3. Hukuk Dairesi 2022/2448 E. , 2022/4214 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılan…
**3. Hukuk Dairesi 2022/2448 E. , 2022/4214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca, 19/07/1987 tarihinden bu yana terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan vatandaşlardan 1 yıllık kanuni süre içerisinde müracaat edenlere bu zararlarının giderilmesi amacıyla kanundaki esas ve usuller çerçevesinde nakdi tazminat ödendiğini, ancak yapılan bu ödemelerle ilgili olarak Iğdır Valiliğine intikal eden bir kısım ihbar ve şikayetlerde terör örgütü baskısıyla köylerini boşaltmak zorunda kalan köy halkı ile hiçbir ilgi ve alakası bulunmayan bir kısım şahısların kendilerini köyde ikamet ediyormuş gibi göstermek suretiyle haksız tazminat elde ettiklerini, iddialarla ilgili olarak tanzim edilen 12/02/2009 tarih ve İR-2009/1 sayılı rapora göre davalıların beyanlarının doğru olmadığını beyanla asıl ve birleşen davalarda bu tazminatların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalılar; asıl ve birleşen davalarda davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; talimat yoluyla yapılan keşif, alınan yerel bilirkişi beyanları ve düzenlenen teknik bilirkişi raporları doğrultusunda davalılara babasından intikal eden ev ve ahıra ilişkin taşınmazın değerinin 10.500 TL olduğu, davalıların 1/11 hissesi uyarınca kendilerine ödeme yapılması gerekirken fazla ödeme yapıldığı ve davalılara ödenen tazminatın iadesi için gönderilen tebligatın tebliğ tarihi olan 20/04/2009 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldükleri kabul edilerek 6.209,31 TL tazminatın 20/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’ten, 4.209,31 TL tazminatın 20/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı...’ten 4.359,58 TL tazminatın 20/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’ten, 4.208,31 TL tazminatın 20/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen karar, davacı vekili ve davalılar ... ile ...’in temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/05/2016 tarihli ve 2015/6871 esas - 2016/6335 karar sayılı kararıyla; "...Tazminat talep edilebilmesi için 5233 sayılı yasa 1 ve 2. maddesi açık hükmüne göre, zarar gören olunması yeterli olup sırf üzerine kayıtlı taşınmaz kaydı bulunmadığı gerekçesiyle zilyetlik konusunda gerekli araştırma usulünce yapılıp değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur.