10. Hukuk Dairesi 2024/4751 E. , 2025/2897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1463 E., 2024/227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/21 E., 2023/420 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor
**10. Hukuk Dairesi 2024/4751 E. , 2025/2897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1463 E., 2024/227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/21 E., 2023/420 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının 01.11.2016 günü meydana gelen iş kazası sonucu yaralandığını, işverenin kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100 TL geçici iş göremezlik ve 4.900 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın ve 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminata ilişkin istemini 2.553,01 TL olarak arttırmıştır. Birleşen davada davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere iş kazası nedeniyle davacının kolunda oluşan kalıcı izlerin davacının çalışma yaşamını etkileme derecesine göre ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara karşılık 500,00 TL, kolundaki sabit izler için ileride yapılması muhtemel tedavi ve cerrahi operasyon masraflarına karşılık 500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının beton pompa operatörü olarak çalıştığını, davacıya iş sağlığı güvenliği eğitimlerinin verildiğini, uyarıların yapıldığını, meydana gelen olayda müvekkili şirketin kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ... İnş. Turizm Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde santral yağcısı olarak çalıştığı, 01.11.2016 tarihinde mıcır bantlarının altını temizlediği esnada sağ kolunun çalışan banda sıkışması sonucu kazalandığı, davacının, Adli Tıp Kurulu'nun 17.03.2021 tarihli raporuna göre, iş kazası nedeni ile %0 oranında sürekli iş göremezlik durumunun kesinleştiği, kusur incelemesi açısından dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi kurulunun 30.11.2017 tarihli raporunda davalı iş verenin %80 oranında kusurlu, davacı işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, raporun iş kazasının meydana geliş şekline uygun, gerekçeli, karara esas olabilecek yeterlilikte ve tarafların iddialarını karşılar nitelikte olduğu; hesap bilirkişisinin 24.10.2022 tarihli raporunda, davacının sürekli iş göremezlik oranı %0 ise de dosya kapsamına göre davacının 01.11.2016 - 05.02.2017 tarihleri arasında istirahatli kaldığı, geçici iş göremezlik dönemini oluşturan bu istirahatli kaldığı dönemde davacının %100 oranında malul kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının 2.553,01 TL geçici iş göremezlik tazminatının bulunduğunun tespit edildiği; olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyo - ekonomik durumu, davacının yaşına göre maluliyetinden kaynaklanan manevi ızdırabı, dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurulu'nun 17.03.2021 tarihli raporuna göre, %0 olduğu anlaşılmakla, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olmadığının kabul edildiği, davacının kolunun estetik görüntüsü ile ilgili bir iş icra etmediği anlaşıldığından salt bu nedenle ekonomik geleceğinin sarsılmadığı sonucuna varıldığı ayrıca henüz sarf edilmediği anlaşılan muhtemel tedavi giderlerinin talep edilmesi mümkün olmadığı kanaat ve sonucuna varılarak bu yöndeki talebin kabulünün mümkün olmadığının değerlendirildiği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.553,01 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hazır beton tesisinde santral yağcısı olarak çalışan davacının mıcır bandı temizliği yaparken sağ kolunun mıcır bandına sıkışması neticesinde %0 oranında sürekli iş göremez durumda kaldığı; iş göremezlik oranı sebebi ile SGK teftiş raporu tanzim edilmediği; Gölbaşı SGK tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği; 30.11.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda, olayda davalı işverenin % 80 ve işçinin % 20 oranında kusur olduğunun belirtildiği; (Ankara) Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/327 Esas ve 2019/433 Karar sayılı ilamı ile işveren yetkili ve çalışanlarının olayda asli ve tali kusurlu oldukları belirtilerek sanıklar aleyhine ceza hükmü tesis edildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın da bu şekilde kesinleştiği, hükme dayanak bilirkişi heyet raporunda katılan işçiye kusur atfedilmediği anlaşılmış olup; ceza yargılamasında ve dayanak bilirkişi raporunda ayrıca ve açıkça davacı işçinin kusurunun olmadığının belirtildiği, bu anlamda kesinleşen maddi olay çerçevesinde işverenin yeterli düzeyde denetim ve kontrol mekanizmasını işletmemesi sebebi ile iş bu dosyada tanzim edilen kusur raporunun olaya uygun düştüğü, raporların birbirleri ile de uyumlu olduğu kanaatine varılmış; birleşen davada işçinin 01.11.2016 günü meydana gelen iş kazası sonucu yaralanma nedeni ile kolundaki sabit izler için ileride yapılması gereken tedavi ve cerrahi operasyon masraflarına ve koldaki kalıcı izlerin çalışma yaşamını etkileme derecesine göre ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara karşılık tazminat isteminde bulunulduğu, davacı işçinin sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğunun Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından sağ dirsekte yumuşak doku içerisinde metalik klipsler, osseöz posttravmatik sekel lezyon şeklinde tanımlanarak tespit edildiği, geçici iş göremezlik döneminin belirlenmesi ile bu dönem için sınırlı şekilde maddi zarar hesabı yapıldığı, SGK Kocatepe Merkezi, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu tarafından davacının tedavisinin devam ettiği ve/veya etmesi gerektiğine dair raporlarda şerh bulunmadığı, kontrol kaydına da yer verilmediği, ceza yargılaması içerisinde alınan 30.03.2017 tarihli Adli Tıp Raporunda da yüz sınırları içerisinde yara tarif edilmediğinden sabit iz yönünden rapor düzenlemesine yer olmadığı, hayati tehlike oluşturmayacak şekilde yaralamadan bahsedildiği, bu anlamda belirli dönemlerde kontrol kaydına dahi gerek duyulmadığından davacının devam edecek tedavisi bulunmadığı, kolundaki yaralanmaya yönelik geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat ile iş kazası sebebiyle manevi tazminata hükmedildiğinin saptandığı, neticeten birleşen davanın reddedilmesinin yerinde görüldüğü; tespit edilen iş göremezlik oranı ve işçinin kusur durumuna göre hesap yapılmasında hata bulunmadığı, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın işçinin yaşı, kusur durumu, iş göremezlik oranı ve olayın gerçekleşmesi çerçevesinde hakkaniyete uygun olduğunun değerlendirildiği tarafların istinaf dilekçeleri ile sınırlı şekilde istinaf denetiminin tamamlandığı, her ne kadar kaza tarihi 01.11.2016 olmasına rağmen hükümde 26.04.2016 olarak belirtilmiş ise de, maddi hatanın mahallinde düzeltilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; koldaki sabit izlerin çalışma yaşamını etkileme derecesine göre hesaplanacak olan ekonomik geleceğin sarsılmasına ilişkin kazanç kaybının BK 54. maddesindeki bedensel zararlardan olduğunu, adli tıp raporunda maluliyet durumunu değerlendiren heyet içerisinde plastik cerrahi uzmanının bulunmadığını, bu hususun, maluliyet tespitine yönelik eksik bir inceleme olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında, müvekkilinin kolunun estetik görüntüsü ile ilgili bir iş icra etmediğine yönelik kabul ve gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, zira dosyada bulunan fotoğraf ve kamera kaydından anlaşılacağı üzere, müvekkilinin kolundaki izlerin kalıcı olduğunu ve bu görüntü ile ''yaralı'' bir insan gözüyle bakılıp iş almakta zorluk çektiği, sigorta kayıtları incelendiğinde uzun süre işsiz kaldığını ve iş bularak çalışmaya başladığı yerlerden de birkaç ay çalıştıktan sonra - deneme süresi bitmeden veya zorunlu nedenler gerekçe gösterilerek - işten çıkışının yapıldığını, kaza tarihinde davalı şirketteki gelirinin, dönemsel asgari ücretin 1.918 katı olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, müvekkilin kazadan sonra çalıştığı süreler ve elde ettiği gelirin, SGK uzun vade hizmet dökümü ile tespit edilebileceğini, mahrum kaldığı kazancın da kaza tarihinde asgari ücretin 1.918 katı gelir elde ettiğinden aradaki fark olarak hesaplanabileceğini, müvekkilinin mevcut sağlık durumuna göre ileride gerçekleştirilecek estetik ameliyatlarla ilgili tam teşekküllü bir Özel ya da Devlet Hastanesinde her türlü kayıt, muayene, yatma, yapılacak olan tüm operasyon ve kontrollerin ücretlerinin tespiti ile bu miktarın BK 54. maddesi kapsamında tedavi giderleri olarak davalıdan tazmininin gerektiğini, takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1-Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2-Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.