1. Hukuk Dairesi 2009/2582 E. , 2009/4021 K. "" MAHKEMESİ : MUDURNU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı S.’nin adına kayıtlı 25 parselde 1 nolu bağımsız bölümü, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, pay oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, işlemin muvazaalı olmadığını, bedelin ödendiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı…
**1. Hukuk Dairesi 2009/2582 E. , 2009/4021 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MUDURNU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı S.’nin adına kayıtlı 25 parselde 1 nolu bağımsız bölümü, mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, pay oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, işlemin muvazaalı olmadığını, bedelin ödendiğini belirtip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillerden; davacının miras bırakanı S.’nin adına kayıtlı 25 parselde 1 nolu bağımsız bölümü 14.01.2004 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.