde tanımlanıp (arama, keşif, inkişaf ve tasfiye işlemleri ile petrolün ve petrol mahsullerinin -tevzi müesseselerince veya doğrudan doğruya tüketiciye perakende olarak yapılan satışlarla ilgili işlemler hariç- depolanması, nakledilmesi ve satılması) işlemlerini içeren «petrol ameliyeleri»nin yapılabilmesi için gerekli olan taşınmazların, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı ve ilgili kuruluşlarla petrol hakkı sahibi tüzel kişiler lehine aynı Yasanın, 87. maddesi ve 6380 sayılı «İstimlâk Kanunu» hükümleri çerçevesinde yapılacak kamulaştırmalarında «müstaceliyet» bulunduğunun saptanması nedeniyle, bu kamulaştırmalarda İstimlâk Kanununun 27 nci maddesindeki yöntem uygulanır." denilmek suretiyle "Petrol ameliyeleri için gerekli taşınmazların kamulaştırmasında acelelik hali bulunduğundan" 6380 sayılı İstimlak Kanunu'nun 27. maddesindeki yöntemin uygulanmasına karar verilmiştir. Davalı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü tarafından 09/05/2023 tarihli noter ihtarnamesi ile, davacılara uzlaşma görüşmelerinin yapılacağı belirtilerek, tebliğ tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde başvuruda bulunulmadığı takdirde 14/06/1978 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına istinaden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca taşınmazın acele kamulaştırılacağı belirtilerek davacılar uzlaşma görüşmesine davet edilmiş, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü TPAO ... Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı oluru ile taşınmaz malikleri ile anlaşmaya varılamadığı belirtilerek taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Davalı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmaza acele el konulmasına karar verilmesi istemiyle 29/05/2023 tarihinde asliye hukuk mahkemesine başvurulmuş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı kararıyla taşınmaza acele el konulmasına karar verilmesi üzerine, ... tarih ve... sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak uyuşmazlık konusu taşınmazın 19.241,96 m²'lik kısmının, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü (TPAO) tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin kararın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü; "Kamulaştırma" başlıklı 46. maddesinde; "Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde; "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 27. maddesinde; "3634 sayılı Kanunun tatbikında memleket savunması veya müstaceliyeti İcra Vekilleri Heyetince karar altına alınacak veya mahsus kanunlarla derpiş edilen fevkalade hallerde lüzumlu olan gayrimenkullerin istimlakine ait kanuni merasim (kıymet takdiri hariç) sonradan tamamlanmak üzere alakalı idarenin talebiyle mahkemece 7 gün içinde o gayrimenkulün 11 inci maddenin ikinci fıkrasındaki esaslar dairesinde tesbit edilecek değer pahası lehine istimlak yapılan idare tarafından mal sahibi namına milli bankaya ve bulunmayan yerlerde mal sandıklarına yatırılarak o gayrimenkule el konulabilir." kuralı getirilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un Geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olan kamu yararı ve kamulaştırma kararları geçerlidir. Ancak, idarece henüz kıymet takdir edilmemiş olan işlerde, kıymet takdir işlemleri ile sonraki işlemler bu Kanun hükümlerine göre yapılır." hükmü düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 3/8 maddesinde tanımlanan petrol ameliyelerinin yapılabilmesi için gerekli olan taşınmazların, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı ve ilgili kuruluşlarla petrol hakkı sahibi tüzel kişiler lehine aynı Kanun'un 87. maddesi ve 6830 sayılı İstimlak Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılacak kamulaştırmalarda "müstaceliyet" bulunduğunun saptanması nedeniyle, bu kamulaştırmalarda İstimlak Kanunu'nun 27. maddesindeki acele istimlak yönteminin uygulanacağına karar verilmiştir. Davacılara ait taşınmazda Yelkovan-2 lokasyon sahasının tesis edilmesi amacıyla taşınmaz malikleri ile davalı TPAO Genel Müdürlüğü tarafından yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığından bahisle, taşınmazın bir kısmına acele istimlak yoluyla el konulması yolunda yapılan başvuru üzerine TPAO Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü tarafından verilen olur üzerine acele kamulaştırma nedeniyle el konulması istemiyle yapılan başvuru sonucunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş, K:... sayılı kararıyla taşınmaza acele el konulmasına karar verilmesi üzerine açılan davada, iptali istenen işlemin Bakanlar Kurulu Kararı değil bu karara dayanılarak uyuşmazlık konusu taşınmazın 19.241,96 m²'lik kısmının, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin karar olduğu sonucuna varılmaktadır. TPAO Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü tarafından verilen olurun dayanağı ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı olduğundan öncelikle işlemin dayanağının irdelenmesi gerekmektedir. Kamulaştırma işlemlerinde acelelik halinin uygulanabilmesi için Cumhurbaşkanı Kararında (Bakanlar Kurulu Kararında), acelelik hali ve bu hali gerekli kılan durumlar ile gerek acele kamulaştırmanın konusu, gerekse acele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için acele kamulaştırmanın uygulanmasını sağlayacak ayrıntıya kararda yer verilmesi, kanun koyucu tarafından acelelik halini belirleme konusunda Cumhurbaşkanına (Bakanlar Kuruluna) tanınan yetkinin başka bir makam ya da mercii tarafından kullanılması sonucunu doğuracak, yetki devrini içerecek unsurlar taşımaması gerekmektedir. Bu çerçevede dava konusu işleme dayanak oluşturan, 6326 sayılı Petrol Kanunu'nda tanımlanan petrol işlemlerine yönelik olarak bu Kanun çerçevesinde yapılacak tüm kamulaştırmalarda 6830 sayılı Kanun uyarınca acele kamulaştırma yönteminin uygulanacağına dair Bakanlar Kurulu Kararı incelendiğinde; "acelelik hali"nin 6326 sayılı Kanun'da tanımlanan petrol işlemlerine yönelik yapılacak tüm kamulaştırma işlemlerini kapsayacak şekilde belirlendiği, herhangi bir çerçeve çizilmediği ve somut olarak belirtilmediği, uygulama açısından süreklilik öngördüğü gibi Bakanlar Kuruluna tanınan yetkinin başka makam ya da mercilerce takdir edilerek kullanılmasına olanak sağladığı, mülkiyet hakkının korunması, kullanılması ve sınırlandırılması yönünden belirsizlik yarattığı, mülkiyet hakkı ile sınırlandırılması arasındaki dengenin neden gösterilmeyerek bozulduğu görülmektedir. 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu'nun 10. maddesinde, petrol hakkı sahibinin; arama veya işletme ruhsatında veya civarında petrol işlemi için gerekli arazinin kullanma hakkını, arazi özel mülkiyet konusu ise anlaşma, anlaşmazlık durumunda kamulaştırma yoluyla elde edebileceği, kamu yararı niteliğindeki kamulaştırma kararının, talep üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca verileceği, işlemlerin 2942 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılacağı ve aynı Kanun'un 27. maddesi hükümlerine göre acele kamulaştırma yapılabileceği düzenlenmişken, bu usul izlenmeksizin, Cumhurbaşkanına tanınan yetkinin başka bir makam ya da mercii tarafından kullanılması sonucunu doğuracak nitelikteki 14/06/1978 tarih ve 7/15761 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü TPAO ... Bölge Müdürlüğünün taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin olurunun, 2942 sayılı Kanun uyarınca acele kamulaştırma kararı alma yetkisinin Cumhurbaşkanına tanındığı dikkate alındığında, hukuka aykırı olduğu açıktır. Bu itibarla, yukarıda belirtildiği üzere anılan Bakanlar Kurulu Kararında konu yönünden bir sınırlama getirilmeyerek ve uygulama açısından da süreklilik gösterecek, Cumhurbaşkanına (Bakanlar Kuruluna) tanınan yetkinin başka bir makam ya da mercii tarafından kullanılması sonucunu doğuracak şekilde, petrol işlemlerine yönelik yapılacak tüm kamulaştırma işlemlerinde acele kamulaştırma hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek genel nitelikte bir karar alınması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, Daire kararında, 2942 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olan kamu yararı ve kamulaştırma kararlarının geçerli olacağı hükmünden bahisle Bakanlar Kurulu Kararı değerlendirilmişse de, anılan karar, somut bir projeye dayalı kamulaştırma işlemine yönelik olmadığı gibi davacılara ait taşınmaz yönünden alınmış bir kamulaştırma kararı bulunmadığı anlaşıldığından, Bakanlar Kurulu Kararının 2942 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi hükümleri kapsamında geçerli olduğunun kabul edilmesine ve uyuşmazlıkta uygulanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne; 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 15/05/2024 tarih ve E:2023/7504, K:2024/3000 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Dava konusu işlemin İPTALİNE, 4.Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin ...TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 5.Posta gideri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 6.Dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine, 7.28/11/2024 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.