11. Ceza Dairesi 2012/467 E. , 2012/3076 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 2000 takvim yılında işlenen suç nedeniyle: 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına. 2001 takvim yılında işlenen suç nedeniyle: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesi, 765 sayılı TCK.nun 80, 62/1. maddeleri gereğince 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına.…
**11. Ceza Dairesi 2012/467 E. , 2012/3076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 2000 takvim yılında işlenen suç nedeniyle: 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına. 2001 takvim yılında işlenen suç nedeniyle: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesi, 765 sayılı TCK.nun 80, 62/1. maddeleri gereğince 17 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. Ek iddianame ile açılan kamu davası yönünden: CMK.nun 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine. I-Katılan vekilinin 2000 takvim yılında “sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan hükme yönelen temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2000 takvim yılında “sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suçun işlendiği 01.05.2001 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA. II-Sanık müdafiinin 2001 takvim yılında “sahte fatura kullanmak” suçundan kurulan mahkümiyet ile şikayetçi hazine vekilinin 08.11.2006 tarihli ek iddianame ile açılan kamu davası nedeniyle verilen beraat hükmüne yönelen temyizine gelince; Şikâyetçi hazine vekilinin, 08.11.2006 tarihli ek iddianame ile kamu davası açıldıktan sonra duruşmalara katılarak, şikayetçi olduğunu beyan etmesi ve ek iddianameye konu dava hakkında temyiz talebinde de bulunmuş olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince suçtan zarar gören olarak hükmü temyiz yetkisi bulunduğu cihetle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın 2001 takvim yılında yüklenen “sahte fatura kullanmak” ve “gelir stopaj beyannamesinde sahtecilik” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği 21.04.2002 ve 01.05.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafii ile şikayetçi hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.