1. Hukuk Dairesi 2012/7207 E. , 2012/15364 K. "" MAHKEMESİ : AYDIN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2011 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.12.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat Y... Ç... İle temyiz edilen davalı A... E...…
**1. Hukuk Dairesi 2012/7207 E. , 2012/15364 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AYDIN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2011 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.12.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat Y... Ç... İle temyiz edilen davalı A... E... vekili Avukat N... S... Geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı asiller O... Ç..., M... E... gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: “Asıl ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen dava bakımından, davalı Atiye ile ilgili davaların reddine, diğer davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıların ve davalılardan O... İle A...’nin miras bırakanı olan K... Ç...’in; maliki olduğu 407 ada 27 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 17.02.1988 tarihinde ve satış suretiyle eşi İ...’a temlik ettiği; bilahare anılan bu ½ payın, İ... tarafından 28.10.1994 tarihinde davalı oğlu O...’a, O... Tarafından 01.07.1997 tarihinde ablası davacı Y...’in damadı olan davalı M...’ya, M... tarafından da 24.01.2001 tarihinde davalı A...’ye aynı yolla devredildiği; daha sonra taşınmazın komşu aynı 26 sayılı parsel ile tevhidi sonucu 407 ada 41 sayılı parsel olduğu anlaşılmaktadır. Asıl ve birleşen davada davacılar, miras bırakanın yapmış olduğu temlikin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, sonraki devirlerin de iyiniyet iddiasında bulunulamayacağından geçersiz olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmışlar; davalı A..., çekişmeli ½ payı bedelini davalı M...’ya ödemek suretiyle satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuş; diğer davalılar O... ve M... ise, asıl davanın 28.12.2010 tarihli oturumunda, davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.