4. Hukuk Dairesi 2013/17767 E. , 2014/12649 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2011 NUMARASI : 2009/428-2011/326 Davacı S.. Ö.. vekili Avukat C.. O.. tarafından, davalı N.. B.. aleyhine 24/12/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz di…
**4. Hukuk Dairesi 2013/17767 E. , 2014/12649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2011 NUMARASI : 2009/428-2011/326 Davacı S.. Ö.. vekili Avukat C.. O.. tarafından, davalı N.. B.. aleyhine 24/12/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/10/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, etkili eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, yanlış bilet kullandığı gerekçesiyle, belediye otobüs şoförü olan davalının, sokak ortasında kendisini yaraladığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, davacının oğluna ait öğrenci pasosu ile otobüse binmesi nedeniyle işlem yapmak istemesi üzerine davacının hakaret edip yüzüne yumruk attığını, pasosunu vermeyince kendisine ait bileti alıp kaçmaya başladığını, davacıyı takip ederken ayağı takılıp düştüğünü, davacıya vurmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Davacı; Mahkemenin davanın reddine dair 04/12/2007 tarihli ilk kararı, davacının temyizi üzerine, Dairemizin 08/10/2009 tarihli ilamı ile; olay nedeniyle davacının 7 gün iş ve gücünden kalacak biçimde yaralandığı adli rapordan anlaşıldığından işin esası incelenerek, toplanan kanıtlara göre davacının uğradığı zararın kapsamı belirlenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, istemin tümden reddedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun düşmediği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra hesap bilirkişisinden alınan rapor uyarınca davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğundan bozma ilamı yararına olan davacı için usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bozma kararına uyan mahkeme için de; artık bozma ilamı uyarınca işlem yapması zorunludur. Şu durumda, bozma ilamının gereği yerine getirilmek suretiyle davacının davalı tarafından yaralanması nedeniyle BK'nun 47. maddesi uyarınca uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması bozulması gerekmiştir.