8. Hukuk Dairesi 2021/4458 E. , 2022/7237 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Taşınmazın dayanağı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmed…
**8. Hukuk Dairesi 2021/4458 E. , 2022/7237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Taşınmazın dayanağı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediğinin araştırılması ve çekişmeli taşınmazlara komşu 112 ada 25 ve 27 parsel sayılı taşınmazların dayanağı 16.04.1966 tarihli ve 13 numaralı tapu kaydı ile 18.06.1966 tarihli ve 30 numaralı tapu kayıtlarının, çekişmeli taşınmazın dayanağı tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılması, yapılacak bu keşifte, taşınmazların dayanağı 27.07.1965 tarih 2, 4 ve 6 sıra numaralı tapu kayıtlarının ve Başkale Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.12.1964 tarih ve 1963/39 Esas, 1964/165 Karar sayılı ilamı ile oluşan tapu kaydının kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca haritalarına göre belirlenmesi, haritaların uygulanabilir olmaması halinde sınırlarının tek tek okunmak suretiyle sınırların mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkânının sağlanması, tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve kapsamlarının neresi olduğunun belirlenmeye çalışılması, komşu taşınmazların dayanağı 16.04.1966 tarih ve 13 numaralı tapu kaydı ile 18.06.1966 tarih ve 30 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü ne okuduğunun sorulması ve fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli harita düzenlettirilmesi, bu suretle tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve tapu kayıtlarının uygulamasını ve kapsamını gösterir, taşınmazın dayanağı tescil ilamı ve krokisinin uygulama kabiliyeti olup olmadığını açıklayıcı rapor alınması, tapu kayıtlarına kapsam tayin edildikten sonra çekişmeli taşınmazın dayanak kayıtların kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın hangi tarihten beri, kimler tarafından, neye istinaden ve ne şekilde zilyet edildiğine, taşınmazın zilyetlikle mülk edinmeye elverişli yerlerden olup olmadığına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, "tespitin iptaline" karar verilmesi gerekirken "tespit tutanağının iptaline" karar verilmiş olmasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile çekişmeli 112 ada 26 parsel numaralı taşınmazın kadastro tutanak tespitinin iptaline ve dere olarak haritasında gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Çekişmeli 112 ada 26 parsel sayılı taşınmazın dayanağını oluşturan 27.07.1965 tarihli 2, 4 ve 6 sıra numaralı tapu kayıtlarının sırasıyla 8.010, 17.100 ve 13.163 metrekare yüzölçümlü olduğu ve dava konusu 112 ada 26 parsel ile birlikte aynı ada 28, 34, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 57 ve 58 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, bu taşınmazlardan 112 ada 28, 34, 42, 44, 46, 57 ve 58 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleştiği, bu taşınmazların sırasıyla 16.186.27, 23.321.09, 8.472.11, 6.099.94, 4.899.27, 3.604,32 ve 13.778,58 metrekare yüzölçümüne sahip olduğu ve söz konusu tapu kayıtlarının hudutları itibariyle gayrısabit sınırlı olup miktarlarıyla geçerli oldukları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu parselin, dayanak kaydın miktar fazlası olduğu, sınırında bulunan Aşkitan çayı nedeniyle aktif dere yatağında kaldığı ve bu nedenle davalı tarafından zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçeleriyle, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi isabetsiz ise de, hüküm sonucu itibari ile doğru olduğundan ve bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/son gereği mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle hükmün onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yerel Mahkeme kararının gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesine ve hükmün, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/son maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.