T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2556 KARAR NO : 2025/1762 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/02/2019 NUMARASI : 2016/306 Esas - 2019/138 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2556 KARAR NO : 2025/1762 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/02/2019 NUMARASI : 2016/306 Esas - 2019/138 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.09.2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı ölümlü trafik kazası sonucunda müvekkilinin destekçileri olan anne ve babasının vefat ettiğini, kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının bulunmadığını belirterek müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigortası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, müteveffanın kusuru oranında davacının alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini, hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde bu hususun da indirim sebebi olduğunu, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi ile temerrüt faiz talebinin haksız olup, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 61.267,28-TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hesap bilirkişi raporu PMF 1931 Yaşam Tablosu baz alınarak hesaplama yapıldığını, gerek Anayasa Mahkemesi iptal kararı gerekse de akabinde verilen Yargıtay kararları uyarınca tazminat hesaplamalarında belirlenecek bakiye ömür hesabında TRH Yaşam Tablosu'nun nazara alınarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında, asgari ücretteki değişikliklerin kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen dikkate edilmesi gerektiğinden bilinen ve karar tarihine en yakın asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının destekleri müteveffa ... ve ...'ün ölümüne sebebiyet veren olay 2918 sayılı kanun kapsamında trafik kazası olarak nitelenemeyeceğini, sigortasız olduğu iddia edilen aracın işleteni olan ...'ün yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, araç işleteni ve/veya sürücüsü ve yakınlarının tazminat talebi zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamı dışında olduğunu, ... Hesabı tarafından davacıya tazminat ödemesi yapıldığı takdirde, davacının zarara sebebiyet veren müteveffanın mirasçısı olmasından bahisle, yapılan ödeme oranında ... Hesabı tarafından kendisine rücu edileceğini, davacının alacaklı - borçlu sıfatı da birleştiğini, destekten yoksun kalma zararı hesaplanmasında, 6704 sayılı kanunun 3. maddesine göre Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre tazminat hesaplamalarında TRH 2010 tablosunun dikkate alınacağını, teknik faiz (iskonto) oranının %1,8/1,65 olarak hesaplanılacağını, bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosu kullanılmış olmasına rağmen 1.8/1,65 teknik faiz oranı kullanılmadığından hesap raporunun hatalı olduğunu, müteveffa ...'ün müterafik kusurunun varlığı halinde, bu hususun da ayrıca indirim sebebi olduğunu, müteveffanın traktör cinsi araç kullanmak için gerekli ehliyete sahip olmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, tazminattan %40 oranından az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Manisa İl Özel İdaresinin kusur sorumluluğunun dikkate alınmadığı ve bu kusurun da müvekkili kuruma yüklenmiş olmasının mevzuata aykırı bulunduğunu, müteveffa ...' ün vefatı sebebiyle davacı yararına hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından da müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, kazanın meydana geldiği sırada traktörde son derece tehlikeli bir şekilde bulunduğunu, müteveffanın ehliyetinin bulunmadığını bildiği eşinin kullandığı araçta, emniyetli olmayan yerde-traktör çamurluğunda-yolculuk yapmakta iken gerçekleşen kaza sonucu hayatını kaybettiğinden hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 6704 Sayılı Kanunun 4. maddesine göre, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, müteveffa ... ile ilgili olarak hatır taşımasının varlığı halinde hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 06.09.2015 günü saat 15.00 sıralarında, sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ZMM sigortasız ... plakalı traktör, Manisa ili, Sarıgöl ilçesi, Şeyhdavutlar mahallesindeki yolun sağ alt tarafında bulunan Hasan ...'e ait evin bulunduğu yerdeki şarampole yuvarlanarak ağaçlara çarparak takla atması ile meydana gelen tek araçlı trafık kazası sonunda davacının babası sürücü ... ve annesi yolcu ...'ün vefat etmeleri nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği anlaşılmıştır.Hükme esas bilirkişi raporunda; kazanın meydana geldiği yer öne sürüldüğü üzere özel mülk olan tarla içi olmayıp civarda oturanların seyrek de olsa tarlalarına gidip gelirken ve yakın çevredeki yerleşim yerlerine ulaşımlarında kullandıkları, bir tarafında Sarıgöl ilçesi ile bağlantılı olan karayolu trafiğinin kullandığı kamuya açık yol niteliğindedir. Dolayısıyla kazanın meydana geldiği yer Trafik Kanunu'nun 2. maddesine giren ve trafik hükümlerinin geçerli olduğu bir yol olarak kabul edilmektedir. Jandarmaca düzenlenen basit krokideki gösterimin de kazanın yol üzerinde meydana geldiğini gösterdiği tespit edilmiştir. Buna göre kaza, KTK 2. maddesi gereğince trafik kazası olduğundan aksi yöndeki davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir.Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 Sayılı BK 43 maddesi (6098 sayılı TBK’nın 51.) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır.Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Yakın aile bireyleri arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan, belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılamaz. Mahkemece taşınan ve taşıyan eş olduklarından hatır taşıması indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya ayrılık bulunmamaktadır. Kaza tarihi itibarı ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi yaptırılmamış olması nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... Hesabı karşılayacaktır. ... Hesabı'nın sorumluluğunun kapsamı ise, 01.06.2015 yani trafik kazasından önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre; somut olayda, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü ...'ün üçüncü kişi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bu sebeplerle; destek ...'ün davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacı tarafın desteğin idaresindeki trafik sigortasız araç nedeni ile ... Hesabı'ndan destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından, yerel mahkemece destek ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Aynı açıklamalar doğrultusunda destek Selda'nın sigortasız traktörde yolcu konumunda olup Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında bulunduğundan bu yöndeki davalı vekili istinaf talebi yerinde değildir.Mahkemece hükme esas kusur bilirkişi raporunda, kaza nedeniyle düzenlenen krokili görgü ve tespit tutanağı dikkate alınarak kazanın sürücü ...'ün KTK 52/b maddesini ihlal ederek tam kusurlu olduğu ve dışarıdan etki eden herhangi bir unsur bulunmadığı tespit edilmiştir. Kaza tek taraflı olup, Jandarma ekibi tarafından tutulan görgü ve tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazının değerlendirilmesinde; müteveffa ...'ün traktör sürmek için yeterli ehliyeti bulunup bulunmadığı yolcu olan diğer müteveffa ...'ün traktörde yolcu taşımaya elverişli olup olmadığı traktörde sürücünün yan tarafında yolculuk ederek zararın artmasına etkili olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Bu açıklamalara göre somut uyuşmazlıkta, işleyecek devre bakımından 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Ancak bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu yerine PMF-1931 Yaşam Tablosu'nun uygulanması doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davacının destek ... bakımından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak yapılması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması, desteğin müterafik kusuru bulunması halinde tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonucuna göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2025