Ceza Genel Kurulu 2020/16 E. , 2020/181 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 249-606 Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın TCK'nın 142/2-h, 168/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.12.2016 tarihli ve 535-729 sayılı hükme yönelik sanık müdafisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Böl…
**Ceza Genel Kurulu 2020/16 E. , 2020/181 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 249-606 Nitelikli hırsızlık suçundan sanık ...'ın TCK'nın 142/2-h, 168/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.12.2016 tarihli ve 535-729 sayılı hükme yönelik sanık müdafisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 29.03.2017 tarih ve 249-606 sayı ile sanığın beraatine karar verilmiştir. Bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 19.04.2018 tarih ve 4876-6172 sayı ile; "Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine' şeklinde verilen hükmün, maddi vakıa denetimi gerektiren bir sebebe dayandığı ve katılan vekilinin temyiz isteminin de beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmadığının anlaşılması karşısında; katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddine,” oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyesi S. Çevik; “...Somut olayda sanığın, eski çalıştığı iş yerine, sabah henüz bir temizlikçinin bulunduğu saat 07.30 sıralarında geldiği, kapıyı önceden bildiği şifre ile açtığı ve iş yerinde on beş yirmi dakika kadar bir şeyler aradığı, sonra olay yerinden ayrıldığı, ifadesinde hiçbir şey almadığını savunduğu ancak daha sonra yapılan aramada şirketin diğer çalışanlarına ait olup iş yerinde emaneten duran banka ve kredi kartlarından 53 tanesini aldığı anlaşılmış ve katılana teslim edilmiştir. Katılan başlangıçtan beri sanığın 400 TL civarında para ve kartları aldığını iddia etmiş; tanıklar sanığın iş yerini karıştırdığını gördüklerini beyan etmişler, sanık kabul etmiş, iş yeri kamera görüntüleri de arama kayıtlarını doğrulamıştır. Yakalama ve alıkoyma tutanakları katılanın beyanlarını teyit etmiş, iş yerinden rıza hilafına bazı şeyler (kredi kartı ve para) alındığı sabit olmuştur. Yerel Mahkeme mahkûmiyet kararı vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise aynı delillerle beraat kararı vermiştir. Müdahil vekili bu hususları anlatarak 'mahkûmiyet verilmeliydi' görüşüyle beraat kararını temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinin içeriği son derece ayrıntılı ve somut delillere dayanmaktadır. Yani mahkûmiyet verilmesini gerektirecek deliller tek tek ve ayrıntılı olarak gösterilmiştir, dosya içeriğine de uygundur. Yerel Mahkeme kararı da dosya içeriğine ve delillere uygundur. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın beraatine yönelik kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girmeden, girilemeyeceği gerekçesiyle onama kararı veren çoğunluk görüşüne katılmıyorum.” açıklamasıyla karşı oy kullanmıştır.